Nazım Hikmet'ten 30 Ağustos değerlendirmesi!
BİZİM RADYO SPİKERİ: Bugün 30 Ağustos. Sizin ve dolayısıyla Türkiye Halkının en büyük bayramlarından biri... Bu münasebetle hem sizi hem de bütün Türkiye Halkını candan tebrik ederim. Acaba bize bu münasebetle bir şeyler söylemek ister misiniz?

NAZIM HİKMET: Evvela tebrikinize teşekkür ederim. Cidden 30 Ağustos biz Türklerin en büyük bayramlarından biri. Ve zannediyorum ki yalnız bizim değil insanlığın bayramlarından biri. Çünkü biz 30 Ağustos'ta biz Türkler ilk defa insanlığa sömürgeciliğe karşı ve emperyalizme karşı muzaffer olabilmenin yollarından birini gösterdi. Bu da sömürgeciliğe karşı silah elde çarpışmakla olur. Ve sömürgeciliğin her şeye rağmen yıkılmaya mahkum olduğunu gösteren milletlerden biri de

benim milletimdir. Bundan dolayı cidden bu bayram büyük bayramdır. Ve bir daha tekrar ediyorum yalnız Türk milletinin bayramı değil, insanlığın da bayramlarından biridir. Ben yalnız izin verirseniz bu bayram günü benim Milli Kurtuluş Destanı ismindeki şiirimden kısa bir parçayı okumak istiyorum. Zannediyorum bu şiirden size muhtelif parçalar okumuştum zaten. Şimdi kısa bir parçayı okumak istiyorum. Büyük taarruza tekatdüm eden büyük taarruzdan evvelki saatlerden en son saatleri okumak istiyorum. En son dakikaları okumak istiyorum.

Saat beşe beş var.
Dağlar aydınlanıyor.
Bir yerlerde bir şeyler yanıyor.
Gün ağardı ağaracak.
Kokusu tütmeye başladı:
Anadolu toprağı uyanıyor.
Bu anda, kalbi bir şahin gibi göklere salıp
Ve pırıltılar görüp
Ve çok uzak,
Çok uzak bir yerlere çağıran sesler duyarak
Bir müthiş ve mukaddes macerada,
Ön safta, en ön sırada,
Şahlanıp ölesi geliyordu insanın.
Topçu evvel mülazmı Hasan'ın yaşı yirmi birdi.
Kumral başını gökyüzüne çevirdi,
Kalktı ayağa,
Baktı, yıldızları ağaran muazzam karanlığa.
Şimdi bir hamlede o kadar büyük,
Öyle şöhretli işler yapmak istiyordu ki
Bütün ömrünü ve hatırasını
Ve yedi buçukluk bataryasını
Ağlanacak kadar küçük buluyordu.
Yüzbaşı sordu:
-Saat kaç?
-Beş.
-Az sonra demek.
98.955 tüfek
Ve şoför Ahmet'in üç nomrölü kamyonetinden
Yedi buçukluk şınayderlere, on beşlik obuslere kadar
Bütün aletleriyle
Vatan uğrunda,
Yani toprak ve hürriyet için ölebilmek
Kabiliyetleriyle
Birinci ve ikinci ordular
Baskına hazırdılar.
Alacakaranlıkta, bir çınar dibinde,
Beygirinin yanında duran
Sarkık siyah bıyıklı süvari
Kısa çizmeleriyle atladı atına.
Mavi gözlü Başkumandan baktı saatına:
Beş otuz...
Başladı topçu ateşiyle
Ve fecirle birlikte Büyük Taarruz.
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×