Kılıçdaroğlu; Bu kavganın sürdürücüsü olmak zorundayız
 Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Gelibolu Yarımadası’ndaki Eceabat ilçesine bağlı Büyük Anafarta Köyü Cumhuriyet Meydanında düzenlenen tören, saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Partililer, ellerinde Türk bayrakları ile zafer coşkusunu yaşadı. Şair Vedat Sakman, Anafartalar Muharebeleri ile ilgili sunum yaptı. Müzik dinletisi gerçekleştirildi. Öğrenci Tuğba Meşeli, şiir okudu. Güvenç Dağüstün Kuvay-ı Milliye destanını seslendirip, Çanakkale Türküsü’nü söyledi. Meydandaki vatandaşlar da türküye eşlik etti.

Ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kürsüye gelerek, kalabalığa sesledi. Mübarek topraklara, bu sabah herkesin erken saatlerde yataklarından kalkıp, geldiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Bundan 101 yıl önce de gün doğarken insanlar cephedeydi” dedi.



Mehmetçiğin, omuzunda silahı, olabildiğince beslenme olanağı sağlandıktan sonra düşmana saldırmak için emir beklediğini anlatan Kılıçdaroğlu, “Binlerce kişi, binlerce evladımız şu anda bu topraklarda yatıyor. O nedenle bu topraklar şehit fışkıran topraklardır. Kefenli, kefensiz yatan binlerce evladımız var burada. Bunları aradan 101 yıl geçmesine karşın unutmadık, unutturmayacağız. Çocuklarımıza, torunlarımıza da söyleyeceğiz. Bütün konuşmalarımda söyledim. Cumhuriyet bize altın tabak içerisinde sunulmadı. Sınırlarımız birileri tarafından belirlenmedi, cetvelle çizilmedi. Her kilometresinde, her metresinde, her santimetresinde alınteri var, kan var, gözyaşı var. Cumhuriyetimiz bu kadar değerlidir. Cumhuriyetimizi sonuna kadar savunmakta hepimizin görevidir” diye konuştu.

“İnancımız, kimliğimiz, yaşam tarzımız ne olursa olsun, bu güzel topraklarda birlikte ve kardeşçe yaşamak zorundayız” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Bunu her ortamda söylemeye özen gösteriyorum. 101 yıl önce burada savaşlar vardı. Dünyanın en güçlü ordularına karşı savaş veriliyordu. Osmanlı’ya hasta adam unvanı takılmıştı. Çünkü Osmanlı çöküş sürecini yaşıyordu. Eğer Çanakkale zaferini kazansalardı, bir imparatorluğun başkentini ele geçirmiş olacaklardı. Dolayısıyla Çanakkale Savaşı, sadece bizim tarihimizi belirleyen bir savaş değil, dünya tarihini belirleyen önemli bir savaştır. Dolayısıyla bu savaş bir ölüm kalım savaşının ötesinde bir toplumun özgürlük savaşıdır, gelecek savaşıdır. Egemen güçlere direnmesi savaşıdır. Bu nedenle bu savaş, hepimizin kutsal savaşıdır. Bu savaşın ortaya çıkardığı bir gerçek daha var. Bu savaş Gazi Mustafa Kemal gibi bir kahramanı tarih sahnesine çıkaran bir savaştır. 34 yaşında gencecik bir subay. Burada görevlendiriliyor. Başındaki komutan Liman Von Sanders. Mücadele ediyor. Gazi Mustafa Kemal gayet açık bir cümleyle şunu söylüyor: ‘Emrinizdeki bütün kuvvetleri benim komutama verin.’ Liman Von Sanders ‘Çok gelmez mi?’ diye Mustafa Kemal’e sorar. Atatürk’ün verdiği cevap: ‘Az gelir, çok değil.’ Ve bütün kuvvetleri Mustafa Kemal’in emrine verir. Mustafa Kemal, 9 Ağustos’un ilk şafağında saldırıya geçer. Bütün kuvvetlerine ‘Size ölmeyi emrediyorum’ der. Birinci cephe gider, hiç kimse sağ kalmaz. İkinci cephe gider, hiç kimse sağ kalmaz. Binlerce insan yaşamını yitirir. Böylesine bir süreç içerisinde bu topraklar şehit kanıyla sulanır ve bu topraklar düşmena teslim edilmez. Mustafa Kemal için Churchill’in söylediği bir laf var ya ‘Yüz yılda bir toplumlara böyle bir lider gelir. Ama 20. yüzyılda bu lideri Türkler kaptı. Bu lider Türkiye’de ortaya çıktı’ der. Mustafa Kemal Atatürk dünya tarihinin önemli liderlerinden birisidir.”

“MUSTAFA KEMAL’İN ALIN TERİ VAR”

Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Mustafa Kemal’den birileri hoşlanmayabilir. Ama şunu hiç kimsenin unutmaması lazım. Eğer bu ülkenin minarelerinde beş vakit ezan okunuyorsa eğer bu ülkenin caddelerinden sokaklarında rahat gezebiliyorsak, eğer bu ülkede biz kadın, erkek eşitliğini sağlayabiliyorsak, eğer biz Cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandırabiliyorsak bunların temelinde Mustafa Kemal’in alın teri vardır. Kimse bunu unutmamalıdır. Savaşın bütün acımasızlığı bu topraklarda görülmüştür. Herkes ölüme ‘Allah Allah’ diyerek ölüme koşmuştur. Hiç kimse, ‘Ne olacak?’ diye düşünmemiştir. Tek düşündükleri vardır; ‘Ben kendi ülkeme yabancı asker postallarını getirtmem. Yabancı askerin postalları benim ülkeme ayak basamaz’ demiştir. Bu idealle çarpışmıştır. Bu çaba, bu emek 101 yıldır unutulmuyor, bundan sonra da unutulmayacaktır. Bu çabanın mücadelenin arkasında hiçbir ayrılık, gayrılık yoktur. Bu topraklarda Gaziantepliler, Diyarbakırlılar, Hakkarililer, Trabzonlular, Tekirdağlılar, Çankırılılar, Yozgatlılar var. Yani bütün Anadolu ve Trakya burada yatıyor. Hepimizin babaları ve dedeleri burada yatıyor. Onların kimliğini kimse sorgulamadı. İnançlarını kimse sorgulamadı. Yaşam tarzlarını kimse sorgulamadı. Ama hep beraber bir ideal uğruna ölüme gittiler. Çocuklarına, torunlarına daha güzel bir Türkiye bırakmak için. Biz onların mirasçıları olarak daha güzel bir Türkiye’yi çağdaş uygarlığın ötesine taşımak zorundayız. Bize verilen miras ve görev budur. Bu görevi yerine getirmek her birimizin namus borcudur. Bunu hepimiz yerine getireceğiz. Mustafa Kemal Atatürk, savaşın ne olduğunu en iyi bilen kişidir. Bütün hayatı savaş meydanlarında geçmiştir. Ama Gazi şunu söyler: ‘Savaş zorunlu olmadıkça bir cinayettir.’ Savaştan hoşlanmaz. Ama ‘Ülkeme saldırırsanız, kendimi savunmak zorundayım. Topraklarımı savunmak zorundayım, onurumu savunmak zorundayız. Çocuklarıma, ülkeme iyi bir miras bırakmak zorundayım’ der ve ellerine kına yakıp cepheye asker gönderen anneleri de Mustafa Kemal Atatürk hiç unutmamıştır.”

“Sadece annelerimizi değil, buraya gelen ve Mehmetçikle çarpışan anneleri de unutmamıştır. Bu kadar derin bir hoşgörüsü ve insan sevgisi vardır Gazi Mustafa Kemal’in yüreğinde” diyen kılıçdaroğlu, Atatürk’ün 1934 yılında Anzak askerlerinin annelerine hitaben yazdığı mektubu okudu.

Her yıl Avustralya ve Yeni Zelanda’dan atalarını anmak için gelen gençlere karşı Türklerin hiç bir zaman düşmanlık beslemediğini anlatan Kılıçdaroğlu, “Onlar bizim düşmanlarımız değil. Onlar da bizi düşman görmüyorlar. Bu savaş uluslararasında bir barışın, bir kaynaşmanın da sembolü oldu. Onun için onlar da Mustafa Kemal’in bu sözlerini unutmuyorlar. Dolayısıyla biz insan sevgisini de savaşla beraber tarihin sayfalarına yazdıran bir ulusuz” dedi.

Düşmanın Çanakkale’yi geçemediğini ancak 13 Kasım 1918’de Çanakkale’yi geçen düşman gemilerinin Sarayburnu önünde Dolmabahçe’ye karşı demirlediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “O tarihte Mustafa Kemal’de İstanbul’dadır. Yaveri Salih Bozok ‘Düşman gemileri burada’ der. Mustafa Kemal, Anafartalar’da nasıl kararlı bir tutum takınmışsa aynı şeyleri Salih Bozok’a söyler; ‘Hiç meraklanma geldikleri gibi gidecekler’ der. Ve onlar geldikleri gibi gittiler. Cumhuriyet böyle bir ortamda kuruldu. Hani diyoruz ya ‘Çanakkale Savaşları, Kurtuluş Savaşı’nın önsözüdür’ diye. Evet, düşmana karşı ilk sınav burada verilmiştir. Daha sonra iç ve dış düşmanlara karşı Anadolu’da verilmiş ve genç Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Cumhuriyetin özelliği şudur: ‘Hiç kimse, hiç kimsenin kulu kölesi değildir. Padişahın kulu yoktur artık. Cumhuriyetin özgür bireyleri vardır. Kadınlar köle değildir. Kadın erkek eşittir. Cumhuriyet Demokrasi ile taçlandırılmıştır. Dolayısıyla Cumhuriyet, sadece bizim olmanın ötesinde bütün mazlum milletlerin örnek cumhuriyeti haline dönüşmüştür. Bütün İslam dünyasına bakın, o dönemle beraber, Türkiye Cumhuriyeti’nde sonra yeni Cumhuriyetler kurulmuştur. Bunlar kurulurken hep Mustafa Kemal örnek alınmıştır. Dolayısıyla hepimize düşen görevler var…Burada ölenleri anmamak mümkün değil. Binlerce kişi burada kefensiz yatıyorsa ve bu topraklardan şehitler fışkırıyorsa, bunu unutmamamız gerekiyor. Ruhları şad olsun. Onları asla unutmamalıyız. Eğer biz bunu unutursak, emin olun çocuklarımızın yüzüne bakamayız. Olayları gerçek tarihiyle toplumumuza anlatamazsak, çocuklarımıza anlatamazsak emin olun kendi ülkemize ihanet etmiş oluruz. Çok ağır bir veballe karşı karşıyayız. Birileri bu savaşı unutturmak istiyor. Birileri Çanakkale’yi alıp başka yerlere çekmek istiyor. Binlerce kefensiz şehidi unutmamalıyız, unutturmamalıyız. Onların yaptığı mücadele mübarek kutsal bir mücadeledir. Bu mücadelenin kavgacısı ve sürdürücüsü olmak zorundayız. Biz, böyle ezgilerle acılarla, dramlarla bu ülkeyi kurduk. Birileri ülkeyi bizim elimizden alıp, ‘Efendim ben şunu yapacağım, ben bunu yapacağım. Cumhuriyeti kaldıracağım’ demeye hakkı yoktur, izin de vermeyeceğiz” dedi.

BALONLARLA ATATÜRK PORTRESİ GÖKYÜZÜNE SALINDI

Konuşmasının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’na CHP’li Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan tarafından üzerinde Çanakkale Savaşları şehitlerinin isminin yazılı olduğu Türkiye haritası, Gelibolu Belediye Başkanı CHP’li Mustafa Özacar tarafından Atatürk plaketi, kalabalık arasındaki çocuklardan Enes Baran ise Atatürk portresi hediye etti. Kılıçdaroğlu, kendisne hediye veren Baran’ın elini öptü.

Tören, üzerinde Türk bayrağı ve Atatürk’ün kalpaklı fotoğraf baskısı bulunan balonlara bağlı Ata’nın portresi bulunan bez afişin Kılıçdaroğlu tarafından gökyüzüne bırakılmasıyla sona erdi.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×