HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay : İlk KHK’ler Hitler dönemine ait
Eğitim Sen kongresinde konuşan KESK Eş Başkanı Lami Özgen, özellikle Kürtlere ve bölge halklarına dayatılan savaşa dikkat çekti. Özgen, topyekun savaş stratejisi ile birlikte KESK ve bileşenlerine yönelik topyekun bir saldırı başlatıldığının altını çizdi. Özgen, saldırılara karşı zerre kadar geri adım atmadıklarının altını çizerek, “Bizim mücadele tarihimiz, işten atılmalarla, tutuklamalarla, faili meçhullere karşı bir mücadele hattını ifade ediyoruz. Bundan sonra da bu tür yönelimlerin bizi yıldıramayacağını ifade etmek istiyorum” dedi.


‘GELECEĞİMİZİ BİRLİKTE ŞEKİLLENDİREBİLİRİZ’
Yaşananları reddeden, biat etmeyen kesimlere işaret eden ve bunun öneminin altını çizen Özgen, 16 Nisan referandumunu da bu cephenin, emekten, barıştan yana kesimin kazandığını belirterek, “Aldığımız oy yüzde 50’nin çok üzerindedir” dedi. Özgen, yaşananlardan sonra parlamenter sistemin anlamını yitirdiğini belirterek, “Nasıl bir gelecekte yaşamak istediğimizi tartışarak ve beraber mücadele vererek yol yürümemiz gerekiyor. Artık tekçiliğe, milliyetçiliğe dayalı bir devlet sistemi iflas etmiştir. Bu ülkenin çok dilli çok kültürlü, çok inançlı yapısı göz önünde bulundurularak barış, adalet, demokrasi içinde bir ülke ve cumhuriyeti hayata geçirmeliyiz. Bundan en çok Erdoğan ve yandaşları korkuyor” dedi.

Özgen, Türkiye’de yürütülen savaş ve Kürt sorunundaki barış ısrarına da dikkat çekerek, emekçilerin bu konuların başat bir konu olarak tartışması gerektiğini söyledi. “Ortak bir geleceği kurarak, demokratik bir Türkiye’yi kurmak zorundayız” diyen Özgen, bölgedeki savaşın bütün etkilerinin Türkiye’ye yansıdığını ve Türkiye’deki saldırıları yapanların IŞİD müttefikleri olduğunu söyledi.

AĞBABA: HAYIRLARI BÜYÜTMEMİZ GEREKİYOR
Daha sonra kürsüye çıkan CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Türkiye’nin iki yıllık tarihinin katliamlar tarihi olduğunu ve bir Ortadoğu’da ülkesinden farkı kalmadığının altını çizdi. Ağbaba, “kontrollü darbe girişimi” iddialarını dile getirerek, “15 Temmuz’da bir darbe girişimi oldu, 20 Temmuz’da da sivil darbe oldu” diye konuştu. OHAL’in “muhaliflerle mücadeleye” dönüştüğünün altını çizen Ağbaba, Eğitim Sen ve KESK ile her zaman dayanışma içerisinde olacaklarının altını çizdi. Muhalif olan herkesin “OHAL ile terbiye edilmeye” çalışıldığını belirten Ağbaba, 28 Şubat sürecine Hayır diyen insanların bile bugün ihraç edildiğinin altını çizdi. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın direnişinin altını çizerek, selam gönderen Ağbaba, AKP’nin gerçek yüzünün bir kez daha göründüğünü söyledi. Ağbaba, “OHAL KESK’i, Eğitim Sen üyelerini teslim alamaz. TÖBDER, TÖS’ün devamı olan bu insanları Kenan Evren terbiye edemedi, Tayip paşa hiç terbiye edemeyecek” diye konuştu.

16 Nisan referandumuna ve “Hayır”ın başarısına dikkat çeken ve “Evet Cephesi”nin 15 milyar, “Hayır”ın 15 milyon harcadığını, “Evet”e destek için Genel Kurmay Başkanı’nın Kardak’ta selfie çektirdiğini belirten Ağbaba, “Önümüzdeki dönem Türkiye’nin demokrasisi için Hayır’ları büyütmemiz gerekiyor” diye konuştu. Ağbaba, Semih ve Nuriye’nin eylemine destek için herkesi, Erdoğan’a karşı volta atmaya çağırdığını söyledi.

KEMALBAY: DEMOKRASİ MÜCADELESİNİN BİLEŞENİYİZ

HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, HDP Kongresi’ne işaret ederek, Yüksekdağ’ın yerine nöbet devri aldığını belirtti ve salona Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ’ın selamlarını iletti. “Hepimiz birbirimizi mücadele alanlarından iyi tanıyoruz” diyen Kemalbay, Eğitim Sen üyelerinin bu zorlu süreçte sendikalarına sahip çıktığını söyledi. 7 Haziran seçimlerinin iktidar tarafından kabul edilmediğini, keyfi bir yönetim başlatıldığını belirten Kemalbay, 15 Temmuz’un AKP tarafından ‘Allah’ın lütfu” olarak görüldüğünü ve OHAL ilan edildiğini hatırlattı. AKP’nin güvenlikçi politikalarla ülkeyi darbe sürecine sürüklediğini ve gelinen aşamada darbeci hale geldiğinin altını çizen Kemalbay, buna karşı ortak mücadelenin önemine işaret etti. Eğitim emekçilerinin 12 Eylül karanlığını yırttığını ve “eğitimcilerin sendikası mı olur” sözlerine inat mücadele yürüttüklerini ve bu yüzden bugün yaşananlara daha sağlam karşı çıktıklarının altını çizen Kemalbay, KESK ve Eğitim Sen’in gösterdiği dayanışma ve mücadelenin Türkiye ve dünyadaki sendikal mücadele için örnek bir çaba olduğunu söyledi.

‘BÜTÜN TOPLUM İHRAÇLARA KARŞI DURMALIDIR’
AKP’nin bugüne kadar pek çok konuda, “zikzak” çizdiğini ama neo-liberal politikaları hayata geçirme konusunda istikrarlı olduğunun altını çizen Kemalbay, çalışanların ve emekçilerin gelinen aşamada güvencesiz çalışma tehdidi ile karşı karşıya olduklarını söyledi. Kamu emekçilerinin bir gecede güvencelerinin ellerinden alındığını, 105 bin kamu emekçisinin ihraç edildiğini hatırlatan Kemalbay, “Bu kabul edilemez bir durumdur. Bu saldırı kesinlikle bütün toplumsal kesimlerin karşısında durması ve geri püskürtmesi gereken bir durumdur” ifadesinde bulundu.

KHK BİR HİTLER UYGULAMASIDIR
KHK’lerin Hitler döneminden kalan uygulamalar olduğunu, Hitlerin 1938 yılında hayata geçirdiği uygulamalarla Almanya’yı toplama kampına dönüştürdüğünü söyleyen Kemalbay, “Biz bu uygulamalara karşı koymazsak çok daha karanlık bir gelecek bizi bekliyor. AKP kongresinde müebbet bir OHAL ilan edildi. Kongrede ölüm, savaş ve OHAL vaat edildi. Ülkeyi yönetemeyen Erdoğan bundan sonra da o koltukta kaldığı sürece ülkeyi OHAL ile yönetme yönünde kararlılık sergiliyor. Biz ona diyoruz ki, demokrasi mücadelesi, halkların mücadelesi OHAL’e karşı sesini daha fazla yükseltecek, OHAL gidecek AKP de gidecek” diye konuştu.

‘DEMOKRASİ MÜCADELESİNİ BİRLİKTE YÜKSELTECEĞİZ’
Eğitim Sen’in barış mücadelesinde önemli bir rol üstlendiğini, Eğitim Sen’in Cizre’deki yakılan bodrumlara sessiz kalmadığını dile getiren Kemalbay, “Türkiye’nin bundan sonraki demokrasi mücadelesinde 16 Nisan’ın ne kadar önemli bir mihenk taşı olduğunu ifade ediyoruz. 16 Nisan, 7 Haziran’dan beri sürdürülen barış ve demokrasi mücadelesinin ısrar ve inatla sürdürüldüğünü gösteriyor. Önümüzdeki günlerde 16 Nisan’ın haritasını önümüze koyarak, demokrasi mücadelesinde daha fazla yan yana ve omuz omuza durmamız gerekiyor. Hepimizin bu bilinçle demokrasi ve barış mücadelesini yükselteceğine inanıyorum” diyerek ittifak çağrısı yaptı.

GÜRKAN: KADROLARINIZ YERİNE NURİYE VE SEMİHİ TERCİH EDERİZ

Daha sonra EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan söz aldı. Kapitalist ve emperyalist barbarlığın güç ilişkilerini yeniden kurmaya çalıştığını kaydeden Selma, şunları kaydetti.: “Bu çatışmaların kavgaların sonuçlarından Türkiye devleti bağımsız değil. Bu kapitalist barbarlığın dünyaya hakim olma çabası Ortadoğu’yu cehenneme çevirdi. AKP iktidarının yapmaya çalıştığı şey; çalışma hayatını sömürü çarklarıyla besleme, işçi sınıfının kazanılmış haklarını yok etme, demokratik hakları engelleme ve tek adamlığı inşa etme. Bunu 15 yıldır sürdürdüğü politikalarla dayanak yapmaya çalışıyor. Sizler de sonuçlarını bir yanıyla yaşıyorsunuz. OHAL ile ve KHK ile sürdürülecek bir rejimdir bugün göstermeye çalıştırdıkları. Figen Yüksekdağ şahsında tüm siyasi tutsakları selamlıyorum. Deniz Yücel şahsında tutuklu bulunan 150’ye yakın gazeteciyi selamlıyorum.”

AKP’nin gerici ve baskıcı politikalarla Eğitim Sen’in ve KESK’in sesini kısmaya çalıştığını kaydeden Gürkan, “Bütün emekçileri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça şahsında selamlıyorum. İçişleri Bakanı Soylu’ya hatırlatmak istiyorum. Biz çocukların geleceğini hazırlarken siz çocuk istismarcısı, din istismarcısı kadrolarınızın karşısında Gülmen ve Özakça’lara teslim ederiz çocuklarımızı. Rojava’da ifade edilen hakların temsil ettiği değerler gibi Ortadoğu’da bir sistemi kazanacağız. Bu güç barış ve demokrasi güçlerindedir. Kritik bir eşikteyiz dünya yeniden yapılandırılmaya çalışılıyor. Bizler de ülkede demokrasiyi inşa etme göreviyle karşı karşıyayız. Onların KHK’larını çöpe atacağımız, OHAL’lerini asla kabul etmeyeceğimiz bir düzeni getireceğiz” diye konuştu.

‘Profesyonel faşist diktatörlüğü’

SYKP Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, AKP’nin küresel sermayenin Ortadoğu’daki projesi olduğunu belirterek, “AKP’nin icraatlarına kısaca bir baktığımızda eğitim ve sağlık alanı başta olma üzere birçok alanın özelleştiğini görüyoruz. AKP şimdi daha da profesyonelleşerek faşist diktatörlüğü önümüze sunuyor. 16 Nisan’da hayır cephesi büyük bir başarı yakalamıştır. Bir arada bu faşizm cephesini püskürtmekten başka bir çaremiz yoktur.” dedi.

‘Tek’lere karşı barış ve özgürlük

Tutuklanarak cezaevine gönderilen Nuriye ve Semih ile beraber İsrail zindanlarında açlık grevinde olan Filistinli tutsaklara selam yollayan Hatimoğulları, devamında şunları kaydetti: “AKP kongresini yaparken Rabia’nın kimyasını bozarak yeniden formüle etti. Tek vatan, tek dil, tek millet, tek bayrak dediler. Bir de buna tek adamı eklememiz gerekiyor. Buna karşı bizim de barış, kardeşlik, özgürlük ve dirençle mücadelemizi devam etmemiz gerekiyor. Buna gücümüz yeter biz bu topraklarda çok acı çektik. Bizler Gezi’yi ve 7-8 Ekim’i arkamıza alarak mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×