On binler tek bir ağızdan haykırdı: Teslim olmayacağız
 Başkanlık sistemi üzerinden diktatörlüğe anayasal güvence kazandırma çabasını savaş ve saldırı politikalarıyla hızlandıran, gericiliği, mezhepçiliği, ırkçılığı, kadın ve çocuk düşmanlığını tırmandıran Saray iktidarına binler Kartal’dan meydan okudu.

Birleşik Haziran Hareketi’nin (BHH) “Teslim Olmayacağız” sloganıyla çağrıcılığını yapması, emek ve demokrasi güçlerinin de faşizme karşı ortak bir direniş hattı vurgusuyla destek vermesiyle Kartal Mitingi, toplumsal muhalefetin Saray iktidarına ve faşizme karşı etkili yanıtlarından biri oldu.

Binlerce kişinin katıldığı mitingde alan tamamen dolarken, içeri giremeyen yüzlerce kişi mitingi polis bariyerleriyle çevrilen alanın dışından takip etmek zorunda kaldı.

CHP yönetimi ise mitingin başlamasına saatler kala “provokasyona açık bir alan” olmasını bahane ederek mitinge katılmaktan vazgeçti. Buna karşın sınırlı da olsa bazı CHP milletvekilleri ile CHP tabanının miting alanında yer aldığı görüldü.



Mitinge BHH, HDP, Halkevleri, Öğrenci Kolektifleri, TMMOB, KESK, EMEP, ESP, Alınteri, DİSK Genel-İş, DİSK Devrimci Sağlık-İş, İnşaat-İş, SEP, SYKP, KÖZ, UİDDER, LGBTİ örgütleri ve taraftar gruplarının da aralarında bulunduğu çok sayıda toplumsal muhalefet bileşeni katıldı.



Faşizme karşı ortak mücadele vurgusu
Toplumsal muhalefetin farklı kesimlerinin birlikteliği, faşizme karşı ortak mücadele ve direniş hattı ihtiyacını görünür kıldı. “Teslim olmayacağız” sloganı pankartlara, dövizlere ve sloganlara yansıdı. Gericiliğe karşı laiklik, kadın düşmanlığına karşı eşitlik, OHAL ve KHK’lere karşı özgürlük, faşizme karşı demokrasi talepleri hep bir ağızdan dillendirildi.

Alanda açılan döviz ve pankartlar AKP’nin cinsel istismarı aklayan önergesine, HDP’li vekillerin tutuklanmasına, özgür basın üzerindeki baskılara, üniversiteler üzerindeki tahakküm projesine, kamudan ihraçlara, iş cinayetlerine ve taşeron sistemine karşı tepkiyi yansıtıyordu.

HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile tüm tutuklu siyasi mahpuslara özgürlük talebi de öne çıktı, “Halkların iradesi teslim alınamaz” dövizleri elden ele dolaştı.

Yine Haziran İsyanı’ndan doğan “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganı da miting alanında en güçlü atılan sloganlardan oldu.

“Seni padişah yaptırmayacağız, bu iktidarı yıkacağız!”

Alana girişlerin uzun sürmesi nedeniyle bir saate yakın bir gecikmeyle başlayan mitingde ilk olarak dünyanın dört bir yanındaki devrim ve demokrasi mücadelelerinde yaşamlarını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.

Kürsüdeki ilk konuşmayı BHH adına Yürütme Kurulu üyesi Erkan Baş yaptı. Saray medyasının tüm karalama çalışmalarına karşın binler olup Kartal’ı dolduranları selamlayan Baş, “Sadece tarihe not düşmek için değil, ‘bu iktidarı yıkacağız’ demek için buradayız. Biz buraya Türkiye halklarını birleştirmek için geldik” dedi.

Farklı düşüncelere sahip olmalarına karşın savaşa, karanlığa, tek adam diktatörlüğüne karşı buluştuklarının altını çizen Baş, karanlık bir dönemden geçerken savaş ve yıkım politikalarına karşı bir arada duracaklarını, laikliği savunacaklarını, temsilcileri cezaevine atılan Kürt halkının sesine ses vereceklerini dile getirdi. Baş, “Evimizde oturup birilerinin bizi kurtarmasını bekleyemeyiz. Ülkenin bütün halklarının iktidara el koymasından başka bir kurtuluş yoktur. Bedeli ne olursa olsun geri adım atmayacak teslim olmayacağız” dedi.

Baş, konuşmasını Ankara’ya seslenerek bitirdi: “Gerici iktidara teslim olmayacağız. Hedefimiz meclisteki tecavüz yasasını durdurmak. İkinci çağrımız ise başkanlık hedefi olan Recep Tayyip Erdoğan, seni padişah yaptırmayacağız, sana cumhuriyeti yıktırmayacağız!”


HDP’den yerellerde eylem birliği çağrısı
Mitingde ikinci konuşmayı HDP İstanbul İl Eş Başkanı Doğan Erbaş yaptı. Tüm psikolojik bombardımana karşın faşizme karşı bir aradalık mesajı veren herkesi selamlayan Erbaş, bu mitingin önemli bir mücadele sürecinin başlangıcı olması temennisini paylaştı. Parlamentonun üçüncü büyük partisinin eş başkanları da dahil 10 vekilinin rehin alındığını, ancak HDP’ye vurulan bu darbenin esasen demokratik siyasetin bütününe vurulduğunu belirten Erbaş, “Gün bu siyasi darbeye karşı daha fazla bir araya gelme, güçlerimizi birleştirme günüdür. Diyarbakır düşerse İzmir de düşer, Hakkari düşerse Çanakkale de düşer” dedi.
İktidarın son hedefinin eş başkanlık olduğunu ancak eş başkanlık uygulamasının kadınların iradesi ve mücadelesinin bir ürünü olduğunu vurgulayan Erbaş, aynı kadın mücadelesi ve iradesinin tecavüzcüleri aklayan önergeye de geri adım attıracağını ifade etti.Erbaş’ın konuşmasında dikkat çeken bölüm HDP’nin Meclis çalışmalarına ilişkindi. Tutuklamalar sonrasında parlamentodan çekilme kararı aldıklarını anımsatan HDP İstanbul İl Başkanı, “Fakat yoğun toplantılar sonrasında parlamentodaki çalışmalarda daha etkin şekilde yer alma kararı verdik. Parlamentoyu bu hırsızlara bırakmak doğru olmazdı” dedi.

Tüm muhalif kesimlerin hedef alındığı bir dönemden geçtiklerini, bu şartlar altında referandumun yapılamayacağını kaydeden Erbaş şöyle devam etti:

Parti olarak laik, demokratik, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden yana olan, ekoloji mücadelesi veren tüm demokratik güçlerle bir araya gelmeye devam edeceğiz. Yerelde işbirliği ve güçbirliği yapmazsak merkezlerden konuşulanlar hayata geçmiyor. Bu nedenle bu miting İstanbul’da yeni bir düzenin başlangıcı olabilir. Yarından itibaren tüm sokaklarda eylemlerde güçbirliği yapalım. Bu şekilde kötü gidişi durdurabiliriz.

İki konuşmanın ardından emek ve demokrasi güçlerinin ortak açıklaması Türkçe ve Kürtçe olarak okundu. İstanbul Emek ve Demokrasi Koordinasyonu adına Güven Gerçek tarafından okunan açıklamada Saray iktidarının 7 Haziran seçim sonuçlarını yok saydığı, milyonların iradesini tanımadığı, savaş yanlısı politikaları tırmandırdığı, Kürt kentlerinde yıkım ve kıyım politikalarını sürdürdüğü, darbe girişimini muhalif kesimleri hedef almak için bir fırsat olarak gördüğü belirtildi.

“Ancak biat etmiyoruz, etmeyeceğiz. Teslim olmadık, olmayacağız” denilen açıklamada ortak direniş mesajı verildi:

Görünen köy kılavuz istemez: AKP ve MHP’nin oluşturmaya çalıştığı yeni milliyetçi cephe, emekçiler için bir yıkım olacaktır. Bütün bunlar olurken toplum tek sesli, yandaş medyanın kara propagandası aracılığıyla uyuşturulmaya; dindar ve kindar bir nesil yetiştirilmeye çalışılıyor. Dindar ve kindar nesil yetiştirme hevesiyle yetinemeyen iktidar, şimdi de çocuk evliliklerini meşrulaştırmanın, tecavüzü aklayan ve kadını esaretin içine atacak yasal düzenlemeleri gece yarısı gündeme getirmiştir. İnanıyoruz ki; hevesleri yarım kalacak, başta kadınlar olmak üzere bu ülkenin emekçileri buna izin vermeyecekler.

Bizler bu ülkenin işçi ve emekçileri, ezilen halkları, gençleri ve kadınları olarak; geleceğimizi asla teslim etmeyeceğiz, susmayacağız, teslim olmayacağız. Bu saldırıları püskürtmek ancak bütün emekçilerin ve ezilenlerin birlikte mücadelesi ile mümkündür. Hiçbir zulüm düzeni ilelebet süremez. İnanıyoruz ki, halkın birleşik mücadelesi bu karanlığı yenecektir.

Emek ve Demokrasi Koordinasyonu’nun metni Gerçek’in konuşmasının ardından Kürtçe olarak da okundu.
Açıklamanın ardından sahneye Gezi’de yaralanan ve hayatını kaybedenlerin yakınları çıkarak miting alanını dolduran kitleyi selamladı.


Gezi Şehitleri ve Gazileri Platformu adına Volkan Kesal Bilici, alanda Gezi ruhunu gördüklerini söyledi, teslim olmayacaklarını ve direneceklerini ifade etti.

Miting, konserler eşliğinde son buldu.













Sendika.Org

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×