KIDEM TAZMİNATI HAKTIR!

12 Eylül askeri darbesi, darbenin ilk günlerinde kıdem tazminatını asgari ücretin 7.5 katı ile sınırlandırılmak suretiyle ve bu hükme aykırı davrananlar için hapis ve para cezası getirilmek suretiyle gerçek yüzünü göstermiş, 1982 yılında kıdem tazminatı tavanının asgari ücretle bağı koparılmış ve kıdem tazminatı tavanı en yüksek devlet memurunun bir hizmet yılı için alacağı azami emeklilik ikramiyesi ile sınırlandırılmıştır.

 

 

2003 yılında,  1471 sayılı İş Kanunu,  4857 sayılı Yasa’nın 120. maddesi gereğince  “Kıdem tazminatı” başlıklı 14.maddesi dışında yürürlükten kaldırılmış,  4853 sayılı yasanın geçici 6. maddesi ile kıdem tazminatı için bir kıdem tazminatı fonu kurulacağı, fon kuruluncaya kadar 1475/14. maddenin yürürlükte olacağına dair düzenleme yapılmıştır.

 

 

Bu tarihten sonra kıdem tazminatı fonu konusu zaman zaman gündeme getirilmiş, kamu oyunda tartışmaya açılmış, gelen tepkiler üzerine konu gündemden kaldırılmıştır. Bugünlerde yine, kıdem tazminatının fona aktarılması hususunda kamuoyunda işçilerin ve sendikaların tepkileri ölçülmekte, oluşturulmak istenen fon ile kıdem tazminatı ortadan kaldırılarak, yerine emeklilik benzeri bir sistem getirilmek istenmektedir.

 

 

İşçilerin emeğinin karşılığının, farklı isimler altında ancak aynı amaca hizmet eden fona aktarılmasının, kıdem tazminatı hakkının mevcut düzenlemenin de gerisinde bir düzenleme ile ortadan kaldırılmak istenmesinin kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, bu değişiklikler sendikaların aralarında çözebileceği meseleler de değildir. Getirilmek istenen fon sisteminin sorunları çözmek yerine daha da içinden çıkılmaz hale getireceği, mevcut hakların çok gerisinde olduğu, hak kayıplarına yol açacağı açıktır.  Mevcut sorunların çözümü, kayıt dışı çalıştırmayı önlemekten, kayıt dışı çalıştıranlara ağır cezalar uygulamaktan, işçilik prim oranlarını azaltmaktan, taşeronlaşmayı yasaklamaktan,  işten hangi nedenle ayrılınırsa ayrılınsın tüm çalışanlara kıdem tazminatı ödenmesini sağlayıcı, ödemeyi kolaylaştırıcı ve garanti altına alıcı yasal düzenlemeler yapmaktan, her türlü güvencesiz çalışma biçimine, sendikal örgütlenme önündeki yasal ve fiili engellemelere son vermekten geçmektedir.

 

 

İzmir Barosu olarak, daima hukuksuzluğa ve haksızlığa karşı durduğumuz gibi, bu gün de emek mücadelelerinde işçilerin yanlarında olduğumuzu ve bu doğrultuda hareket edeceğimizi saygı ile duyururuz.

 
Anahtar Kelimeler
Kıdem TazminatıHaktır
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×