HDP Meclis’e dönüyor: “Ne burayı size teslim edeceğiz ne figüran olacağız”
Eş başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ da dahil olmak üzere 10 vekili tutuklu bulunan HDP, tutuklamaların ardından üçüncü Meclis grup toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıya Ankara Kadın Platformu, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Halkevleri, EMEP ve Eğitim Sen ile HDP bileşenlerinin temsilcilerinin katıldı.

Toplantıda ilk sözü HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel aldı. Demirel, ilk olarak Siirt’te yaşamını yitiren maden işçilerini anan, gözaltına alınan Mardin Büyükşehir Belediyesi’nin eski Eş Başkanı Ahmet Türk’e ve gözaltı, tutuklama saldırılarına uğrayan HDP ve DBP’lilere selam gönderdi.
AKP’nin tecavüzcüleri aklayan önergesinin kadın hareketinin isyanı ve eylemleri ile geri çekildiğinin altını çizen Demirel, “Tecavüzü meşrulaştıran bir tasarının yasalaşması ayıbından şimdilik dönüldü. Ancak bundan sonraki sürecin takipçisi olup bu tasarı tamamen çekilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
HDP Meclis’e dönüyor
Gündeme ilişkin değerlendirmeleri ise HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen yaptı. Operasyonların ardından geçici olarak durdurdukları Meclis çalışmalarına devam etme kararı aldıklarını açıklayan Bilgen, “Ne sizin umduğunuz, hesap ettiğiniz gibi buraları size teslim ederek gideceğiz ne de buradaki oyunun figüranı olacağız” dedi.

Eş başkanların ve vekillerin tutukluluğu ayıbının sürdürüldüğünü, yetmezmiş gibi görüşmelerin hukuka aykırı biçimde kısıtlandığını, bu bakımdan Adalet Bakanı’nın suç işlediğini belirten Bilgen, tecavüzü aklayacak önergenin görüşülmesi öncesinde HDP’li Pervin Buldan’ın Genel Kurul oturumunu yönetme görevinin elinden alınmasına da tepki gösterdi.
Bilgen’in konuşmasının satırbaşları şöyle:

Siirt’deki maden katliamı

Sadece evlerine helal lokma götürmek için yine buradaki bir işçi yakının ifadesiyle ‘Koyunların bile güven içerisinde otlatılamayacağı bir coğrafyada çalışmaya mahkum bırakılmış ve bunun bedelini hayatlarıyla ödemişler.’ Hükümet temsilcilerinin sözleri de en az ölüm kadar acı. Madene uzaktan bakıp ihmal olmadığını anlayan bir bakanımız var. Sağlık Bakanı uzaktan bakıyor ve ihmal olmadığını anlıyor. Tıpkı Soma gibi. Eğer belediyelerimize aylarca hatta bazen yılları aşacak uzun görevlendirmelerle müfettiş görevlendirmek yerine madenlere müfettiş görevlendirselerdi belki bu facia yaşanmayacaktı, onca insan toprağın altında kalmayacaktı. Bütün bu utanç tablosuna rağmen haberler ‘Şu kadar iş makinasına ulaşılabildi’ diyebiliyor. İnsanın bu kadar değersiz olduğu bir siyasetle ne yazık ki daha çok insanımızı kaybetmeye devam edeceğiz.

OHAL KHK’leri

Ülke güne KHK ile uyandı. 16 bin civarında insan sorgusuz sualsiz, ekmeğinden oldu. 16 bin yuva ekmeksiz kaldı, umutsuz kaldı. Binlerce öğretmeni işsiz bırakanlar üç gün sonra nutuk atıp, ne yüzle ‘Bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum’ diyecekler.

Ekonomi

EKK yoğunluktan değil yoğun çaresizlikten dolayı toplanıyor. Bu yaklaşımla dövize müdahalenin bir risk taşıdığının farkında bile değiller. Başbakan ekonomiye ilişkin ‘Elle gelen düğün bayram’ diyor. Böyle derin analizi ekonomistler haftalarca düşünse bulamazdı. Başbakan ekonomideki durum için Trump’un seçilmesini sorumlu gösteriyor. Yani sorumlu ABD’li seçmen, bunların hiç kusuru yok.

Kürt sorunu

Milletvekillerinin göreve getiren nasıl halksa görevden alacak olan da halkın kendisidir. Siyasette yargı sopası ile kazanamayacağınız belediyeleri almaya heveslenirseniz bu işin ucu başka operasyonlara gider. Son günlerde yine sahneye çıkan ‘sifon çekme’ ile sorumlu şahsın yeniden toplantı düzenlediği söyleniyor. Biz kimsenin siyaseten operasyonlarla bitirilmesini istemiyoruz, yeter ki gölge yapmasınlar.

Dolayısıyla Türkiye’de birilerini ya büyürsünüz ya küçülürsünüz diye korkutanlara şunu söylüyoruz; büyümek istiyorsanız Kürtlerle barışacaksınız. Küçülmek istemiyorsanız, yine Kürtlerle barışacaksınız. Başka çareniz yok. Kürtler sizden fazla bir şey istemiyor; sadece sorunun diyalogla konuşarak çözelim diyorlar. Ama siz Kürtlerle konuşmayı değil, savaşmayı tercih ediyorsunuz. Bu mantıkla giderseniz bu işin sonu BM komisyonların da kara para atlamadan terörün finansına kadar canınızı çok yakacak. Bakanlar ABD’ye Gülen’i değil Rıza’yı istemeye gidiyorlar. Gülen burada konuşursa değil, Rıza orada konuşursa sorun olacak.

Anayasa konusunda Türkiye’de sivil toplum yoğun çaba sarf ettiler. 80 milyonun kaderi 8 kişi tarafından kapalı kapılar ardından yapılamaz. Sana-yasa olur ama anayasa olmaz. Anayasa toplum sözleşmesidir, birlikte yapmak inşa etmek demektir. Ama onun derdi kendine yasa yapmak olduğu için bu durumu anayasa yapma olarak tanımlıyor. Fiili durumu yasal statüye kavuşturmak için MHP’de buna destek olma çabası içerisine girmiş durumda.

Meclis’e geri dönüş

Bizler ne zorluklarla burada olduğumuzu, kimlere borcumuz olduğunu biliyoruz. Partisi için can verenlerin yükü omuzumuzdadır. Nerede duracağımız, hangi görevi nasıl yerine getireceğimizin kararını da Bingöl’de seçim çalışmalarında katledilen Hamdullah arkadaşımızla vereceğiz. Arnavutköy’de seçim çalışmalarında yaşamını yitiren Erkan Öztürk’ü unutmadan vereceğiz. Biz partisi için canını verenlerin sorumluluğunu hissederek karar vereceğiz. Erzurum’da seçim aracının içerisinde yakılmak istenenleri unutmadan karar vereceğiz. Biz karar verirken Ceylan Önkol’un gözlerini unutmayacağız. Cenazesi günlerce sokak ortasında bekletilen Taybet Ana’yı unutmayacağız.

Ama şunu da bilin ki; ne sizin umduğunuz, sizin hesap ettiğiniz gibi buraları size teslim ederek gideceğiz ne de buradaki oyunun figüranı olacağız. Ne bu deveyi güdeceğiz, nede bu diyardan gideceğiz. Yükümüz ağır biz halk toplantılarını yapmaya devam edeceğiz. Bizim buralara bir davayı savunmak için gönderen halkın çağrısı her şeyden daha kıymetli. Bu tartışmaları nihai karar için devam edeceğiz. Şimdilik burada olacağız, size rahatsızlık versek de burada olacağız.

HDP, TBMM boykotunu bitirdi

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×