GS tribününde HAYIR saldırısı!
Geçtiğimiz haftasonu oynanan Galatasaray – Akhisar maçında tribünlerin maç boyu “İzmir Marşı” söylemesi Ultraslan ‘Bağımsız Taraftar Oluşumu’nun başındakileri kızdırdı.
Kendisine “Reis” dedirten Amigo Sabahattin ve adamları, maçın ardından tribünün emektarlarından bir taraftara saldırarak öldüresiye dövdü.
“İzmir Marşı”nı, “Kemalist” olduğu için potansiyel HAYIRcı gören ve durumdan vazife çıkararak sağa sola saldıran “Amigo Sebo”, “milliyetçi-muhafazakar” kimliği, AKP yardakçılığı ve tabii ki avantacılığı ile biliniyor.
Konumuz Galatasaray taraftarı ya da Ultraslan’ın kalabalık kitlesi değil; kendini tüm taraftara “Reis” diye dayatan tip ve etrafındakiler.
Bunun ve etrafındakilerin benzerleri tüm tribünlerde var; arkalarına devleti almışlar, külhanlık yapıyor ve tüm tribünleri sindirmeye çalışıyorlar.

Her şeye rağmen, bunlara boyun eğmeyen taraftar grupları da var.
GS tribününden Tekyumruk grubunun konuyla ilgili açıklamasını yayınlıyoruz:
***
Akhisar maçı sonrasında Flamacı Uğur'a yapılan saldırı ve İzmir Marşı hakkında;

“REİS BU; SEVER DE DÖVER DE”

6 yıllık Kadıköy deplasmanı yasağı kaldırıldıktan sonra maça gitmek için Ali Sami Yen Arena’da toplanan taraftarlara Yönetim sucuk ekmek ikram etmişti. Bağımsız Taraftar Grubu (BTG) ile Başkan Dursun Özbek kol kola görüntüler sergilemiş, sucuk ekmekleri afiyetle midelerine indirmişlerdi.
Kulübün kötü yönetildiğini düşünen taraftarlar için sucuk ekmek bir sembol oldu. Sadece 2016-2017 sezonu şampiyonluğunu değil, kulübün geleceğini düşünen taraftarlar Yönetimden son derece kaygılıydı. Bu kaygılı taraftarların yolu bir şekilde BTG ile kesişmişti. Pek çoğu bir dönem grubun üyesiydi. Grubun işlerine emek vermişlerdi. Ali Sami Yen’de, Spor Sergi’de, içeride ve deplasmanlarda kol kola omuz omuza armayı desteklemişler, rakip taraftarlara aman vermemişlerdi.
Ömrünü Galatasaray peşinde çürüten ‘ihtiyarlar’ ve çürütecek olan genç taraftarlar gidişattan endişeliydi. Tribünlerde örgütlü olan tek grup BTG’den tepki bekliyordu. Yönetime verilmeyen tepki karşı tepkiyi doğurdu. Açıklama yapmak zorunda kaldılar; “140 karakterde tribüne yöne vermek kimsenin haddine değil” dediler.

Aslında bu endişe Arena’nın açılışıyla görünür olmuştu. Taraftarlarımızın büyük çoğunluğunun dönemin Başbakanı’nı protesto etmesi karşısında “Bu stadın bitimini belki de tüm Galatasaraylılardan daha fazla isteyen Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı protesto etmek ne spor ahlakı ne siyasi görüş ne de ezeli rekabetle adlandırılabilir" denilecekti.
Gezi Direnişi’nde endişe yerini kopuşa bırakacaktı. Grubun “Bağımsız Taraftar Oluşumu olarak Gezi Parkına destek verirken kimseden icazet almadığımız gibi bugün orada olmamak içinde kimseden telkin almadık, almayız!” açıklamasıyla direnişten çekilmesi ‘endişeli’ taraftarlarda derin bir hayal kırıklığı yarattı.
BTG’den memnuniyetsizlik artıkça bu memnuniyetsizliğin bir elebaşı olduğunu düşündüler. Tüm bu süreçlerde grubumuzun adı ön plana çıktı. Defalarca tehdide maruz kaldık. Fakat yılmadık, geri adım atmadık. Biz ısrarla söz konusu gruba alternatif olmadığımızı, kimsenin yerinde gözümüzün olmadığını, rant peşinde koşmadığımızı, kendi ilkelerimize saygı duyduğumuz sürece de az ve öz kalacağımızı, bunun tercihimiz olduğunu ilan ettik.
Tekyumruk geri adım atmadığında ise kendilerini eleştiren eski dostlarını hedef aldılar. Her eleştiri karşısında “ama onlar Galatasaray için bedel ödediler” savunmasını boşa çıkarırcasına ‘Galatasaray için yıllarca hapis yatanlara’ da saldırdılar. Bir zamanlar sevdiği adamları dövüyordu Reis.
Akhisar maçı akşamı... 40 yılı aşkın bir süredir tribünlerin değişmez isimlerinden Flamacı Uğur’u saldırıya uğradı. Futbol, Basketbol ve Voleybol maçlarını hiç kaçırmamaya çalışan 4-5 arkadaşı ile “kim bu ihtiyarlardan” Uğur İris Stat çıkışında Çevik Kuvvet polislerinin gözleri önünde Reis ve adamları tarafından öldüresiye darp edildi. Nedeni İzmir Marşı idi. Güney tribünlerinin Uğur Abisinin İzmir Marşı’nı Abdi İpekçi’de de, Taç Spor’da da haykırarak söylediğini gören gençler tabii ki ona eşlik edecekti.
Denilebilir ki “ama onlar başlattı İzmir Marşı’nı”. Ancak tribünler 1-2 dakika değil, maç boyunca marşı söylediler. Galatasaray gol olup yağdıkça “bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçtı”. Gezi sonrası 34. Dakika sloganlarından ürktükleri gibi ürktüler Güney Tribünün İzmir Marşı’ndan.
Ve Bağımsız Taraftar Grubu bir açıklama yapmak zorunda kaldı: “Kurulduğu günden itibaren siyasi ve politik olarak bir duruşları ya da taraflarının asla olmadığını ve olmayacağını...” 
İzmir Marşı Evetçileri rahatsız etmişti. Bağımsız gruba sitem ettiler, onlar ‘bağımsızlıkları gereği’ gerekeni yaptılar.
ANCAK ne yaparsanız yapın, baskı ve şiddetiniz fikri hür, vicdanı hür Galatasaray taraftarını boyun eğdiremeyecektir. Galatasaray taraftarının hürlüğü sadece etiketinde değil, beyninde ve yüreğinde yazılıdır. Fikri ve vicdanı hür Galatasaraylılara karşı tarihin akışını değiştiremeyeceksiniz. Baskı ve zulmünüz ile yok olacaksınız.


redaktif.net

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×