Katar'a yapılan Türkiye'ye yapılabilir
Suudi Arabistan ile dostları, Katar’a herkesin nefret ettiği “günahlarından” dolayı değil sadece kendilerinin nefret ettiği “yeni günahı”ndan ötürü karşı.

Mustafa K. Erdemol'un Bugün Gazetesi'nde yayınlanan analizine göre Katar'a yapılanın aynısı Türkiye'ye yapılabilir. Erdemol'a göre ambargo uygulayan ülkelerin perde arkasında oldukça farklı sebepleri var.

İşte Erdemol'un yazısı:
Suudi Arabistan, Mısır, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen, Libya, Maldivler ve Mauritius’un, Katar’la olan ilişkilerini kesmeleri “ani” ve “sert” bir karar olarak değerlendirildi. Tabii gelişme dünyada büyük yankı uyandırdı. Ne de olsa “teröre destek” olmada adeta birbiriyle yarışan ülkelerin “kapışmasıydı” bu.
“Sert” olduğu doğru ancak “ani” olduğu ileri sürülemez. Çünkü özellikle Suudi Arabistan ile Katar’ın arasında dört yıl önce benzeri bir kriz daha yaşanmıştı. Bazı Arap ülkeleri Katar’dan büyükelçilerini geri çekmişler, ancak bir süre sonra ilişkiler, önceki günkü krize kadar, yeniden yoluna girmişti.

Hamas destekçiliği sahte gerekçe
Başını Suudi Arabistan’ın çektiği söz konusu ülkelerin bu sert kararlarının gerekçeleri arasında Katar’ın “terör örgütleri”ne özellikle Hamas’a destek vermesi de var. Katar elbette, kendisiyle ilişkilerini koparan ülkelerin, başta Suudi Arabistan olmak üzere, bazılarıyla özellikle Suriye’de “terör gruplarına” destek verdiği sır değil. Ancak Suudi Arabistan ile “dostlarının” İsrail’in 1967 sınırlarını tanıyacağını kabul ettiğini açıklayan, Müslüman Kardeşler ile ilişkilerini kestiğini duyuran, böylelikle ABD ile İsrail’in istediği pozisyona getirilen Hamas yüzünden Katar’la ilişkilerini bozması inandırıcı gelmiyor.
İkincisi, mesele Hamas’ı, Müslüman Kardeşler’i desteklemekse bunun alasını hem de en üst düzeyde iki yıl önce Kral Selman’ın Hamas lideri Halit Meşal’ı ülkesine davet etmesiyle, Körfez ülkelerinin gözünde terörist olarak görülen Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Yusuf el Kardavi’yle ilişki kurmasıyla Suudi Arabistan da yapmıştı.

Peki nedeni ne?
Üç nedeni var. Bunlar arasında en az “görünür olan”dan başlayalım. Katar, özellikle bir saray darbesi sonucu babasını deviren yeni Emir’le birlikte dış politikasını değiştirme sürecine girdi. Bu süreçte Suudi Arabistan’la hep var olan rekabetini ciddi bir yarışa çevirdi. Suudi Arabistan’ın Yemen’i ABD desteğiyle işgal etmesini, Riyad’ın bölgede yayılma fırsatına dönüştürmesinden memnun değildi Katar. Bunu farklı biçimlerde belli de etti zaten. Suudilerin yönettiği bir emirlik olma istemiyor her şeyden önce. O nedenle İran dahil birçok Müslüman ülkeyle ittifaklar yapma yolunu seçti uzun süredir. Bunlardan biri de Türkiye’dir örneğin. Katar'da bir Türk üssü kurulması Suudi Arabistan’la girdiği rekabette Katar için ciddi üstünlük kazandıran bir karar. O üs Suudi Arabistan’a da bir mesaj olarak okunmalıdır.
İkinci neden; İran’la yakınlaşmadır doğru ama dile getirilmeyen üçüncü bir neden daha var, o da Katar’ın başından beri “teröre” destek vererek kaosa itilmesinde büyük payı olan Suriye konusunda politika değişikliğine gitmesi. Katar ile Suriye arasında hem de 2013’ten bu yana görüşmeler yapılıyor. Katar bunu açıkça savunabilecek bir ülke değil, Suudileri, Körfez prensliklerini göze alarak bu değişikliği hızlandıramasa da bu politika değişikliği biliniyor.

Katar İran’la neden yakınlaştı?
Bunca zaman Suudi Arabistan ile birlikte İran karşıtı kampta en başta olan Katar İran’a neden yakınlaştı peki? Nedeni doğalgazdır. Katar doğalgazda dünyanın en önde gelen ülkesi. İran’ın ABD/Batı ile yaptığı nükleer enerji anlaşması sonrası petrol/doğalgaz piyasasına güçlü dönmesi Katar’ı etkileyecek bir gelişmeydi. Yeni Emir bunun farkında bir lider. Yakın bir tarihte İran’a yönelik yaptırımların kalkması durumunda bu alanda Katar tekel olamayacak, sahayı İran’la paylaşmak durumunda kalacak. Rekabeti, düşmanlık yerine ortak çıkarları gözeten bir “ortak çalışmaya” dönüştürmek Katar’ın işine daha çok gelirdi. O nedenle İran’a karşı yumuşadı. Bunun Suudi Arabistan ile Trump ABD’sinin hoşuna gitmesi beklenmezdi tabii.
İran’la yakınlaşan, Suriye konusunda da eski tutumunu değiştiren Katar buna ek olarak Rusya ile de yine doğal gaz üzerinden yeni bir “anlayışlı” ilişkiler geliştirebilir. Bunların toplamı ABD/Suudi Cephesi’nde Katar çatlağı demektir.

Sisi en mutlusu
Katar’ la diplomatik ilişkilerini kesen ülkelerden Mısır’ın bu tutumu almasında İsrail’le geliştirdiği “yakın” ilişkilerle, ABD’nin desteğini sürekliliğe çevirme politikasının etkisi var. Hamas’a verilen Katar desteği Mısır’ın İsrail’le ilişkilerinde arzu etmediği bir durumdur. Sisi, Katar karşıtı cephede yer almakla Trump’ın muteber diktatörleri arasına girmiş bulunuyor. Sisi’nin bir “darbe lideri” olduğu ABD ile Batı’nın gündeminde değil artık.

Neden şimdi?
ABD Başkanı Donald Trump’ın göreve gelir gelmez İran düşmanlığını yeniden gündeme getirmesi Suudi Arabistan için de iyi bir fırsatın doğmasına yol açtı. ABD/Batı ile yapılan anlaşma sonucu İran’ın yeniden dünya siyasetine kabul edilmesiyle gücünün azalacağını bilen Suudi Arabistan bu nedenle dönemin Başkanı Barack Obama yönetimi ile ilişkilerini bozmuştu. İran karşıtlığını, İran’la ilişki kuran ülkelere tavrını ancak Trump gibi bir “deli” yardımıyla alabilirdi. Trump’ın İran’a bakışı da İslam ülkelerinin genelini değerlendirişi de Suudi Arabistan ile uyum içinde.

ABD Katar’a destek verir mi?
Şöyle de sorulabilir: Katar, 11 bin Amerikan askerinin bulunduğu, 120 savaş uçağının barındığı Ortadoğu’daki en büyük Amerikan üssüne sahip bir ülke olarak ABD’den krize çözüm bulmasını, bunu yapmaması halinde üssü kapatacağını söyleyebilir mi? Söyleyemez. Söylese de ABD bundan etkilenmez, çünkü hava sahası kapatılmış, diplomatik olarak Arap dünyasında temsiliyet hakkını kaybetmiş Katar’ın bunu yapamayacağını bilir. Ayrıca Katar’ın bu kadar dışlanmış bir haldeyken ABD ile de kapışmaya da niyeti olmasa gerektir.
Türkiye’yi ilgilendiren tarafı şudur kesinlikle: Katar, Suriye, İran konusunda değişimler gösterse de Türkiye ile ortak bir politik çerçevede tutum alıyor. Suriye ile görüşmeler yapmasına rağmen Katar hâla Suriye’de cihatçı grupları destekliyor. Körfez ülkelerinin diplomatik ilişkilerini kesme gerekçelerinden biri gerçekten Katar’ın “terör gruplarına destek vermesi” ise, Hamas’ı desteklediğini hiç saklamayan, Müslüman Kardeşler yüzünden Mısır’la ilişkilerini bozan Türkiye için de rahatlıkla ileri sürülebilir bu.
Bu nedenle Katar’a alınan bu tutum aslında Türkiye’ye de bir gözdağıdır. Tabii dediğim gibi eğer Katar’a alınan tutumun gerçek nedeni İran değil de “terör gruplarına destek verilmesi” ise.
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×