Fikrinizi kim idam etti?
 Herkes iyice gaza gelip onu bunu asalım diye çığırmaya başlayınca başbakan da belki milletin havasını almak belki de kendisini o rüzgara kaptırdığı için “Ne gerekiyorsa yapılacak, en ağır ceza verilecek” açıklamasında bulunmuştu. İnsanlığın ilkel düşünce ve davranış yapısından kalma, çağ dışı olan ve herhangi bir hatalı kararda geri dönüşü olmayan bir cani fikrin sonucu olan idam cezasının Türkiye’de ne gibi olumsuz sonuçlara yol açtı hepimiz biliyoruz. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü düşüncesinin zerresinin olmadığı egemen sınıflarda gücü elde edenin istediğini asıp keseceğini kestirebilmek zor.

Bugün ise Binali Yıldırım idam cezası konusunda herkesi şaşırtacak felsefi bir bakış açısı geliştirdi: “Hesabı sorarken intikam duygusuyla hareket etmeyeceğiz. Adaletle hesap soracağız. Türk adaleti hesap soracak. İdam bir sefer ölümdür ama ölümden daha büyük ölümler var onlar için. O da tarafsız ve adil yargılamadır.”
Mantık olarak güzel de Türk adaletinin ne zaman, nerede hesap sorduğunu, kimi adil yargıladığını gördünüz? Tecavüzcülerin, katillerin, el üstünde tutulan büyük hırsızların hangi birini içeride yaptıklarının bedelini öderken gördünüz? Örnek veremediniz değil mi?
Peki, şimdi ne oldu da idamı hak gördüğünü daha önceki açıklamalarından da bildiğimiz AKP cenahı böyle bir kararı uygun gördü? Sokaklarda Fethullah Gülen’in maketi asılırken ve iktidar hep milli iradeden bahsederken, istediğini yapacak güç de elindeyken neden bir anda çark etti? Çünkü irade içeride değil dışarıda da ondan. Ekonomi, sıcak para, uluslar arası ilişkiler, ne kadar reddeder gözükseler de Avrupa Birliği ile ilişkiler… Kimse Türkiye’nin tam bağımsız olduğundan bahsedemeyecek durumda şu an.
Elbet idam cezasının gündemden böylelikle kalkması sevindirici, fakat bugün dediğini yarın reddeden, uyarı ve gözdağı üzerine hareket eden bir iktidar ile yönetilmekteyiz, işte orası yakıcı.
redaktif.com

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×