“Özgürlük nöbeti” devam ediyor: “Barış mücadelesi el ele yürütülmeli”
 Kapatılan Özgür Gündem gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Zana Kaya, Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya ve Yayın Danışma Kurulu üyeleri yazar Aslı Erdoğan ile dil bilimci Necmiye Alpay için başlatılan “Özgürlük Nöbeti”nin 10’uncusu İstanbul Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi önünde dün de (26 Eylül) devam etti.

“Özgür düşünce susturulamaz” ve “Aslı, Necmiye, Zana, İnan yalnız değildir” pankartlarnın açıldığı nöbete, Barış İçin Akademisyenler’den Kıvanç Ersoy, Esra Mungan, Muzaffer Kaya ve Meral Camcı da nöbete katıldı.

Nöbette ilk olarak görüşten çıkan Necmiye Alpay’ın avukatı Adil Demirci, Alpay’ın cezaevinden gönderdiği mesajı iletti. Alpay’ın sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Demirci, Alpay’ın barış ve demokrasi mücadelesinin el ele yürümesi gerektiğini ve siyasal durumun da bunu gerektirdiğini belirttiğini söyledi.

“İnsani değerlerin yılmaz savunucusu onlar”
Gazeteci Banu Güven de, Musa Anter Onur Ödülü’ne layık görülen Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay için aldığı ödülü “Özgürlük Nöbeti”ne teslim ederek, “Onlar birçok şeyi, vicdanı barışı temsil ediyorlar. İnsani değerlerin yılmaz savunucusu onlar. Onları cezaevinde tutarak onlar gibi düşünen herkese mesaj gönderiyorlar. Onlar karanlık günleri aydınlatmaya devam ediyorlar. Hepimizin kaostan çıkmasının tek yolu sesimizi yükseltmek” dedi.

“Bu barış mücadelesi diktatörleşmenin önündeki engellerden olacak”
EGAM Başkanı Benjamin Upton ise, Türkiye’de yürütülen barış mücadelesine destek olmak amacıyla nöbette bulunduğunu ifade ederek, “Sayımız çok az olabilir fakat çok önemli bir iş yaptığımızı düşünüyorum. Bu barış mücadelesi de Türkiye’nin diktatörleşmesi önündeki engellerden biri olacak. Çok az insanla yapılan direnişin fotoğrafını oluşturuyoruz” şeklinde konuştu.

“Mahpusluktan kurtulmanın tek yolu toplumsal barışı sağlamaktır”
Yarın (27 Eylül) ikinci duruşmaları görülecek olan Barış İçin Akademisyenler’den Prof. Dr. Esra Mungan da, dışarıda kalanların da aslında birer tutsak olduğunu ifade ederek, “Bu kitlesel mahpusluktan kurtulmanın tek yolu toplumsal barışı sağlamaktır. Kolombiya bunu şuan başardı. İnatla barış sözünü çoğaltmaya devam edeceğiz. Çoğala çoğala barışı getireceğiz” dedi.

“F tipi tarihin derinliklerine gidinceye kadar direnmeye devam edeceğiz”
Son olarak konuşan şair Ataol Behramoğlu ise, 50 yıl önce yedek subayken Necmiye Alpay’ın kendisi için yazı yazdığını hatırlatarak şunları söyledi:

50 yıl sonra Necmiye cezaevinde ben de destek için buradayım. Yarım yüzyıldır aynı felaket ile karşı karşıyayız. Bu ülke demokrasi yüzü görmedi. Bu kadar rezalet bir dönem yaşanmadı. Çünkü yalan bu kadar alçaklaşmadı. Bunları açık açık söylemek lazım. Bunları aşacak ve sonuna kadar direneceğiz. F tipi denilen ortaçağ zindanlarından da kötü olan buralardan arkadaşlarımızı, gençlerimizi çıkarıncaya ve F tipi tarihin derinliklerine gidinceye kadar direnmeye devam edeceğiz.

Nöbet yapılan destek konuşmaları ardından son buldu.
Kaynak: Özgürlükçü Demokrasi

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×