KARŞIYAKA İZMİR'İ SELAMLIYOR: TÜRK VATANI KURTULDU

KARŞIYAKA İZMİR'İ SELAMLIYOR: TÜRK VATANI KURTULDU

            Eski günlerin acı hatıraları taptazeydi Karşıyakalılarda ve İzmirlilerde... 30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi imzalanmıştı ve antlaşmadaki ağır maddeler gelecek kötü günlerin habercisi olmuştu...             İzmir’in İşgalinin öncesinde Yunanistan’ın diğer emperyalist işgalciler gibi İzmir’de savaş gemisiyle temsil edilme isteği kabul görmüştü... Buna uygun olarak 24 Aralık 1918’de Leon Torpidosu İstanbul’dan İzmir’e gelmiş ve limana demir atmıştı... Bu savaş gemisini izlemek isteyen Karşıyaka’daki Rumlar Karşıyaka İskelesi’nin çökmesine sebep olmuşlar ve bu sebeple 10 kişi boğulmuş ve pek çok kişi de yaralanmıştı.

            Halil İnalcık Hoca’nın “Her Yunan’ın Kalbinde Yatar” dediği “Megali İdea” politikasının en önemli yeriydi İzmir... Zaten İzmir’in Yunanistan’a ilhak edilme isteğinin de provasıydı yaşanan gelişmeler... Ve o meşum, uğursuz, kara gün de gelip çatmıştı: 15 Mayıs 1919 İzmir’in İşgali... O İzmir ki “Akdeniz’in pırlantası, Türk’ün asil ve necip yurdu”ydu. Dün Osmanlı Devleti’nin bir tebaası olan Yunanlılar bugün yedi düvelin destek ve teşvikleriyle “Güzel İzmir”i işgal etmişlerdi. Bu tarih: “Anadolu'nun Akdenize açılmış bir kızgözü bir lâlesi olan (İzmir)in düvel-i i'tilâfiyenin emir ve tensîbiyle şarkda sulh ve sükûnun fazîlet ve asâletin muhik ve adâletin ebedî bir düşmanı olan la'in bir millet tarafından işgâl günü...” idi.

             Güzel Karşıyaka’da da işgalin çirkin yüzü görünmeye başlanmıştı. Karşıyaka İşgalden bir gün sonra 16 Mayıs 1919’da işgal edilmişti. Karşıyaka Vapur İskelesi’nde Yunan işgalci askerleri bir Türk Binbaşı’dan çizmelerini istemişler ve binbaşı denileni yapmayınca Süleyman Fethi Bey’e yapıldığı gibi hunharca, vahşice süngüleyerek şehit edilmişti..Şehit edilen askerlerimizden biri de Fahrettin Altay Paşa’nın teyzesinin kocası Eczacı Yüzbaşısı Ahmet Bey’di...

      Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki belgelerden öğrendiğimize göre İzmir’de olduğu gibi Karşıyaka’da da Posta ve Telgraf daireleri ve diğer resmi binalar işgalci Yunan askerleri tarafından basılmış, memurlar tutuklanmış veya işten el çektirilmiş, iletişim aletlerine el konulmuştu... İşgal edilen Karşıyaka’da 9 Eylül’e kadar bir Jandarma Bölüğü kalmıştı. Polis karakolu ve resmi binalara Yunan Bayrağı asılmıştı. Karşıyaka’daki Rumlar işgalcileri çiçeklerle karşıladılar ve kıyı boyunca sevinç gösterilerinde bulundular.  Menemen’de ve İzmir’in pek çok yerinde katliamlar yaşandı, Türklerin canlarına, mallarına, ırzlarına tecavüz edildi... Ama bu Yunan mezalimini de unutmayacaktı Türk Milleti...

Kurtuluş

            Ve Elem günleri sona eriyordu...  Türk Milleti bütün bu acı veren günlerden Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde çıkmış, Sevr Muahedesi’ni yırtıp atmış, yeniden “Ergenekon” destanını yazmıştı... 26 Ağustos’ta başlayan kutlu yürüyüşümüz olan “Zaferlerin Zaferi” “Büyük Taarruz” tarihin gidişatını değiştirmiş,  30 Ağustos Başkumandanlık Meydan Muharebesi’nden Zafer ile çıkarak “düşman harimi ismetimizde (namus ocağımızda) boğulmuş”tu...

 

Menemen ve Karşıyaka İşgalden Kurtuluyor

            Türk Ordusu işgale uğrayan, yanan, yakılan, katliamlar yaşanan Türk bölgelerini birer birer alarak ilerlemişti... 9 Eylül 1922 sabahı tan yeri ağarırken 14. Süvari Tümeni, İzmir’e kuzeyden girmişti... Tümen, önce Menemen’i yakılmaktan, katliamdan kurtarmıştı. Bir subay ve iki er şehit düşmüştü. Halkın büyük coşku ve sevinç çığlıkları içinde kurtarılan Menemen’in hemen ardındansa o kutsal yürüyüş devam etmiş, Karşıyaka’ya varılmış ve Karşıyaka da düşman kuvvetlerinden arındırılmıştı. Menemen’i ve Karşıyaka’yı kurtaran Türk süvarilerinin içerisinde subay olarak 14. Süvari Tümeni Kumandanı Yarbay Mehmet Suphi (Kula), 14. Süvari Tümeni Kurmay Başkanı Muzafffer (Tuğsavul), 14. Süvari Tümeni Komutanı Yaveri Üsteğmen Enver (Aka), Karşıyaka Spor Kulübü’müzün Kurucu Başkanı Teğmen Kadızade İsmail Zühtü (Işıl), Üsteğmen Zekai (Kaur), 5. Süvari Kolordusu Harekât Şube Müdürlüğü’nden Yüzbaşı Şükrü (Sökmensüer), 14. Süvari Tümeni’nden Yarbay Hüseyin Hüsnü (Ünsal) beyler yer almaktaydı. Ayrıca Milis Kuvvetleri Akıncı Müfreze Komutanı Bombacı Ali Çavuş ve akıncı milisleri ve diğer erlerimiz de bu kutlu günü yaratanlardı...

            Karşıyakalı Türkler 14. Süvari Tümeni’nin Karşıyaka’ya girişini coşkuyla alkışlayıp kutlamışlardı... Askerlerimiz karargâhlarını kurmuşlar ve Karşıyaka Vapur İskelesi yanına yerleştirdiği top bataryasının 21 pare ateşi ile Karşıyaka’dan İzmir’i selamlamışlardı... Yapılan bu atışlar İzmir Liman’ındaki düşman savaş gemilerini ise ürkütmüştü, zira onlar Türklerin zaferi selamladıklarını bilmiyorlardı... İzmir artık 5. Kolordu (Süvari) Kumandanı Tuğgeneral Fahrettin Altay Paşa’nın duyuruşuyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti’ne katılmıştı...




Fotoğraf hakkında bilgi; “9 Eylül 338’de Askerlerimizin Karşıyaka’ya Girişleri” Çeviri: Hüsnü Tekeşin

Karşıyaka’da İzmir’in Gülü

            Ruşen Eşref Ünaydın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hemen yanı başında, Onun ruhunu, sevincini bize anlattığı “Atatürk’ü Özleyiş’inde o tatlı hatıraları nakış gibi işliyor insanın yüreğine...  “Masmavi denizin önündeki o gülistanın içinde beyaz giysileri, beyaz başörtüleri ile sokaklara dökülmüş Karşıyakalı hanımlar!..” halaskarını, kurtarıcısını bekliyorlardı...

            Ruşen Eşref, ”Şimdi, o saadetin hatırası, müebbet bir kavuşmanın ilk anı gibi hala içimde şen şakrak, kıvrak çınlıyor” diyerek coşkusunu engin dalgalar gibi güzel Karşıyaka’nın kıyılarına vuruyordu.... O gül bağımsızlığın ve özgürlüğün gülüydü... O gülü o gün birkaç saat doyamadan, ayrılamadan, imrene imrene nasıl koklamıştık!.. Yabancıların elinden geri alıp gene bize sunduğun o gül ne değerde imiş, sana minnet duyarak, nasıl ta içimizden anlamıştık!..” diyordu.




Fotoğraf hakkında bilgi; Türk Kurtuluş Savaşı’nın muzaffer Kumandanı Gazi Mustafa Kemal Paşa Kurtuluş’un ilk mutlu gününü geçirdiği Karşıyaka İplikçizade Köşkü’nde...

“Hilafetin Hâlaskârı (Kurtarıcısı)
Hind Cemiyyet-i Uleması Gazi Paşa Hazretlerine bu unvanın tevcihine karar verdi”

Hâkimiyet-i Milliye, 3 Kanûn-ı Sânî 1339 (1923).

Atatürk Karşıyaka’dan Tüm Dünyaya Seslendi

            Gazi Paşa ile Yunan Kralı Konstantin arasındaki kalite farkını gösteren olay da Karşıyaka’da yaşanmıştı... Gazi Paşa Kurtuluş’un o en mutlu ilk gününü Karşıyaka’da yaşamıştı... İşte buradan tüm dünyaya verilen güzel bir mesajı vardı Muzaffer Türk Ordusunun Başkumandanı’nın... Konstantin işgalde Türk Bayrağı’na basarak girmişti İplikçizade Köşkü’ne, bu kalplerinde yaraydı Karşıyakalıların... Bu duruma rağmen Atatürk,  10 Eylül 1922 günü İplikçizade Köşkü’ne girişte ayaklarının altına serilmiş olan Yunan Bayrağını bayrağın bir milletin onuru olduğunu söyleyerek çiğnememiş ve kaldırılmasını emretmişti... Peki, her anlamda lider olabilen, askeri dehaya, evrensel bakış açısına, hümanist bir yapıya sahip olan Atatürk, bunu ne zaman mı yapmıştı? Yedi Düvel’in ejderha gibi duran işgal zırhlılarını ve maşa olarak kullanılan “Kapitalizm saltanatının, ‘mazlum milletlere karşı gönderebileceği son kuvvet, sor ordu” olan Yunan ordusunu yendikten sonra... Gazi Paşa esas düşmanın o veya bu millet olmadığının da farkındaydı ve şöyle sesleniyordu: “...en büyük düşman, düşmanların düşmanı; ne filân ne de falan milletler; bilâkis bu adeta her tarafı kaplamış bir saltanat halinde, bütün dünyaya hâkim olan ‘Kapitalizm’ afeti ve onun çocuğu ‘Emperyalizm’dir.”

          Güzel Karşıyaka, Güzel İzmir ve bütün Türk Vatanının kurtuluşunun simgesidir 9 Eylül... 9 Eylül Zaferini yazan başta Türk Kurtuluş Savaşı’nın önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, İsmet İnönü’yü, Fevzi Çakmak’ı, Asım Gündüz’ü, İzmir’i işgalcilerden kurtaran Süvari Kolordusu Komutanı Fahrettin Altay Paşa’yı, İzmir’in İşgalinde katledilen Süleyman Fethi Bey’i, ilk kurşunu atan Hasan Tahsin Bey’i, Yıldırım Kemal’i, Gâvur Mümin Aksoy Bey’i, Hükümet Konağı’na ilk Türk Bayrağını asan Yüzbaşı Şerafettin İzmir Bey’i, Süleyman Fethi Bey’i Rum Hastanesi’nde ziyaret edip arkasında asılı duran Yunan bayrağını indirip Türk sancağı koyarak son anlarında gözü açık gitmemesini sağlayan KSK’mizin kurucularından Süreyya İplikçi Bey’i, KSK Kurucularından Tahir Bor’u, Sadrettin İşçimenler’i, Örnekköylü Hüseyin Sever’i, Menemen ve Karşıyaka’yı kurtaran KSK’mizin Kurucu Başkanı Kadızade Zühtü Işıl’ı, Bombacı Ali Çavuş’u ve adını bu satırlara sığdıramadığım nice vatansever şehitlerimizi, gazilerimizi unutmayacağız... Ruhları şad olsun... 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×