FETÖ bahanesiyle sosyalistleri işten uzaklaştırıyorlar

15 Temmuz darbe girişiminin ardından kamuda başlayan açığa alma dalgası ile görevden uzaklaştırılmalar, FETÖ kapsamından çıkarılmışa benziyor. Daha önce Tunceli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Candan Badem ‘Darbeye Teşebbüs’ iddiasıyla gözaltına alınmış, gerekçe olarakta ‘İş yerinde Fetullah Gülen’in bir kitabının bulunması gösterilmişti.

FETÖ soruşturması bahanesiyle görevden uzaklaştırılan KTÜ’nde görevli SES ve Türk Tabipler Birliği üyesi asistan Mihriban Yıldırım da bunlardan birisi.

Mihriban Yıldırım’a gönderdikleri yazıda açığa almalarının sebebi şöyleymiş: “Kurumumuzda ‘Paralel Devlet Yapılanması’ ile bağlantılı veya söz konusu örgüte destek ya da yardımcı olma durumu olan personel hakkında başlatılan soruşturma kapsamında, hakkınızda soruşturma başlatılmış olup, soruşturmanın selameti açısından 657 Sayılı Kanun’un 137. maddesi uyarınca görevinizden uzaklaştırılmış bulunmaktasınız. Bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.”

Aynı zamanda KESK ve TTB üyesi olan KTÜ Kolektif Grubu Öğrenci Eski Sözcüsü Mihriban Yıldırım’a KESK ve Kolektif sahip çıktı. Kolektif açıklamasında Dr. Mihriban Yıldırım derhal görevine geri dönecek. Asistanımızın yanındayız. dedi.  

Tebligata itiraz eden ve açıklama yapan Yıldırım, tebliği alır almaz soruşturmaya itiraz dilekçesi verdiğini, ayrıca savunma hazırlamak üzere soruşturmaya ilişkin evrakların suretlerinin tarafına iletilmesi için KTÜ Rektörlük birimine başvurduğunu söyledi.

Soruşturma gerekçesinin tebliğde yer almadığını vurgulayan Yıldırım, yıllarca gericiliğe ve FETÖ-iktidar ilişkilerine karşı mücadele ettiğini dile getirerek şunları söyledi:

Bu sadece bana değil toplumun tüm ilerici, laik ve demokrat kesimlerine yapılmış bir hakarettir. Yakın zamana kadar iktidarlarının işbirlikçisi darbecilere devlet arazilerini parsel parsel peşkeş çekenlerin; darbeciler şaibeli sınavlarla kadrolara, eğitim kurumlarına yerleşirken ikna olanların; devletin tüm imkânlarını FETÖ için seferber edenlerin veremediği hesabın bedelini biz ödemeyeceğiz. Soruşturmanın bir hata olduğunu ve sorumlularının bir an önce bu hatadan dönmeleri gerektiğini  söyleyen Yıldırım, Eğer bu girişim bir hata değil de planlıysa, bu soruşturma ve görevden uzaklaştırmalar kasıtlı olarak muhalif ve ilerici kesimleri hedef alıyorsa; bilsinler ki bu ülkenin ilerici, laik ve demokrat güçlerini karşılarında bulacaklardır dedi.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Trabzon Dönem Sözcüsü Muhammet İkinci, KTÜ’de Paralel Devlet Yapılanması ile bağlantılı veya söz konusu örgüte destek ya da yardımcı olma iddiasıyla açığa alınan üyeyi savundu. Tıp Fakültesi personeli hakkında başlatılan soruşturma kapsamında KESK üyesi Tıp Fakültesi Öğretim Elemanı Dr. Mihriban Yıldırım’ın açığa alınmasıyla ilgili basın açıklaması yapana İkinci, “Bir üyemiz dahi darbecilerle, Gülen cemaatiyle ilişkilendirilemez. Bu sürecin cadı avına dönüştürülmesini kabul etmiyoruz.” dedi. İkinci, KESK’in hiçbir zaman FETÖ ile ilişkilendirilemeyeceği, hiçbir üyelerinin terör örgütü ile bağlantılı olamayacağını belirterek görevinden açığa alınan üyeleri için, “KTÜ’de Paralel Devlet Yapılanması ile bağlantılı veya söz konusu örgüte destek verme ya da yardımcı olma durumu olan personel hakkında başlatılan soruşturma kapsamında üyemiz Tıp Fakültesi Öğretim Elemanı Dr. Mihriban Yıldırım açığa alınmıştır. Üyemizin açığa alınması âdeta kurum içinde şok etkisi yapmış ve şaşkınlıkla karşılanmıştır. Gerek kamuoyunda gerekse üniversite camiasında sahip olduğu dünya görüşü bilinen üyemizin görevden uzaklaştırılması, soruşturulmaların titizlikle yürütülmesinde gerekli özenin gösterilmediği intibaı oluşturmaktadır. Üyemiz, hakkında başlatılan soruşturma ivedilikle sonuçlandırılarak derhal görevine iade edilmeli, yaşadığı mağduriyete son verilmelidir. Bir üyemiz dahi darbecilerle, Gülen cemaatiyle ilişkilendirilemez. Bu sürecin cadı avına dönüştürülmesini kabul etmiyoruz.” diye konuştu.

 

KTÜ’de Tıp Fakültesi Öğretim Elemanı olarak görev yapan Dr. Mihriban Yıldırım ise, “Geçtiğimiz cuma günü açığa alındığım yazılı olarak tarafıma tebliğ edildi. Bu yazıyı aldığımda benim kadar iş arkadaşlarım da çok şaşırdı. Herkes bunun bana karşı nasıl yapılabileceğini kendi arasında tartıştı. Ben hemen itiraz dilekçemi yazdım. Belirsiz bir süreç söz konusu şu anda. Hakkımda ne gibi delillerle ya da hangi evraklarla soruşturma açıldığı tarafıma iletilmedi. Bu evraklar için savunmamı hazırlamak için de dilekçe ile başvurdum. Ben öncelikle bunun bir hata olduğunu kabul ediyorum. Çünkü bu bir hata değil de benim şahsıma yapılan bir şeyse, bu sadece benim şahsıma değil toplumun ilerici, laik, demokratik kesimine yapılan bir hakarettir. Bizi halkını katleden darbecilerle aynı kefeye koyamazlar. Ben bir hekim olarak ölümlere karşı yaşamı savunurken bunlarla aynı kefeye konulmayı kabul edemem. Bu süre benim iş hayatımı, benim eğitim sürecimi de mağdur eden bir durum. Bu süreç sonlandığında kim bunun hesabını verecek diye merak ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×