Özer Sencar açıkladı darbe girişimi sonrası HDP oy oranı
MetroPoll Araştırma şirketi sahibi Prof. Dr. Özer Sencar, darbe girişiminin ardından AKP'ye desteğin arttığını,
HDP'nin oy oranının ise yüzde 8'e gerilediğini söyledi.
Yenikapı mitingine davet edilmeyen ve yeni anayasa görüşmelerinde şimdilik dışarıda bırakılan HDP için siyaset yapmanın koşulları ağırlaşıyor.
Öte yandan PKK'nin son günlerde giderek artan şiddet eylemleri de HDP'nin siyaset arenasındaki etkisini giderek zayıflatıyor.
DW Türkçe'ye konuşan uzmanlar, Türkiye siyasetinde barış umudunun bir yansıması olarak ortaya çıkan ve 6 milyon oy alan HDP'nin gelinen süreçte devlet ile Kandil arasında sıkışıp kaldığını dile getiriyorlar.

HDP'NİN OYU 15 TEMMUZ SONRASI YÜZDE 8'LERDE
HDP'nin 15 Temmuz sonrasındaki durumunu DW Türkçe'ye değerlendiren Metropoll Araştırma şirketi sahibi Prof. Dr. Özer Sencar, darbe girişimi sonrasında toplum genelinde AKP'ye desteğin arttığına, bu süreçte HDP'nin oy oranınının da yüzde 8'ler seviyesine gerilediğine dikkat çekiyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan HDP'nin Yenikapı mitingine neden davet edilmediğini, "PKK ile FETÖ'yü ayrı kefeye koymam. Böyle bir örgütle işbirliği yapanı davet etmem. Davet edersem, gazilere, şehitlere bunu anlatamam" sözleri ile açıklamıştı.
Sencar'a göre, HDP'nin mitinge davet edilmemesi veya AKP, CHP, MHP arasında gerçekleştirilen görüşmelere çağrılmaması kendi seçmeni açısından olumsuz bir etki yaratmıyor.
Ancak geçen son bir yılda HDP'de Kürt oyları dışındaki oyların ciddi bir erime yaşadığına işaret eden Sencar, "Türk siyasetinde milliyetçi söylemler arttıkça ve etkinlik kazandıkça, HDP ve PKK'yı aynı kefeye koyan açıklamalarda artıyor. Bunun da etkisiyle HDP oyları giderek baraj altında sabitleniyor" diye konuşuyor.

MESUT YEĞEN: HDP RİSKLERİN FARKINDA
Prof. Dr. Mesut Yeğen'e göre HDP cephesinden gelen tüm olumlu açıklamalara rağmen, HDP'nin Türk siyasetinden dışlandığına dair emareler güçleniyor.
Buna karşın Kürt sorununun büyüklüğü ve yakıcılığı göz önüne alındığında, HDP'nin tamamen görmezden gelinmesinin mümkün olmadığını ifade eden Yeğen, "HDP, devlet ile Kandil arasında sıkışmış görünüyor. Öte yandan her zaman böyle bir sıkışmışlık durumu olsa da özellikle şehir savaşları sonrasında halkın rahatsızlığı HDP'ye PKK'ye karşı ses çıkarabileceği bir ortam da yaratmış oldu. HDP, devlet ve PKK çatışmasının artmasının yaratacağı risklerin farkında" değerlendirmesinde bulunuyor.

"HDP'NİN DIŞLANMASI TÜRKİYE'YE FAYDA SAĞLAMAZ"
Bölge halkı ise bir yandan HDP'nin siyaset arenasından dışlanmasının rahatsızlığını duyarken, diğer yandan son bir yıldır yaşanan ağır yıkımlar sonrasında PKK eylemlerinin yeniden şehirlerde yoğunlaşmasını kaygıyla izliyor.
Diyarbakır Sanayici ve İşadamları Derneği (DİSİAD) Başkanı Burç Baysal, "Seçmen ve aileleri ile birlikte 15 milyonluk desteğe sahip bir partinin demokratik işleyişin dışında bırakılmak istenmesi, Türkiye'ye hiçbir fayda sağlamaz" diyor.
15 Temmuz sonrasında sokaklar ve meydanlardaki eylemlerin ülkenin demokrasisi açısından sevindirici olduğunu dile getiren Baysal, "Unutulmamalı ki, sokakta olmanın bedelini en başta ödeyen parti her zaman HDP oldu. Bugün sokağın kıymetinin anlaşılmasında HDP'nin payı büyük" diye konuşuyor.

Demirtaş'ın uzlaşı ve barış talebine dönük açıklamalarının ana akım medyada kendine yer bulamadığını ve bunun yaşananları demokrasi için bir fırsata çevirmek konusunda kendilerinde umutsuzluğa neden olduğunu vurgulayan Baysal, "HDP'yi dışlamayan, içine alan bir siyasal tutuma ihtiyacımız var. Bu noktada PKK'nin şehirlerdeki şiddet eylemlerini de asla kabul etmiyoruz. Küçücük bir barış ihtimali olsa bile PKK bunun için sivil siyasetin önünü açacak şekilde davranmalı" diye konuştu.
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×