Figen Yüksekdağ  'Hukuk varsa ben hala milletvekiliyim'
2015'te Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye teslim edilişinin yıl dönümünde, Saraçhane'de katıldığı toplantı ve yaptığı konuşmada "Yasadışı toplantı ve gösteriye katılmak", "Yasadışı örgütlerin propagandasını yapmak", "Suçu ve suçluyu alenen övme" suçlarını işlediği iddia edilen Figen Yüksekdağ, başka suçtan tutuklu bulunduğu Koceli F Tipi Cezaevi'nden görüntülü olarak hakim karşısına çıktı. 
Yüksekdağ savunmasında, "Şu anda yargılanmamda hiçbir hukuki kriter yoktur. Eğer hukuk diye bir kavram var olduğunu söylüyorsanız; ben hala milletvekiliyim ve HDP Eş Genel Başkanıyım" dedi.
İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmayı HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ile Danimarka Kızıl-Yeşil Parti Milletvekili Jakob Solvhoj ve Belediye Meclis Üyesi Steen Andersen Brondby de izledi.
"ŞOVA ÇEVİRMEYİN"
Kerestecioğlu duruşma başlarken Adalet Bakanlığı'nın izin vermemesi nedeniyle Yüksekdağ ile görüşemediklerini söyleyerek "Merhaba" demek istediğini belirtti. Ancak Mahkeme Başkanı, "Şova çevirmeyin" diyerek izin vermedi. Sanık avukatlarından Yıldız İmrek, Figen Yüksekdağ'ın dokunulmazlığının kaldırılmasının Anayasa'nın 83. maddesindeki yasama sorumsuzluğu ilkesine aykırı olduğunu belirterek Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvurunun sonucunun beklenmesini talep etti. Heyet, Yüksekdağ'ın milletvekilliğinin düşürülmüş olmasını gerekçe göstererek bu talebi reddetti.
"HUKUK VARSA BEN HALA MİLLETVEKİLİYİM"
Figen Yüksekdağ savunmasına, "Tüm kadınların, Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyorum" diyerek başladı. Yüksekdağ, "Tüm kadınlar özgür olduğunda bütün Türkiye özgürlüğüne kavuşacak" dedi. Siyasette de kadına yönelik şiddetin sürdüğünü belirten Yüksekdağ, "HDP bir kadın partisidir. Kadın ve erkeğin bütün organlarda eşit söz sahibi olduğu bir partidir. Bana dönük geliştirilen operasyonların her birisi kadının eşit temsiline yönelik saldırıdır" diye konuştu. Yüksekdağ, "Şu an Türkiye'de Anayasasızlık dönemi yaşanıyor. Tam bir hukuksuzluk yaşanıyor. Siz de biliyorsunuz ki, kanun demek hukuk demek değildir. Ama bugün Kanun Hükmünde Kararnameler kanun kılığına girmişler. Bugün Anayasa'nın köküne dinamit yerleştirmişler ve toz duman olmuştur. Şu anda yargılanmamda hiçbir hukuki kriter yoktur. Eğer hukuk diye bir kavram var olduğunu söylüyorsanız; ben hala milletvekiliyim ve HDP Eş Genel Başkanıyım" dedi. Yüksekdağ 2015'te katıldığı toplantı nedeniyle suçu ve suçluyu övmekle suçlandığını söyleyerek "Bu açıklamayı yaptıktan 12 gün sonra Dolmabahçe mutabakatı yapıldı. O zaman daha yumuşak bir iklimde yapılan açık hava toplantısındaki bir konuşmamdır. Kriminalize etme çabası haksızlıktır" dedi.
DURUŞMA ERTELENDİ
Yüksekdağ'ın avukatı Sezin Uçar ise müvekkili hakkında Mersin'de benzer bir dava açıldığını, bu sebeple dosyaların birleştirilmesini talep etti. Mahkeme de duruşma savcısına birleştirme talebine ilişkin görüşünü hazırlaması için süre vererek, duruşmayı 11 Nisan'a erteledi.
İDDİANAME
İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nca hazırlanan iddianamade, Saraçhane'de 15 Şubat 2015'te, PKK terör örgütü lideri Öcalan'ın yakalanarak teslim edilişini protesto eylemine katılan Figen Yüksekdağ'ın "Yasadışı toplantı ve gösteriye katılmak, "Yasadışı örgütlerin propagandasını yapmak", "Suçu ve suçluyu alenen övme" suçlarından 1,5 yıldan 10 yıla kadar hapsi talep ediliyor.
****
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın milletvekilliğinin ardından parti üyeliği de düşürüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Partiler Sicil Bürosu’nun Figen Yüksekdağ’ın parti üyeliği ve görev kaydına ilişkin bilgileri Yargıtay’ın sicil kayıtlarından düşürdüğü belirtildi.
‘Hukuksuzluklara bir yenisi daha eklendi’
Yüksekdağ’ın parti üyeliğinin düşürülmesi HDP tarafından yazılı bir açıklamayla duyuruldu.
Açıklamada, “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Partiler Sicil Bürosu’ndan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vekili imzalı olan ve bugün tarafımıza iletilen bir tebligatla Eş Genel Başkanımız Sayın Figen Yüksekdağ’ın parti üyeliği ve görev kaydına ilişkin bilgilerin Yargıtay’ın sicil kayıtlarından düşürüldüğü belirtilmiştir. Bu işlemle birlikte yargılama aşamasında, tutuklamada ve milletvekilliğinin düşürülmesinde yapılan hukuksuzluklara bir yenisi daha eklenmiştir” denildi.
Yapılan açıklamada, konu hakkında hukuki işlemlerin başlatılacağı, hem iç hem de uluslararası hukuk alanında gerekli başvuruların yapacağı da belirtildi.
HDP tarafından “Yargıtay savcıları yetkilerini aştı, hukuksuzluğu olağanlaştırdı” başlığıyla yayımlanan açıklamanın tamamı şöyle:
‘Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Partiler Sicil Bürosu’ndan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vekili imzalı olan ve bugün tarafımıza iletilen bir tebligatla Eş Genel Başkanımız Sayın Figen Yüksekdağ’ın parti üyeliği ve görev kaydına ilişkin bilgilerin Yargıtay’ın sicil kayıtlarından düşürüldüğü belirtilmiştir. Bu işlemle birlikte yargılama aşamasında, tutuklamada ve milletvekilliğinin düşürülmesinde yapılan hukuksuzluklara bir yenisi daha eklenmiştir.
Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakları Anayasa’nın 67. Maddesi’nde düzenlenen en temel siyasi haklardandır. Bu hakların çerçevesi, başta Siyasi Partiler Kanunu (SPK) olmak üzere çeşitli kanunlarla düzenlenmiştir. Siyasi partilere üyelikte kural, bu kanunun 11. Maddesi uyarınca, “Onsekiz yaşını dolduran, medeni ve siyasi hakları kullanma ehliyetine sahip bulunan her Türk vatandaşı bir siyasi partiye üye olabilir” şeklindedir.
Siyasi partilerin amaç ve faaliyetleriyle ilgili yasaklar da, SPK’nin 78 ve devam maddelerinde belirtilmiştir. Siyasi parti üyeliğinden çıkarılma usulü bu kanunda yoktur. Yani üyelik için gereken şartların kaybedilmesi halinde hangi usulün işletileceği kanunda belirtilmemektedir. Üyelikten çekilme üyenin kendi iradesiyle olurken, üyelikten çıkarılma veya üyeliğin kendiliğinden düşmesiyle ilgili bir düzenleme yoktur. Bu alan siyasi partilerin tüzüklerine ve yönetmeliklerine bırakılmıştır.
Ayrıca Yargıtay Kanunu’nun 27/4. Maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı Yardımcısının görevleri düzenlenmiştir. Yargıtay İç Yönetmeliği’nin görevleri düzenleyen 35. Maddesi’nde de görevler aynı şekilde sıralanmıştır. Bunlardan hiçbiri üyelik için gereken şartların kaybedilmesi halinde üyeliğin düşürülmesine karar vermek değildir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı Yardımcısının re’sen böyle bir yorum yaparak üyelik düşürme yetkisi yoktur.
Nitekim daha önce ‘Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Partiler Sicil Bürosu’ tarafından siyasi partilere gönderilen bu konuya ilişkin yazılarda, yönetim kurulu üyeliği gibi çeşitli kademelere seçilen kişiler hakkında bir kesin hükmün varlığı partiye bildirilmekte, gereğinin yapılması ve sonucun bildirilmesi rica edilmektedir. Başsavcılığın re’sen üyelik düşürme yetkisi bulunmadığından, partiler kendi hukukunu işleterek gerekli işlemleri yerine getirmektedir.
Bu yapılan hukuk dışı uygulama kabul edilebilir değildir. Bir hukuk kurumunun hukuk dışı bu davranışı aslında Türkiye’de yargının geldiği ‘tuz koktu’ durumunun en bariz işaretlerinden birisidir. Üst yargı kurumları da ne yazık ki tamamen siyasi iktidarın baskı ve uygulama aracı haline dönüşmüştür. Cübbelere ilikler açılmış, siyasi iktidarın önünde cübbeler iliklenmiştir.
Bu konuda hukuki işlemleri başlatacağımızı, hem iç hem de uluslararası hukuk alanında gerekli başvuruları yapacağımızı; hukuk dışı bu kararı alan ve uygulayanları en ağır biçimde kınadığımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×