Kırmızı fularlı kız Ayşe Deniz Rakka’da yaşamını yitirdi
 Ayşe Deniz Karacagil (Destan Temmuz), Gezi direnişi sırasında Antalya’daki eylemlere katılmış, kırmızı fular taktığı gerekçesiyle gözaltına alınarak tutuklanmıştı.  Ayşe Deniz Karacagil hakkında açılan iki Gezi davasında 103 yıl hapis cezasıyla yargılanıyordu.  
Ayşe Deniz Karacagil
, 6 Şubat 2014 tarihinde tahliye olduktan sonra YPJ’ye katıldı.
DAİŞ’in saldırıları nedeniyle Rakka’nın özgürlük hamlesinde yer alan 
 Ayşe Deniz Karacagil’in çıkan çatışmalar sonucu 29 Mayıs günü yaşamını yitirdiği öğrenildi.

‘Tarih her zaman direnişteki yaşamı yazar’
Gezi direnişi nedeniyle yargılanan  Ayşe Deniz Karacagil, görülen bir duruşmada şu ifadelerde bulunmuştu: “Birileri duymak istemedi. Bizler neden sokaktaydık sorusunu cevaplayacağım. Tarih her zaman direnişteki yaşamı yazar. Tarihi kan ile yazanlar, toplumsal muhalefetin her katmanında onarılmaz yaralar açtılar. Net kanıtlara rağmen yargı, gerçek katilleri aklama çabasında. Antalya’da, İstanbul’da saldıran palalıların ne olmadığını gördük. İktidardakiler, yüzsüzlüğün bu kadarı denecek kadar açık oynadılar, katilleri akladılar. Dışarıda birileri bacanaklı-oğullu milyonları cukkalarken, bizim tutsak edilmemize şaşılmaz. Şimdi var olan adalete inanmamız için sizin; (mahkemeye hitaben) ayrıntılı açıklama yapmanız gerekiyor. Hukukun görmediği her şeyi biz yaşadık ve gördük. “kravatlı manyetikler” eğitime bilimsel açıdan değil, sistemlerini devam ettirmek için ağırlık verdiler. Dışarda demokrasi diyenler içeride gençleri katletti. Cezaevlerinde, koğuşlarımıza kadar giren erkek egemen kültür, çamaşırlarımızla dahi dalga geçerek “bu bayrak büyük” diyebilmektedir.
Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar

‘Çocukların uçurtmasının vurulmasına izin vermeyeceğiz’
En az üç çocuk diyenleri yatak odamızdan kovmak suç olmamalı. AKP inatla, sularımızı yani tüm yaşantımızı peşkeş çekmeye çalışıyor. Su yaşamdır dediğimizde bir bakıyoruz özel polis ekibi gelmiş üstümüze kimyasal yağdırıyor. Gezi direnişini, insanlık onuru için gerçekleştirdik. Yeri geldi öldük, yeri geldi kör olduk, tarifesi tutsak olduk. Bize devlet babamız bolca tazyikli su ve kimyasal hediye etti. Gemiciklerimiz olmadı. Sanat can çekişiyor, çığlığı biziz. Biz tüketen değil üreten bir sanatın savunucularıyız. Türkiye halklarının üzerindeki bulutların rengi, diyagram maviye dönmelidir artık. Bundan sonra da çocukların uçurtmalarının vurulmasına izin vermeyeceğiz. Eylem günü uzun sakallı ve takkeli sivil kişiler bizi saldırdı. Ancak onların yargılanacaklarını sanmıyorum. Ülkemiz şaşırmışlar cehennemine döndü. Siz burada bizi yargılamaya çalışıyorsunuz. İstanbul’da cumhuriyet savcılığı gezi eylemi suç değildir diye 74 kişiyi serbest bıraktı. Kırmızı fuları açıklayayım. Bence bulunmayan o örgüt kumaş fabrikalarıdır.”

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×