İstismarcılığınızı “af yok” demagojisiyle örtemezsiniz
AKP hükümetinin mecliste sunduğu, çocuk istismarının önünü açacak ve tecavüzcüyü koruyan önergeyle ilgili Adalet Bakanı Bekir Bozdağ NATOPA 62. Genel Kurulu’nda açıklamalarda bulundu.
Gerici uygulamayı savunan Bozdağ’ın açıklamaları yandaş medyada da çarpıtılarak yer buldu. “Kesinlikle af yok” başlığıyla yayınlanan haberlerde Bozdağ’ın “üstüne basa basa” kesinlikle af olmayacağını söylediği yalanı savunuldu.


Çocuk istismarı ve kadına yönelik şiddetle “mücadele” yalanı

Bozdağ açıklamasında AKP döneminde hayata geçirdikleri kimi “yasal” düzenlemeler üzerinde durarak istismar ve kadına yönelik şiddete karşı “mücadele” ettiklerini iddia etti.
AKP iktidarı döneminde artan kadına yönelik şiddete, istismarcı vakfın, tarikatların aklanmasına ve kadın cinayetlerinin yargı eliyle aklanmasına dair bir söz söylemeyen Bozdağ’ın “mücadelesinin” büyük bir yalan olduğu üzerinde durmaya gerek yok.
Ve söylediği “yasal” düzenlemeler ise “AKP’nin mücadelesi” ile olmamıştır.
Aksine kadının ve çocukların istismara uğramasına, kadına yönelik şiddete karşı kamuoyunda oluşan tepkiler ve mücadele sonucunda AKP hükümeti belli yasal düzenlemeleri hayata geçirmek zorunda kalmıştır. Bu düzenlemelerin ne kadar etkin olduğu da ayrı bir tartışma konusudur...


Hükümet hangi “sorunu” çözmek istiyor?

Tepkilere yol açan yeni düzenlemeyle ilgili de konuşan Bozdağ, “çözmek” istediklerini iddia ettikleri soruna ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Bizim burada yapmak istediğimiz şey şu: Türkiye toplumunda evlilik yaşı bizim kanunlarımıza göre 17 yaşından gün alan bir kişi mahkeme kararıyla evlenebiliyor. 18 yaşından gün alan bir kişi de velisi muvafakat ederse evlenebiliyor. Bazı yerlerde yani işte, Roman vatandaşlarımızda daha yoğun olmak üzere bazı yerlerde bu yaşın altında aileler düğün yapıyorlar ve evlendiriyorlar. (...) Böyle de bir maalesef Türkiye'de yaşanan bir sıkıntı var. (...) Sonuçta aileler baskı yapıyor bu kişileri evlendiriyor. (...) Erkek içeride kadın dışarıda, bunları bu evliliğe zorlayan anne/baba da azmettirmekten onlar da ayrıca ceza alıyor. Böyle bir durumla karşı karşıyayız. Bunların çocukları da var. Biz bu mücadeleyi yapacağız ama ortada da böyle bir sorun var. Bu mücadeleye zarar vermeden bu sorunu nasıl çözeceğiz. Bizim yaptığımız şey kesinlikle tecavüzcüye af getirmiyor. Sadece bu alanda ortaya çıkan bu sorunu çözmeye dönük bir adımdır.”

Bozdağ diyor ki; çocuk istismarı sorun değil

Bozdağ’ın “çözüm” aradıklarını iddia ettiği sorun ise çocuk yaşta baskı gören, tacize ve tecavüze uğrayan, zorla evlendirilen kadınların ve varsa da çocuklarının, bu suçu işleyenlerin ceza almasıyla “ortada kalması.”
Yani istismar olsun, çocuk zorla evlendirilsin, tecavüze uğrasın, hamile kalsın, çocuğu olsun, sonra “kocası” ve “ailesi” ceza alsın. Ama sonra bu kız çocuğu, yeni doğan çocuğuyla
“ortada kalmasın!”

Bu yaklaşım açık açık çocukların istismara uğramasının, evlendirilmesinin, tacize, tecavüze uğramasının aklanması ve önünün açılması demektir. “Bu olan olmuş bari ortada kalmasın” diye yaklaşmaktır.

Bozdağ “ceza değişmiyor, af getirilmiyor” diyerek demagoji yapmaktadır.
Tartışmayı “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesi” ifadelerine darlaştırarak “kesinlikle af yok” diyen Bozdağ, çocuk istismarı ve kadına yönelik baskılar sonucunda ortaya çıkan duruma “çözüm” aradıklarını söyleyerek istismarcılığa, tecavüzcülüğe, çocuğa ve kadına yönelik şiddete devam etmektedir.


Yandaş medyanın “kesinlikle af yok” yalanı

Bu gerçek ortadayken bunu “kesinlikle af yok” başlığıyla haberleştiren medya da istismarcılığa geçit vermekte, Bozdağ’ın yalan ve demagojisine ortak olmaktadır. Yandaş medyadan başka bir şey beklenemez zaten, onlar ‘üstüne basa basa’ yalana ve istismarcılığa ortak olmayı tercih etmişlerdir.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×