Musa Anter’i ölümünün 24. yılında saygıyla anıyoruz...
 “Yaşamın bir başka adı direnmek!” 

“kekik, reyhan ve kaçak tütün kokusu taşırdı rüzgar.
alçak damlı evlerin yüksek, küçük pencerelerinden
soluk ışıklar yayılırdı geceye
köpek havlamaları korkulara karışır
kaygıları beslerdi.
sonra dağlardan kurşun sesleri gelirdi belirli belirsiz
namlunun ucunda çırpınırdı yürekler.
ağıtlar yankılanırdı dağlara doğru
kapılar kırılır,
talan edilirdi sevdalar, umutlar
ve insan olan ne varsa.
ve kan akardı derelerimizden
Zilan, Munzur, otuzüç kurşun ve Nevala kasaba
ve ülkenin bütün derelerinde.
o iklimde kalırdı acılar.
duymazdı bir allah’ın kulu çığlığımızı
ve dağlara sevdalanırdık karabasan gecelerin sabahında
direnmek kalırdı Kürde çünkü yaşamın bir başka adı direnmekti”

Kızılırmak’ın Nevala Kasaba şarkısında sözler girmeden önce bir şiir okunur. Yaşlı bir adamın sesinden, olabildiğine içli... Birçoğumuzun dinlerken gözlerini dolduran bu ses Ape Musa’nın sesidir.
“Zilan, Munzur, otuz üç kurşun ve Nevala Kasaba” diye sıralarken O; aynı kahpe kurşunun kendi canını alacağını, derelerden bu kez kendi kanının akacağını tahmin etmiş miydi?
Etmişse bile Ape Musa, kendi deyimiyle, “Türkiye’nin 55 yıllık girdisinin çıktısının yeminli, canlı bir şahidi, sanığı, mahkumu ve davacısı” 73 yaşında bile yorgunluk nedir bilmemiş, yolundan şaşmamıştı.
Hain kurşun O’nu soluk bir gece lambasının hemen altında kana buladığı gün bile, O’nu hainler değil, insancıl yüreği vurmuştu...
Musa Anter'in 21. ölüm yıldönümü
Musa Anter 1918 yılında Nusaybin’in Zivin köyünde doğar. Mardin’de ilkokul, Adana’da ortaokul ve liseyi bitirir. İlk gözaltısını Dersim isyanı sırasında yaşar. Atatürk’ün annesine küfrettiği gerekçesi ile 45 gün gözaltında tutulur. Ancak daha sonra Anter Ağa’nın oğlu olduğu için affedilir ve serbest bırakılır. 1941 yılında İstanbul’a gider ve İstanbul Hukuk Fakültesi’ne kaydolur. Burayı bitirir ancak mesleğini yapmaz. İlk kez 1934 yılında tutuklanan Anter, 1959’da 49’lar davasından, 1970’lerde Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasından, 12 Eylül döneminde ise Kürtçülük propagandası yaptığı gerekçesi ile tutuklanır. Anter toplamda 10 yılı aşkın süre cezaevinde yatar. ‘71’de kapatılan TİP’in yöneticilerinden olan Anter, ’92 yılında, Özgür Gündem ve Yeni Ülke gazetelerinde köşe yazarlığı yaptığı yıllarda Diyarbakır’da kurulan hain bir pusu sonucunda yaşamını kaybeder.

Musa Anter’in ölümü uzun yıllar faili meçhul olarak kabul edilmiş, devlet tarafından türlü manipülasyonla geçiştirilmeye çalışılmıştır. Ancak ölümünden 13 yıl sonra Anter’in vurularak öldürülmesine karışmış olan Abdülkadir Aygan konuştu. Aygan’ın yaptığı açıklamalarla beraber Anter cinayetinin gerisindeki devlet eli, cinayetin JİTEM bağlantıları bütün açıklığı ile gözler önüne serildi.

JİTEM adına çalıştığını ifade eden Aygan, Musa Anter’i öldürmek için eski bir PKK itirafçısını kullandıklarını itiraf etti. Aygan’ın anlatımlarına göre, Hogir kod adlı itirafçı Musa Anter’i tanıyordu ve O’nu tekrar PKK’ye katılmak istediğini söyleyerek görüşmeye çağırdı. Anter’i almaya Hamit isimli biri gönderildi. Bu sırada Anter’in Hogir’in yanına gelmek için kullanacağı yolda katiller pusu kurmuştu. Altlarında ise JİTEM’in Yeşil’e armağanı bir Land Rover vardı. Musa Anter, akşam beraber yemek yediği Orhan Miroğlu’nu da yanına alarak, Onları Hogir’e götürecek Hamit’le beraber bir taksiye bindi. Bindikleri taksi hareket ettikten bir süre sonra Hamit’in heyecanlı davranışlarından dolayı Anter ortada bir gariplik olduğunu sezerek Miroğlu’na da bunu belli etti. Hamit sürekli onları istediği rotaya sokmaya çalışıyordu. Ancak yaşanan bir terslikten dolayı Land Rover ve içindekiler olmaları gereken yere ulaşamamışlardı. Kendisinden şüphelenildiğini fark eden Hamit, bunun üzerine “geldik” diyerek arabayı durdurdu. Soluk bir sokak lambasının altına geldiklerinde ise Miroğlu ile beraber araçtan inen Anter’i birkaç el ateş ederek kafasından vurdu. 
Gömülü resim için kalıcı bağlantı
Musa Anter 20 Eylül 1992’de 74 yaşındayken devlet tarafından beslenen kontra güçlerin silahlı saldırısı sonucu yaşamını kaybetti. Bütün bir yaşamını mücadele içerisinde geçiren, mücadelenin karşısına çıkardığı birçok bedeli çekinmeksizin ödeyen, 70’li yaşlarına kadar inandığı çizgide ilerleyen, herkesin amcası Anter, sermaye düzeni tarafından katledildi. O’nun sesinden dinlediğimiz şiirde söylendiği gibi; yaşamanın bir başka adı direnmekti; işte Ape Musa yaşamına yüreğini koyanlardandı!

Benim doğduğum kentlere hergün kurşunlar yağardı.
Siz bilmezdiniz.
“Bu yüzden ben terörist olurdum, Siz yurttaş.”

Musa Anter’i ölümünün 24. yılında saygıyla anıyoruz.


Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×