Sürmene neden yakıldı? ‘Ufak’ bir şüphemiz var!
Tarihinde ciddi bir orman yangını olmayan, hele kışın hiç orman yangınına rastlanmayan Karadeniz’de, o Karadeniz’in en güzel mesire alanlarından birinde, Sürmene’nin Çamburnu’nda dün gece bir orman yangını çıktı.
“Çıktı” değil aslında, besbelli ki
“çıkartıldı”.

Peki neden?

Geçtiğimiz Ekim’de o mesire alanına “üstyapı tesisleri” yapılması gündeme geldi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü yapılacak projeyi onaylamıştı. Ormanlık arazi, hesapta “doğa dostu” binalarla doldurulacaktı! Ne var ki, bölgedeki pek çok doğa katili “proje” gibi bunun da mahkeme kararıyla durdurulma riski büyüktü… Hatta kesindi… Tabiat parkına bina dolduracak bir “proje” yapan “Doğa Koruma” müdürlüğünün o “halt yemesi” zaten siyasi iradeden bağımsız düşünülemezdi. Kendi kafalarına göre böyle bir adım atmaları mümkün değildi…

Derken mevzu patladı!.. İki ay sonra, Aralık ayında Katar Emiri bölgeye geldi. Burada Tayyip Erdoğan’la beraber helikoptere binip bölgeyi dolaştılar. Bir güzel nerelerin “kış turizmi” için uygun olduğuna baktılar. Yerlerden yer beğendiler. Katar Emiri, “Otel yapmaya hazırız” falan diye açıklamalarda da bulundu… Ve yanılmadınız!.. Katar Emiri’nin üzerinde uçtuğu yerlerden biri de Çamburnu’ydu!..

Bu gelişmelerin hemen akabinde, iki hafta sonra, hiç yangın çıkmayan Karadeniz’de, Sürmene’nin Çamburnu’nda, “proje” diye üzerinde bin türlü dolap dönen tabiat parkında, yanıcı maddeler kullanılarak pek çok yerden başlatıldığını ahmakların bile anlayabileceği bir şekilde yangın çıktı. Üstelik yangın gece çıktı ki sabaha kadar müdahale edilemesin!.. Nitekim Sürmene Belediye Başkanı, “Gece müdahale edemiyoruz, yağmur yağarsa söner” gibi acayip bir laf etti. (Adam olan adam, milleti seferber edip kazma kürekle yangın önlemeye yönlendirir. Orman yangınına sık rastlanan Ege’de halk defalarca bu gibi durumlarda seferber olup yangınları kontrol altına almıştır.)

Çamburnu yangını, bu ülkenin, özellikle de Karadeniz’in önümüzdeki dönemde Arap sermayesine peşkeş çekileceğinin en önemli kanıtıdır. Yangını iktidarın adamlarının ve/veya işgüzar yerel unsurların çıkardığı neredeyse kesindir.

Ve konu şudur: Ağır bir ekonomik krizle karşı karşıya olan iktidarın elinde nakit girdi sağlayabilecek, para edecek satılık hiçbir iktisadi teşekkül kalmamıştır. Limanlar, sanayi kuruluşları, enerji şirketleri, Telekom, Tekel, hatta kaynak suları tamamen emperyalist sermaye tarafından satın alınmıştır. Ülkenin satılacak tek değeri, geride kalan yeraltı ve yer üstü zenginlikleridir. Şimdi sıra bu zenginliklere gelmiştir. Karadeniz’in eşsiz doğası bu iktidar tarafından satılığa çıkarılmıştır. Doğayı koruyan yasalarla, mahkemelerle uğraşmadan burayı talan etmenin yollarını arıyorlar. Yasaları değiştirmeyi bu yüzden istiyorlar. TMMOB’u ve Anayasal kuruluşları devreden çıkarmak, ülkenin ‘namus’u olan doğal zenginliklerini doyasıya peşkeş çekmek, hem ekonomik krizden kurtulmak, hem de ceplerini doldurmak istiyorlar. Bunların en gözde müteahhidinin tabiriyle, “Milletin a..na koymak” istiyorlar!

Unutmayın!.. Türkiye’ye 10 milyar dolar yardımı hibe eden Suudi Kral’ına, birinci derece doğal sit alanı olan İstanbul Boğazı’ndaki Sevda Tepesi için “özel imar izni” çıkaran da bu iktidardır!..

Bu iktidarın adamları acımaz, Çamburnu’nu da yakar, Hemşin’i de, Kümbet Yaylası’nın güzelim ormanlarını da, Şavşat Karagöl’ün eşsiz ladin ağaçlarını da… Dereleri nasıl peşkeş çektilerse, o güzelim doğal mucizeleri nasıl yok ettilerse, alabalıklara nasıl kıydılarsa, aynısını ormanlara ve yaylalara da yapacaklar. Yeşil Yol dedikleri, zigzag çizerek bütün yaylaları dolaşması planlanan yol Karadeniz’in insanı için düşünülmüyor; bütün o yaylaları Arap parababalarına daha kolay pazarlamak istedikleri için yapmak istiyorlar “adı Yeşil kendi Kara” olan o yolu!..

“Karadeniz uşağı” uyanmalıdır. “Uşak” olmak, birbirine dost, mazluma kol kanat olmak demektir; “uşak” olmak Arap sermayesine uşaklık etmek, köpeklik etmek demek değildir! Karadenizlileri “Allah-Kitap” diyerek, “Vatan-Millet” diyerek galeyana getiren, kendi peşine takan bu düzenin adamları, Allah’tan korkmaz vatan satıcılarıdır! Bırakın ormanı falan, bunlar para için analarının üzerine bir bidon benzin döküp yakar, bana mısın bile demez!..

Karadeniz’i korumalıyız. Karadeniz’i bitirirlerse, bu ülkenin ciğeri sökülür, Türkiye diye bir şey kalmaz, memleketimizin her bir tüyünü ayrı daldan toplarız!..

Haber/Yorum: Hakan Gülseven- redaktif.net

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×