Gökçek’ten itiraf gecesi: Ben FETÖ’ye kanuni olmayan hiçbir yardım yapmadım
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Habertürk’te katıldığı programda Veyis Ateş’in sorularını yanıtladı. “Benim kendime has metodlarım var. Çözüyorum insanları. Rahatlıkla anlayabiliyorum her insanın anlayabileceği iş değil” diyen Gökçek, geçmişte Ankara’yı Cemaat’e peşekeş çekmesine ilişkin “Ben kanuni olmayan hiçbir yardımı yapmadım.” dedi. Cemaat’le “üst düzey” ilişkisi olduğunu itiraf etti.

“Benim vicdanım rahat” diyen Gökçek, “Sayın Cumhurbaşkanının sözlerinden bir alınganlık yapmadım. Sayın Cumhurbaşkanımızın bizden şikayetçi olduğunu sanmıyorum.” temennisini dile getirdi.

15 Temmuz gecesi “Korkup da gecekonduya saklandı” söylentilerine karşı “Adil Öksüz bizi takip ediyordu. İlk anda sokağa çıkıp yakalansam, daha mı iyi olurdu?” dedi. Oğlu Osman Gökçek’in ise Ankara Ticaret Odası (ATO) seçimlerine adaya olmasına dair “Ümit ediyorum ki kazanır” diyen Gökçek’in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“Kanuni olmayan hiçbir yardım yapmadım”
“Kılıçdaroğlu bu mevcut suikast teşebbüsü, ABD elçisiyle konuşması, FETÖ’cülerin tehditleriyle fabrika ayarlarına döndü. Bunun tek nedeni budur. FETÖ’cüler sayın Baykal’ı nasıl uzaklaştırdılar görevinden? Kasetle. Onlarda metod o kadar çok ki. Tehdit onlar için sıradan bir olay. Diledikleri CHP’liyi şu veya bu nedenden tehdit edebilirler. Vatandaşlar şu sözlere dikkat etsinler. Recep Tayyip Erdoğan, bakanlar bundan sorumlu falan. Ben kanuni olmayan hiçbir yardımı yapmadım. Benim verdiğim bir tane arsa yok. Benim bunlarla üst düzey ilişkim oldu. Türkçe olimpiyatlarında inanarak iltifat etmişimdir. Benim iki oğlum onun okulundan mezun. Çocuklarım üzerinde hakkı olduğu için yaptım.”

“Kendime has metodlarım var”
“Bizim gibi tepki koyan birçok insan var. Eskiden FETÖ’nün hizmet hareketi denilen hareketiyle yakın münasabeti olmuş insanlar var. Olayları görünce açıkça tavır koyup mücadele ediyorlar. Onlara artık FETÖ’cü demek mümkün mü? Zihinleri karıştıran bir olay var. Gazetelere intikal etti. FETÖ, bana hakaret edin, sövün, bunlar hain diyebilirsiniz diyor. Bu sefer öyle bir karmaşa ortamı oluyor ki insanları ayıklamakta sorun yaşıyorsunuz. Benim kendime has metodlarım var. Çözüyorum insanları. Rahatlıkla anlayabiliyorum her insanın anlayabileceği iş değil. FETÖ’nün peygamberimizle konuştuğumuzu iddia ediyorlar. Olacak şeyler mi bunlar? Ama inanıyorlar”

“Benim vicdanım rahat”
“Melih Gökçek ailesi olarak FETÖ mücadelesinde ilk 5 sayılsa birisi biziz. Benim vicdanım rahat. Sayın Cumhurbaşkanının sözlerinden bir alınganlık yapmadım. Sayın Cumhurbaşkanımızın bizden şikayetçi olduğunu sanmıyorum. Onu sayın Cumhurbaşkanına sormak lazım. Özellikle Türkiye’de FETÖ’cüler CHP kanalıyla FETÖ ile mücadeleyi sulandırmaya çalışıyorlar. CHP’ye böyle bir görev verilmiş. Bir kere insanlara zulüm edip etmediğimizi anlamak için FETÖ’nün işlediği cinayetleri anlamamız lazım.

Aziz Yıldırım’a operasyon yapıldı ama Türkiye’de şike var mıydı? Yüzde bir trilyon vardı. Şu an bilmiyorum ama mutlaka vardır. Belli kişilerin spor hayatından çıkması lazım. Bütün Türkiye bunu biliyor. Şike olayı yoktur demiyorum. Muhsin Yazıcıoğlu’nun öldürülmesi FETÖ işi. Bülent Arınç’a suikast haberleri de FETÖ işi. Deniz Baykal, MHP’lilerin kaset olayları, MİT krizi, Rahmi Koç’a suikast, Gezi olayları, MİT tırları, Davutoğlu-Fidan’ın ses kaydını ortaya düşüren, düşürdükten sonra Kılıçdaroğlu’na kaset veren bunlar, Rus uçağını düşürenler bunlar. Bunlar vatan haini.”

“PKK’lılar işgal için giriyordu”
“Güneydoğu’da başarılı olamamız tamamen FETÖ yüzünden. Eğer darbe olsaydı Güneydoğu’dan hem PKK’lılar, hem DEAŞ’lılar giriyordu. Görevleri değişikti. PKK’lılar işgal için giriyordu. Olaylar başladığı anda PKK ortadan kayboldu. Kesinlikle Türkiye’ye girmek yok diyorlardı. Emir bekliyorlardı. DEAŞ’lıları FETÖ Alevi mahallelerinde bir anda öldürme vakaları başlayacak, Alevi-Sunni kavgası başlayacak ve Türkiye kaosa girecekti. 15 Temmuz’dan Kandil’in haberi var.”

“Yapmasam ne olurdu?”
“Biz o akşam ölüm listesindeydik. Adil Öksüz takip ediyordu bizi. Dikmen taş ocağına bomba attılar. Bomba patlayınca yerimizi tespit ettiler dedim. Pek çok telefon konuşması yapınca onlar nerede olduğumuzu buldular. Oradan çıktım Keçiören istikametinde dolaştım. Üçüncü anons geldi Keçiören olumsuz dediler. Twitter’da bana laf atıyorlar. Korkup da gecekonduya saklandı diye. Bir adam saklansa kaç saat saklanır? İlk anda sokağa çıkıp yakalansam, bu organizasyonu yapmasam ne olurdu? Dozerlerle, iş makineleriyle sokağa döküldük. Kalkıp bu çağrıları yapmasam yakalansam mı iyiydi? Oğlum sokağa çıktı. Elbette bir yerde olacaktım. İlk olarak bir binaya gittik, binanın üstünde FETÖ’cü oturuyor. Yarım saat içinde yakalanırdık”


“ATO yıpranmıştı”
“Ümit ediyorum ki kazanır. Öteden beri huzursuzluk vardı ATO meclisinde. Çok çeşitli gruplar var. Salih beye karşı belli tutumlar vardı. O gruplar dolayısıyla zaten ben ATO’ya gitmez oldum. Shopping Fest yaptık. Sonrasında yapılan harcamalar konusunda birbirlerini itham ettiler. Lüzumsuz bir çatışmanın içerisinde aktör olacaktık. Bir daha yardım etmedim. Kişisel çekişmeler ATO’yu yıpratmıştı. Ümit ederim ki Osman seçilirse, tam tersine bütün grupları kucaklayıcı Ankara özellikle esnafının lehine neler yapacağız konusunu vurguladı. Sevsek de sevmesek de kavga haline döndürmeyelim dedi. Ondan dolayı da memnun oldum. ATO başkanı olursa Ankara esnafına güzel katkıları olur”

Sendika.Org

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×