Gezi’de bedava alkolü biz içtik!
Tayyip Erdoğan 2013’te yaşanan Haziran Ayaklanması’nın travmasını hâlâ atlatamadı. 
Ayaklanmayı ve sokaklara dökülen milyonlarca insanı karalamaya devam ediyor. 
Yeşilay Haftası’na bile düşmanlık sıkıştırıveriyor. 
Malum, dün yaptığı “Yeşilay” konuşmasında yine bildik yalanları sıraladı. 
Bu sefer, bir de yeni icat olarak, “Gezi olaylarında gençlerimize bedava içki dağıttılar” dedi. 
Halbuki biz, kaç Cuma geçti, kendisinden o yalanların görüntülerini göstermesini bekliyoruz!
Neyse… 
Tayyip’e en güzel yanıtı, RED dergisinin Temmuz 2013 sayısında İlker ARSLAN‘ın yazdığı okunma rekoru kıran HEPSİNİ BİZ YAPTIK başlıklı o yazı veriyor:
* Camide içki içtiler…
İtiraf ediyorum, içtik. Sırt çantasına; gaz maskesini, bandanayı ve röni adlı sıvı mide ilacını koyarken memleketten gelen boğma rakıyı fark ettim. Alkolik de olduğum için hemen attım çantaya. Eylem sırasında yolumuz Dolmabahçe Cami’nin önüne düştü, birden aklıma çantadaki rakı geldi, şuursuz bi insan evladı olduğum için yanımdaki arkadaşlara “Şurda birer duble patlatalım mı, ne güzel gider!” dedim. Bir kişi de mi itiraz etmez arkadaş, hepsi böyle bir şey dememi bekliyormuş; şarkılarla, türkülerle ve ayakkabılarla daldık camiye. Daha birinci kadehleri tüketmeden müezzin geldi. En az bizim kadar şuursuzdu, “Afiyet olsun gençler!” dedi, bi koşu gidip evden beyaz peynir ve kavun getirdi. Benim boğma rakıyı camide bi güzel boğduk, üzerine birayla cila çektik, çiçek gibi çıktık camiden ve yeniden yakıp yıkmaya devam ettik…
* Bu işin arkasında faiz lobisi var…
Ne yalan söyleyeyim var. Eylemlerden beş altı gün önce telefonuma Rahmi Koç’dan şöyle bir mesaj geldi: “Panpa müsaitsen Şapka Ertekin’in mekanda buluşalım.” İkiletmedim. Şapka Ertekin, Rahmi, Cem Boyner bi de ben oturduk, Sarıgül de vardı ama Rahmi onu bi koşu soda almaya gönderdiği için asıl muhabbeti kaçırdı. Bi ara Hıncal geldi, konuyu duyunca, “Abi ben Sabah’ta çalışıyorum, sakata gelmeyeyim,” deyip uzadı. Rahmi olayı anlattı, “Bu kadar istikrar yeter, faizden para kaldıramıyoruz, ayrıca Tayyip Erdoğan önderliğinde dünya liderliğine oynuyoruz, Amerika rahatsız,” dedi. “Ramo! -ben Rahmi’ye dost meclisinde böyle seslenirim- Gezi Parkı için eylem yapacağız istersen orada zorla kendimizi polise dövdürelim, kafayı gözü yardıralım, hatta abartalım kendimizi öldürtelim, sonra da eylem üzerine eylem koyalım,” dedim. Cem ve Ramo beni anlımdan öptüler. Ramo, “Panpa bu işin oluru nedir?” diye sordu. “Ağaların eli tutulmaz!” dedim. Cem lafa girdi, “Halledin, sizi paraya ve karıya boğarız!” dedi. Orada helalleşip ayrıldık ve ben Taksim Dayanışma’yı kurdum, eylemlere başladık.
* Parkta grup seks yaptılar…
Şimdi… Ateşle barut yan yana durmuyor, yaptık bir şeyler tabii. Hatta hükümet yetkililerinin de defalarca belirttikleri gibi biz sapık insanlarız; bizde ateşle ateş, barutla barut bile rahat durmuyor. Her an her ortamda sevişebiliyoruz. Hatta cenaze evinde bile, bi beş dakika gözden kaybolur sevişir geliriz. Gezi Parkı’nda da böyle bir sistem oturttuk. Şimdi sen çadıra geliyorsun çadırın önünde bir şapka varsa, “Vay bi arkadaş benim manitayla, rahatsız etmeyeyim” deyip uzuyorsun. Ya da çadıra geliyorsun bir şapka bir şal asılıysa bu sefer arkadaş, hem yengeyi, hem baldızı götürüyor, sen yine rahatsız etmemek için uzuyorsun. Finalde yine sen, yine çadır: Bu sefer çift şapka, çift şal var artık sende uzamıyorsun, işin bi ucundan da sen tutuyorsun. Artık o kıç içi kadar çadırda, al takke ver külah sevişiyorsunuz. Tabii bunca seksin olduğu ortamda yer gök prezervatif oluyor. Çevreci duyarlılığına sahip olduğumuz için bunları atmayalım dedik, topladık. Hayırlı bir işe yarasın bari diyerek de hoyrat kullanılmamış, patlamamış olanları bu ülkeye ikinci bir ikiz faciası yaşatmamaları için Rasim Ozan’a yolladık. O da zaten bunları twiterda yayınladı. Yani sizin anlayacağınız o gaz bombalarının yarattığı romantik atmosfer altında yoğun seviştik, tomalar altında da gusül abdestimizi aldık. Allah emniyetimize zeval vermesin.
* Af edersiniz büyük tuvaletlerini parka yapmışlar…
Ben başbakanımız kadar kibar olamayacağım. Evet, parka sıçtık… Bizzat ben yaptım ve beni gören on binler bu asil davete iştirak ettiler. Taksim’de umumi tuvalet olmasına ve çevredeki otellerin tuvaletlerini açmalarına rağmen bana rahat battı, ayrıca açık havada daha iyi olur diye düşündüm, bir de daha önce yaptıklarımızdan da anlayacağınız üzere manyağın kralıyız lan biz. Dua edin donlara doldurup, günlerce öyle gezmedik. Milyonlarca boklu Taksim Meydanı’na toplanmış, asıl o zaman yaman kokardı o park.
* Türk bayrağını yaktılar…
Eylemler yükünü almış, devrime doğru seğirtmiş, giderken Türk ve Kürt kardeşliği yeniden yeşermişken, birden aklıma Türk bayrağı yakmak geldi. Yemediğim tek nane buydu. Hemen fırladım, bi bayrak buldum ve meydanda yaktım. Taksim Meydanı’ndaki Atatürk heykelinin gözlerini oymaya falan da çalıştım ama iyi malzemeden yapmışlar başarılı olamadım, bundan sonraki eylemlere kaynak makinesiyle gelip inşallah hedefime ulaşacağım.
* Bu işi başlatan sosyalistler Bodrum’da teknelerinde viskilerini içerek seyrediyorlar…
Eylem uzun olunca haliyle bünye kaldıramadı. Zaten milyonları sokağa dökmüştük, beynini yıkadığımız kitleler akın akın meydanlara iniyordu. Bize yakışan artık ipek robdöşambrlarımızı giyip, arkamıza yaslanıp, viskimizi yudumlayarak Nuri Alço duyarlığıyla eylemleri izlemekti. Hakan Gülseven’in Ayvalık’ta demirli dev yatıyla Bodrum’a doğru yola çıktık. Bodrum ve civarı sosyalistlerin yatlarından geçilmiyordu. Grup Yorumcular Haklıyızkazanacağız isimli dev gulet tarzı tekneleriyle gelmiş, viskiyle duş alıyorlardı. Sırrı Süreyya jet-skiyle ortalığı birbirine katıyordu. Osman Akınhay Mesele isimli yeni yelkenlisiyle sosyalistlere adeta nazire yapıyordu…
redaktif.net
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×