Erdoğan günlük nefret yükünü boca etti: Kart devrimciler, kargaya hakaret, elit ve lümpenler…
 Şaibeli referandumla birlikte AKP Genel Başkanlığı koltuğuna da oturan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında Türkiye ve dünya gündemine ilişkin açıklamalarda bulunurken, Haziran Direnişi bahsinde birbirinden çirkin ifadeler kullanmayı ihmal etmedi.

Konuşmasında bedelli askerlik tartışmalarına açıklık getiren Erdoğan “Kabinenin gündeminde bedelli yok, dedikodusu var” var diyerek, konuyla ilgili beklenti içinde olunmaması gerektiğini belirtti.
Körfez’de Katar’ın merkezinde olduğu krize değinen Erdoğan, uygulanan yaptırımları eleştirerek, “Bir ülkenin halkını tecrite kalkmak insani değildir, İslami hiç değildir.” diye konuştu. Erdoğan, yaptırım uygulayan ülkelerin başını çeken ve Katar gibi kendisi de cihatçı örgütlere destek sağlayan Suudi Arabistan’a çağrıda bulundu.
Erdoğan, Taksim’deki Atatürk Kültür Merkezi’ni yıkma planına ilişkin de konuşan Erdoğan, “Taksim’e 3 dev proje ile zenginlik kazandırmış olacağız” ifadelerini kullandı. Erdoğan’ın diğer 2 proje ile Gezi Parkı ve bağlantılı yıkım hedefini kastettiği tahmin ediliyor.
Hastanelerde sağlık emekçilerine yönelik şiddeti de gündemine getiren Erdoğan, konuyla ilgili olarak “Tüm bu kart devrimcilerin sorumluluğu var” dedi.

Erdoğan’ın açıklamalarından ilgili satırbaşları şöyle:
Kılıçdaroğlu’na hakaret: Kargaya da hakaret olmasın ama
Sanayimizi geleştirmemiz için 197 olan organize sanayi bölge sayısını 299’a ulaştırdık. Hedefimiz 2023’e kadar 65 yeni organize sanayi bölgesini hayata geçirmek. Ana muhalefetin başındaki zat konuşuyor, hala “7 milyon işsiz var” diyor. Senin bir defa kılavuzun karga! Kargaya da hakaret olmasın ama. Türkiye evelallah ufak tefek yurtdışı spekülasyonlara rağmen o zaman da söylemiştim, bu tamamen siyasi müdahaledir, onları da aşacağız demiştim.
Gezi fobisi yine konuşturdu
Zahirde elit, hakikatta lümpen olan bu çevreler, ellerindeki tüm imkanları bizi karalamak için seferber ettiler. Yol, hastane, okul, hangi hizmeti yapmaya kalktıysak hemen karşımıza dikildiler. Birdenbire çevre hassasiyetleri kabardı. Zannedersiniz ki çevreci. Biz milyonlarca ağaç dikiyoruz. Bunlar çevre karşıtı.
Bu Geziciler değil mi, 10-12 ağacı bir yerden başka bir yere taşırken isyan edenler. Bunlarda ağaç taşıma kültürü de yok. O da ayrı bir beceri. Batıda devasa ağaçları bir yerden bir yere nakledebiliyorlar. Bunlar bundan anlamaz, bunlar başka yerde geziyor, bunlar öyle Gezici, 40. yılını da kutlasalar yine buna alışacaklar. Bunlar İstiklal Caddesi’nde bölücü terör örgütü ile el ele, kol kola yürüyorlar.
Taksim’i yıkım projeleri
“Gidip oralarda bizleri şikayet ediyorlar. Dün akşam sanatçılarımızla, sporcularımızla iftarımız vardı Taksim’deki AKM’yi anlattım. Biz, Türkiye’ye yakışır bir opera binasını şimdi, ilk defa Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yaptık. Aslolan İstanbul’a böyle bir bina kazandırmak. AKM’yi dedik ki, yıkalım. Çünkü depremden zarar görmüş bir bina konumunda. Aynı şeyi Muhsin Ertuğrul’da da yaptılar. Biz 17 ayda oradaki Harbiye Kongre Merkezi’ni yerin altına indik, inşa ettik. Yanına Muhsin Ertuğrul’u yaptık. Ne oldu? Kötü mü yaptık? Biz sözünde duran bir kadroyuz. Biz ne aldatan ne aldanan olduk. Şimdi de AKM’yi, proje tamam, bitti, yanındaki, arkadaki boşluğu da katmak suretiyle dev bir bina inşa edeceğiz. Bu açığımızı da gidermiş olacağız. Taksim’e 3 dev proje ile zenginlik kazandırmış olacağız. Önümüzü kesemezler. Bunlar terör örgütlerine gösterdikleri sempatinin 10’da birini kendi insanlarına göstermiyorlar.
Sağlıkta şiddete kabahat ‘devrimciler’in oldu!
Senin hastana hizmet edecek doktoru ölesiye dövmeler, bu ne cehalettir. Bu ne büyük cehalet. Doktorumuzun hizmet aşkı kalır mı? Milletçe biz bu noktada hizmet ehli olan öğretmenlerimiz, sağlık görevlilerimiz hepsi ile el ele vereceğiz. Şimdi de FETÖ’den, bölücü terör örgütüne kadar bütün çevrelere bunların hizmetkarlık yapmalarının sebebi işte budur. Tüm bu kart devrimcilerin sorumluluğu var. AK Parti’nin en büyük başarılarından biri de bu maskeli baloyu sona erdirmektir.”
Kuzey Irak bağımsızlık referandumu
Kuzey Irak yerel yönetiminin yatığı açıklama gerçekten bizi derinden üzmüştür. Kuzey Irak’ın bağımsızlığıyla ilgili adım atmak Irak’ın toprak bütünlüğüne bir tehdittir. Temenni ederdim ki bunlar istişare yoluyla yapılsın.
Katar yaptırımları: İslami değil
Katar’la ilgili çok ciddi yanlışların içine düşüldüğünü görüyoruz. Bir ülkenin halkını tecrite kalkmak insani değildir, İslami hiç değildir. Katar terör örgütü DEAŞ’a karşı Türkiye ile birlikte en kararlı duruşu gösteren ülkedir. Lütfen birbirimizi aldatmayalım. Katar’ı adeta suçlu gibi göstermenin bölgeye hiçbir faydası yoktur.
Macron ve Katar Emiri ile 3’lü görüşme
Katar’ı sadece doğal kaynakların zenginliğinden ibaret bir ülke olarak görmemek gerekiyor. Bağımsız duruş sergileyebilen bir ülkedir Katar. Bölge ve dünya siyaseti için 2.5 milyon nüfusundan çok daha fazlasını ifade ediyor. Öz önemlidir. Çok ciddi bir telefon diplomasisi sürdürdük. Bugün de Fransa Cumhurbaşkanı, Katar emiri ile telekonferansla 3’lü görüşme yapacağız.
Uçuş alanlarını kapatmakla karşı karşıya kalan bir ülke var. Düne kadar birbiri ile samimi, hatta akrabalık bağları olanlar da var. Bu olacak iş değil.
Vekillere iç tüzük talimatı
Ben burada da yine sayın Başbakan’a ve diğer arkadaşlarımıza özellikle söylüyorum. İçtüzükle ilgili girişimlerimizi sürdürmekte fayda var. Ana muhalefet katılmamış. Onda da hayır var, katılmasın. Mevcut içtüzük bitmiştir. Bununla parlamento çalışmaz, bunu görüyoruz. Hiç bu işi geciktirmeyelim, içtüzüğü halledelim ve parlamentomuzu daha aktif hale getirmiş olalım. Çünkü bizim üretime ihtiyacımız var. Bu hafta sonu nasıl ki tatil yok diyorlarsa, içtüzük çıkana kadar tatil olmamalı. Bu konuda emin miyiz? İsterseniz burada kabul edenler, etmeyenler deriz. Kabul edilmiştir.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×