Hemşinli kadınlar: ‘Yeşil Yol’a dur demeye devam edeceğiz
Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı Samistsal ve Yukarı Kavrun yaylalarında yeniden başlayan ‘Yeşil Yol projesine’ karşı çıktıkları için haklarında, “İş ve çalışma hürriyetini ihlal” suçlaması ile dava açılan Hemşinli kadınlar, “Biz yargılamaktan korkmuyoruz” dedi. Gazete Şûjin’e konuşan kadınların mesajı da net: “Yeşil Yola dur demeye devam edeceğiz.”

Havva Ana: Bu yaylaları biz koruruz

Yargılananlar arasında olmayan ancak yargılananlara destek olmak için mahkemeye gelen kamuoyunda Havva Ana olarak bilinen (Rabia Özcan) da “Devlet kimdir halk kimdir?” sözlerini hatırlattı. Rabia, “Bu adliyeler kimin için var. Bu polisler kimi korumak için burada? O zaman bizi dikkate almaları lazım. Bu halk bu yaylaları istemiyorsa bu sese kulak vermeleri lazım” dedi. “Bu yaylaları biz koruduk. Biz dedelerimizden teslim aldık biz torunlarımıza teslim edeceğiz” diyen Rabia, “Biz koruduğumuz için orası vardır. Yolun yeşili olur mu? Biz alnımızın teri ile çocuklarımıza baktık o yaylalarda. Biz başka yerlere gidemeyiz. Biz hayvancılık ederiz. Biz bu memleketi ayakta tuttuk. Bu halk var ki bu hükümet var bu devlet var. Hepimiz birbirimize bağlıyız. Biz dağlarımızı yaylalarımızı vermeyiz” diye seslendi.

‘Bizi rahat bıraksınlar’

Yargılananlardan Hemşinli Perihan Demirci’de yaylalarına koruduğu için yargılanmaktan üzgün olmadığını onur duyduğunu söyledi. “Bizi rahat bıraksınlar” diyerek sözlerine başlayan Perihan, yaylaların ekmek ve su kadar kendileri için değerli olduğunu dile getirdi. Danıştay kararını gösterdikleri için haklarında böyle bir dava açılmasına anlam veremediğini söyleyen Perihan, “Kimseye bir şey yapmadık. Taş, sopa kullanmadık. Elimizdeki kararın uygulanmasını istedik ancak biz suçlu çıkartıldık. Biz bunları kabul etmiyoruz. Biz bu yaylaları terk etmeyeceğiz. Bunu bilsinler. Hiçbir yere gitmeyeceğiz” dedi.

Birgül Orhan: ‘Yeşil yol’u istemiyoruz

Hakkında dava açılanlardan Birgül Orhan’da çocukluğu yaylalarda geçmiş kadınlardan. “Yeter bizden ne istiyorlar. Gitsinler topraklarımızdan” diyen Birgül, turizm adı altında bölgenin talan edilmek istendiğine dikkat çekti. Birgül, “İnatlarına bu topraklardan gitmeyeceğiz. Bu topraklar bize dedelerimizden kaldı. Bizi buradan sürmek istiyorlar. Biz Yeşil Yol’u istemiyoruz. Danıştay da bizim yanımızda. Hukuku uygulasınlar. Biz hukuksuz çalışmayı durdurmak istedik. Buradan gitmeyeceğiz. Yeşil Yol’a dur demeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Heva Reyhan: Halka bir faydası yok
Yeşil Yol’a karşı çıktığı için yargılananlardan biri de Heva Reyhan. Tek amaçlarının yaylaları korumak olduğunu ifade eden Heva, bu amacın dışında hareket etmediklerini söyledi. Yaylaların birbirine bağlanmasının halka bir fayda getirmeyeceğini söyleyen Heva, “Bu yaylalar bizim yaylalarımız. Ancak bu yaylalara yol yapılırsa bizim olmaktan çıkar. Projeye bakıyorsun yaylalarda bir sürü tesis planlaması var. Halkın yararına bir şey yok. Biz Yeşil Yol’a dur demeye elbette devam edeceğiz” dedi.

Yeliz Ertanç: SİT alanına çivi dahi çakılmaz

İki kardeşi ile birlikte yargılanan Yeliz Ertanç ise “Ben bu yaylada doğmuşum” diye söze başladı. Yeliz, yol çalışmasının yayladaki evlerinin hemen altında yapıldığını ve elbette buna itiraz ettiklerini söyledi. Eğer gerçekten ihtiyaç dahilinde olsa hiç kimsenin bu yolların yapılmasına karşı çıkmayacağını söyleyen Yeliz, “Ancak görüyoruz ki hiçbir yararı yok. Hatta zararı çok. Bizim yaylada evimiz yıkılsa biz bir çivi dahi çakamıyoruz SİT alanı yeni ev yapamıyoruz. Ancak şirketler gelip hiçbir evrak göstermeden elini kolunu sallaya sallaya iş makinesi ile yaylara girebiliyor. Biz buna itiraz ediyoruz. Yargılanmaktan korkmuyoruz” diye vurguladı.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Erdal Turut 3 ay önce

Karadeniz li olarak Yayla da değil Sandıkta mücadele önemli. Geliyorum diyen tehlikeye rağmen oylarınızla tulum çıkardınız Geçmiş olsun sizlere ve tüm güzel Ülkeme.