Reina, saldırı, sorular… Açıklıyor ve soruyoruz!
Yılbaşında gece kulübü Reina’yı kana buladığı iddia edilen Kırgız vatandaşı Abdulkadir Masharipov, dün gece İstanbul Esenyurt’ta bir eve yapılan baskında yakalandı.
Terör uzmanları, stratejistler” medyada günlerce katliamı yapan kişiyle ilgili ortaya çeşitli “teoriler” attı.
Hiçbiri katliamla, yapılış şekliyle, saldırganla ilgili asıl sorulması gerekenleri dile getirmedi.
Redaktif.net, tam bu saldırının oluş şekline ve nedenine ilişkin sorulara yanıt aramaya çalışırken, Reuter haber ajansı “acil” koduyla eylemin Işid tarafından üstlenildiğini duyurdu.

KATLİAMI ÜSTLENMEDİ SELAM GÖNDERDİ!
Şimdiye kadar hiçbir eylemi doğrudan “Biz yaptık” diye üstlenmeyen örgüt, her zaman olduğu gibi “mübarek bir eylem” ve saldırganı da “kahraman” olarak nitelendirerek katliama “selam” gönderdi. Dolayısıyla sorular yine havada kaldı. Bazı medya kuruluşlarında Reina’nın işletmecisi Mehmet Koçarslan’ın Kürt ve Alevi olması öne çıkarıldı ancak bu da sorulara cevap olamadı.

EYLEM, IŞİD TARZI DEĞİL
Tam iş daha da karmaşık bir hal almaya başlıyor derken dün Sabah gazetesinde bir haber yayınlandı. Gazetenin “Emniyet kaynaklarına” dayandırdığı haberde “saldırganın Işid’in eylem tarzıyla hiç uyuşmayacak biçimde saldırıyı ideolojik nedenlerle değil, maddi çıkar için gerçekleştirdiği” belirtiliyordu. Gizli servis olma ihtimali üzerinde de durulan haberde en dikkat çeken kısım ise Silivri’de bir adrese yapılan baskında saldırgana ait olduğu ve eylem yapması için verildiği iddia edilen 150 bin dolardı. Sanığın, vereceği ifade olayın aydınlanmasına bir nebze de olsa ışık tutabilir. Peki acaba ifade bu sorulara yanıt verebilecek mi?

MAFYA HESAPLAŞMASI MI?
1. Katliamın yapılış şekline bakıldığında saldırganın önceden eylem pratiği olduğu anlaşılıyor. Son derece soğukkanlı, sakin, rahat ve profesyonel. Emniyet kaynaklarının da belirttiği gibi saldırgan, eylemi para karşılığında gerçekleştirmiş olabilir mi?

2. Masharipov’un 2 ay önce Eskişehir’e birileri tarafından getirildiği ve burada eylem gününe kadar bekletildikten sonra Silivri’de bir eve yerleştirildiği iddia ediliyor. Doğru mu?

3. Bazı emniyet mensuplarına göre olay amacını aşmış bir mafya eylemi. Saldırgan tam da Ermeni, Azeri ya da Çeçen mafyası tarafından kullanılabilecek bir tetikçi olduğu görüşünde. Böyle bir ihtimal var mı?

4. Katliamın geçen ağustos ayında Beşiktaş’ta bir otel çıkışında Azeri kokain baronu Rovşen Lankeranski’nin (Canıyev) otomobiline bindiği sırada başından vurularak öldürülmesiyle ilgisi var mı?

5. Reina’nın işletmecisi Mehmet Koçarslan, o gün Lankeranski’yle o otelde görüştü mü? Ayrıca daha önce bir teknede, Etiler ve Bebek’te iki ayrı evde yine söz konusu baronla bir araya gelip toplantı yaptı mı?

6. Toplantı sırasında Koçarslan’ın yanında daha önce Reina’da güvenlik şefi olarak çalışan emekli özel harekatçılar var mıydı?

7. Emniyet’in elinde Reina saldırganı olduğu iddia edilen kişiyle ilgili gece kulübündeki güvenlik kamerası görüntüleri dışında maddi bir delil var mı?

KOÇARSLAN’A SORULAR…

Arka arkaya sıralanmış bu sorulara zaman ilerledikçe ve başka bilgilere ulaşıldıkça yenilerini eklemek mümkün. Saldırgan olduğu iddia edilen kişi yakalandığına göre, Reina’nın işletmecisi Mehmet Koçarslan’ın da ifadesine ayrıca başvurulacaktır. Peki Koçarslan, kamuoyunun merakını gidermek için şu sorulara cevap verecek mi?

3 POLİS ÇAY İÇMEYE GİTMİŞ!

1. Daha önce defalarca kurşunlanmış bir mekan olan Reina’nın kapısında o gece, tehdit olmasına rağmen neden silahlı güvenlik görevlisi yoktu? Şimdiye kadar kurşunlanma olayından kaçı aydınlandı?

2. Reina’nın güvenliğini neredeyse açıldığı günden bu yana emekli SAT komandoları ya da özel harekatçılar yapıyordu. 2 ay önce güvenlik biriminin başındaki özel harekatçının Koçarslan’la tartıştığı ve ekibiyle birlikte işi bıraktığı iddia ediliyor. Gerekçesi nedir?

3. Daha önce Reina’nın güvenliğinin başındaki SAT komandosu “İçeriden yardım alınmadan bu kadar büyük bir eylem gerçekleştirilmesi imkansız” dedi. Koçarslan, bu iddiayı aydınlatabilecek bilgiler verecek mi?

4. Yılbaşı gecesi basında yazdığı gibi kapıda 1 değil tam 4 polis duruyordu. Saldırıdan birkaç dakika önce 3 polisin birden çay içmeye gittiği öne sürülüyor. Tesadüf mü?

5. Saldırganın eylemden sonra tekbir getirdiğini sadece bir görgü tanığı söyledi. Başka hiçbir tanığın ifadesinde tekbirden söz ettiği basına yansımadı. Işid militanları eylemleri sırasında en az üç kez tekbir getirir. Bu bir yanılsama olabilir mi?

6. Bildiğimiz kadarıyla Işid militanları büyük çaplı eylemlerden sonra kendisini patlatıyor. Üstelik şimdiye kadarki eylemlerinin hiçbirinde saldırganın üzerini değiştirip, elini, elini kolunu sallayarak olay yerinden uzaklaştığına şahit olmadık. Bu durumda saldırganın kiralık bir katil olduğu iddiası güçleniyor mu?

REDaktif / Özel Haber

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×