Kılıçdaroğlu ve Kutlu Yenikapı Seferi!
Erdoğan, o güne kadar güç, şiddet ve gövde gösterisi üzerine inşaa ettiği Saray diktasının yapayalnız ve mukavvadan bir iktidar olduğunu gördü.
Farkettiği yalnızlığı gizlemek için, o güne kadar halka, işçilere, öğrencilere zehir ettiği meydanları hatırladı.
Odur budur, bir “Milli Birlik” havasıdır gidiyor!

Bu ülkede, askeri darbelere karşı olmanın asgari koşulları demokrasiye, parlamenter sisteme ve insan haklarına sahip çıkmaktır.
Oysa Erdoğan, 15 Temmuz darbesinden de kişisel bir mağduriyet damıtıp, 7 Haziran’dan sonra sahneye koyduğu sivil darbenin inşasını tamamlamak için bir fırsata dönüştürme derdine  düştü.

Daha önce defalarca söyledik, yazdık; Mesele, tek başına askeri darbeye karşı olmak değil.
Aynı zamanda, artık daha görünür hale gelen sivil darbeye ve gericiliğe karşı bir duruş sergilemek gerekiyor.
Mevcut koşullarda sadece askeri darbe vurgusuyla hareket etmek, artık yerleşmek üzere olan sivil darbe ve gericiliği perdeliyor.
Bu perde arkasında Erdoğan, Saray diktasının kuruluşunu tamamlamaya çalışıyor.

Şu tesbiti yapalım; Bundan böyle, Erdoğan ne yaparsa yapsın, sadece iktidarını bir süre daha uzatabilmek dışında somut bir imkana sahip değil.
O da, ona içerden ve dışardan sunulacak desteklerin niteliğine bağlıdır.

Darbeye sessiz kalan emperyalizme ve batı ülkelerine karşı bir kalkan olarak kullanmak üzere oluşturmaya kalktığı “Milli Mutabakat”ın yapaylığı, Erdoğan’ın sivil darbe sürecini tamamlamasına imkan vermeyeceği gibi iktidarının kırılganlığını da su yüzüne çıkarmıştır.
Şimdi, Taksim ve Gündoğdu meydanlarında ortaya çıkan halk iradesini de özünden kopararak Yenikapı üzerinden AKP’nin havuzuna aktarıp sivil darbeye kanalize etme derdine düştü.
MHP, Yenikapı davetini emir telakki etti.
Kılıçdaroğlu ise, önce tam da olması gerektiği gibi bu daveti reddetti.
Erdoğan’ın davette ısrarcı olması üzerine, nedense olağanüstü toplantı yapma ihtiyacı duydu ve Erdoğan’ın himayesinde düzenlenecek Yenikapı mitingine katılacağını açıkladı.

HAZİRAN, Taksim ve Gündoğdu mitinglerinde çok önemli bir fonksiyon üstlenmişti;
– Mitingin hedefini, “Cumhuriyet ve Demokrasi” vurgusunun yanısıra laikliği de öne çıkararak genişletmiş,

– Sadece askeri darbelere değil, aynı zamanda sivil darbeye ve gericiliğe karşı bir duruş sergilenmiş,

– AKP’nin alandan püskürtülmesi sağlanarak, orada oluşan gerçek halk iradesinin AKP eli ile manipüle edilmesi engellemişti.

CHP’nin Taksim Manifestosu da, asgari ortak paydayı yansıtması bakımından CHP için gerekli poitik hattı tarif ediyordu.
Gelin görün ki, Kılıçdaroğlu Taksim Manifestosu’nu yutup Taksim ve Gündoğdu’da ortaya konan halk iradesini Yenikapı’da Erdoğan’ın Saray diktasına yolluk yapmaya kalkmıştır.
Kılıçdaroğlu’nun olağanüstü toplantısından çıkan Yenikapı mitingine katılım kararı olağandışıdır.
Kılıçdaroğlu ve CHP yönetimiyle ilgili olarak bir süredir yönelttiğimiz eleştiriler tartışmasız biçimde doğrulanmıştır.
Özellikle 7 Haziran’dan bu yana, Erdoğan’ın kah mezhepçi Siyasal İslam’a kah milliyetçiliğe bulayarak ayakta tutmaya çalıştığı Saray diktasına payanda olma tercihi, Yenikapı mitingine katılma kararıyla tescillenmiştir.

– Erdoğan, bu süreci tek başına aşamayacağının, AKP’nin genel merkezine asılan Atatürk posterinin gerçek niyetini örtmeye yetmediğinin farkındadır.
– Saray diktasını ayakta tutmaya ve sivil darbe sürecini tamamlamaya çalışan Erdoğan, Yenikapı mitingi ile Taksim ve Gündoğdu mitinglerinin anlamını silikleştirmek, bu iki mitingte ortaya çıkan iradeyi “Milli Mutabakat” adı altında Saray’a kanalize etmek niyetindedir.
– 7 Haziran’dan sonra parlamenter sistemi buzdolabına kaldıran Erdoğan, şimdi parlamenter sisteme güzelleme yaparak, işlevsizleştirdiği meclisin arkasına saklanmaya, kendisini ve yürütmekte olduğu sivil darbeyi meşrulaştırmaya çalışmaktadır.
– Kılıçdaroğlu, Yenikapı’ya katılım kararıyla CHP tabanının Taksim ve Gündoğdu mitinglerinde ortaya koyduğu iradeyi Erdoğan’a peşkeş çekmiş, yürüttüğü sivil darbe sürecine yedeklenmiştir.
– Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın bütün suçlarını -düne kadar iş ve suç ortağı olduğunu itiraf ettiği- Cemaat’in sırtına yüklemek için tutulmuş bir hamaldır. Bu yükün altında Cemaat ve Erdoğan’la beraber ezilecektir.
– Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın davet ısrarını kendisine ileten başbakandan, meydana büyük bir Atatürk posteri asılmasını istemiş. AKP genel merkez binasına asıldığında Erdoğan’ın niyetini örtmeye yetmeyen Atatürk posteri, kendi teslimiyetini örtmeye de yetmeyecektir.
– Kılıçdaroğlu, aldığı bu akıl dışı kararla kendisini malulen emekli etmiştir.
– Yenikapı, devletin bütün olanaklarını kullanarak toplayacağı yüzbinlere rağmen, laik ve demokratik cumhuriyeti savunan milyonların iradesi karşısında bu ülkeyi Erdoğan diktasına kul etmeye yetmeyecektir. Yenikapı, Erdoğan’ın kurtuluşu değil oyununun son perdesidir.
– Kılıçdaroğlu ve mevcut CHP yönetimi soldan sağa değil, ara sıra sağdan sola sapmalar gösteren bir sağ liberal şarlatanlığın burçlarına tırmanmak için kutlu Yenikapı seferine çıkıyor! CHP’nin ilerici milletvekilleri ve tabanı, Kılıçdaroğlu ve yönetiminin aldığı bu kararı sorgulamalı, Yenikapı’yı  Taksim iradesine arkasını dönen Kılıçdaroğlu’nun suratına çarpıp çıkmalı ve yüzünü sola, Haziran meclislerine dönmeli, sivil darbeye karşı laik ve demokratik cumhuriyet için kurulacak platformlarda ortak mücadeleye katılmalıdır.
– Evlerinde terlikle sivil darbeye direnen “komünist”lerimiz, Kılıçdaroğlu’nun Yenikapı’ya katılım kararını en az Erdoğan kadar sevinçle karşılamış, bunun üzerinden Taksim ve Gündoğdu mitinglerine yürüyen HAZİRAN’ı eleştirmeye kalkmış, HAZİRAN’a Yenikapı’yı göstermişler. HAZİRAN için, Yenikapı’ya kapılanan Kılıçdaroğlu ve yönetimi ile değil ama CHP’ye oy veren insanlarla sivil darbeye karşı laik ve demokratik cumhuriyet ilkeleri etrafında ortaklaşmak önemlidir. Yenikapı’ya da HAZİRAN değil, Kılıçdaroğlu’nun katılımına Erdoğan kadar sevinen bu “komünist” arkadaşlar yaraşır!
Kılıçdaroğlu’nun ilkesizliği, Erdoğan’ın tamamlamaya çabaladığı sivil darbe sürecini gizlemeye yetmez. Onların “Milli Mutabakat” dedikleri şey, yeni bir suç ortaklığıdır.
Buradan, siyaseten sağ çıkmanın imkanı yoktur.

Türkiye Yenikapı illüzyonuyla değil, Taksim iradesi ve çağrısıyla aydınlığa çıkacak.
Bu iradeyi hep birlikte omuzlayıp, HAZİRAN Türkiye’sini kuracağız.
Mustafa Sedat Kılıç - redaktif.com

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×