'Rıza' ve 'evlilik' yaşı 12'ye mi indirildi?
AKP iktidarının çocuk istismarcılarına af anlamına gelen önergesi toplumsal muhalefetin tepkileri nedeniyle geri çekildi. Ancak AKP'nin, Perşembe gecesi meclisten geçirdiği torba yasayla “cinsel ilişkiye rıza yaşının 12’ye düşürülmesine” kapı araladı.

Geçtiğimiz Temmuz ayında Anayasa Mahkemesi (AYM) TCK’nin 103. Maddesinde yer alan ‘15 yaşını tamamlamamış her çocuğa karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışın cinsel istismar sayılacağına’ ilişkin hükmü iptal etmiş, yasada oluşan boşluğun doldurulması için 6 ay süre vermişti.

AYM’nin 11 Aralık’a kadar süre tanıdığı “boşluk”, AKP iktidarının Perşembe akşamı meclisten geçirdiği torba yasayla “dolduruldu.”

“12 yaşından küçük çocuklara yönelik tecavüz suçunun cezasında arttırım yapılması” maskesiyle torba yasaya konan maddede istismar suçları için yaş kademelendirilmesi yapıldı. Bu ise “cinsel ilişkiye rıza yaşının 12’ye düşürülmesine” kapı aralandı, kız çocuklarının zorla ve erken yaşta evlendirilmesi için yasallaştırılması için taşlar döşendi.

Şöyle ki, 13 yaşında bir kız çocuğuna yönelik cinsel istismar davasında mahkeme “rızası var” bahanesiyle tecavüzcüleri aklayabilecek, bir hakimin yasada yer alan yeni maddeye göre vereceği karar içtihat kabul edilerek, yasalaşmasına bile gerek kalmadan çocuk istismarı davalarında rıza ve evlilik yaşı 12’ye düşürülebilecek.

Kadın ve çocuk örgütleriyle hukukçular yaş ve cezayla ilgili bir kademelendirme beklerken öyle olmadı. 138 örgütün yer aldığı ‘TCK 103 Platformu’ dün yayımladığı bir bildiriyle yeni kanunun doğuracağı tehlikeye şu sözlerle dikkat çekti:

“Bu onaylanan madde uygulamada rıza yaşının farklı yorumlanmasına ilişkin tehlikeler yaratabilir çünkü bu maddenin, 12 yaşından küçük çocuklara yönelik tecavüz suçunun cezasında artırım yapılmak için hazırlandığı öne sürülse de, madde ile yaş kademelendirilmesi yapılmakta ve cinsel ilişkiye rıza yaşının 12’ye düşürülmesinin kapısı aralanmaktır.

Bunun sonucu olarak kız çocukların zorla ve erken yaşta evlendirilmelerinin yasal yolu açılabilir. Tek bir hâkimin bile bu maddeye dayanarak aldığı bir kararın içtihat olarak kabul edilmesi yolu ile yasalaşmasına bile gerek kalmadan, uygulamada rıza ve evlilik yaşının 12’ye indirilmesi çok kolaylaşacaktır.

Adalet Bakanı’nın “küçüğün rızası ve ailenin onayı” ile yapılan veya yapılacak fiili evliliklere ilişkin sözleri de bu tehlikeye işaret ediyor. 15 yaş altı çocuğun rızası olamaz ve ailenin onayı suçlunun işlediği suçu örtbas edemez.”

“Maddedeki 12 yaş kademelendirmesinin uygulamada farklı yorumlara neden olabileceğine inanıyoruz” diyen TCK 103 Platformu şu üç öneride bulundu:

1. TCK 103. maddede,15 yaş altındaki çocukların cinsel davranışa rızasının olduğunun kabul edilemeyeceği açıkça belirtilmelidir.

2. Erken yaşta ve zorla evlendirme Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenmelidir:

3. Çocukların dini nikâh ile evlendirilmesi suç olarak düzenlenmelidir ve dini nikâhla yapılan tüm evlilikler kayıt altına alınmalıdır.

‘İLK KİTLESEL EYLEMİ BİR HÂKİMİN SÖZÜNE KARŞI YAPMIŞTIK’

Demir Leblebi Kadın Derneği’nin Başkanı Sevna Somuncuoğlu da ‘yasanın hâkimin yorumuna kalacak olması tehlikesine’ işaret etti ve 13 yaşındayken 24 kişinin tecavüzüne uğrayan N.Ç. davasını hatırlatarak “O davada mahkeme, 13 yaşındaki çocuğun ‘rızası olduğunu’ belirterek sanıklara en alt sınırdan ceza vermişti. Bugün de 12 yaşında rıza arayacak hâkim var mı? Maalesef var!” dedi. Somuncuoğlu şunları söyledi,

“TCK 103 düzenlemesinin kabulünün sabahında istismara uğramış 9 yaşındaki çocuğun kalp krizi geçirerek öldüğü haberini okudum. İstismarcı tutuksuz yargılanıyormuş ve çocuk onunla mahkemede karşı karşıya geleceği için strese girerek kalp krizi geçirmiş. Her güne ağlayarak başlıyoruz artık. 1980 sonrasında ilk kitlesel toplantımızı, ‘karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin’ diyen hâkime karşı yapmıştık.

Bu süreçte bir sürü kazanımımız oldu ama bugün yenileri için mücadele etmek yerine hâlihazırdaki kazanımlarımızı kaybetmemek için mücadele ediyoruz. Türkiye’nin imzacısı olduğu ve Ağustos 2014’te yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddetin bütüncül politikalarla engellenebileceğine vurgu yapar çünkü şiddet, eşitsiz güç ilişkilerinden kaynaklanır. Eşitlik de bütüncül politikalarla mümkündür.”

‘ONLARIN TORBASI VARSA BİZİM DE BOHÇAMIZ VAR!’

Kadın Dayanışma Vakfı’nın gönüllülerinden avukat Huriye Karabacak ise şu açıklamayı yaptı:

“Düzenlemede 12 yaş vurgusu yapılması, rıza yaşının 12 olarak algılanmasına sebep oluyor. Yargının daha önceki pratiklerinden ve AYM’nin verdiği kararın gerekçesinden biliyoruz ki bu tür düzenlemelerdeki bu ibareler hep kadınların ve çocukların aleyhine, faillerin lehine yorumlanıyor.

Bizim hukukumuza göre 15 yaşını tamamlamış, yani 16 yaş altındaki çocuk için cinsel ilişki için de evlenme için de rızadan söz edilemez. Cinsel ilişkiyle evlenmenin eşit sayılması da ayrı bir problem. Oysa evlenme çok daha ağır ve ciddi sonuçları olan bir mesele. Çocukların akranlarıyla ilişkisi cezaya bağlanmamalı ama evlilik başka bir şey.

Çocuk resmen evlenemez. AYM resmi nikâh olmadan dini nikâh yapılmasına cezayı ortadan kaldırdığı için çocuk evlilikleri yaygınlaşmaya başladı. Şimdi bu yeni düzenlemeyle daha da yaygınlaşabilir ve 12 yaşında da bu yapılabilir, bundan endişe ediyoruz. Onlar torba yasa yapıyorsa bizim de bohçamızda bazı taleplerimiz var.

KADIN ÖRGÜTLERİNİN TALEPLERİ

Av. Huriye Karabacak kadın örgütlerinin taleplerini şöyle sıraladı:

-Biz kadın örgütlerinin bu davalara katılımı için yasal bir düzenleme talep ediyoruz. Bizim müdahillik talebimizi kabul etmeyen mahkemeler Aile Bakanlığı’nınkini kabul ediyorlar ve Bakanlık hiçbir şey yapmıyor.

-Yaş, rıza meselesinin açıkça düzenlenmesini,

-Resmi nikâh olmadan dini nikâh yapılmasını 18 yaş altına açıkça yasaklanmasını,

-12 yaş kademelendirmesi kalıyorsa yanlış anlaşılmaması için oraya ‘rıza yaşı 15’dir’ diye yazılmasını istiyoruz.
Özlem Akarsu Çelik / gazeteduvar.com.tr 

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×