Vergiden muaf, denetim yok, 657’ye tabi değil… 'Çiftlik gibi kullanılacaklar'
AKP’nin bir ‘Pazar akşamı şoku’yla yürürlüğe koyduğu Bakanlar Kurulu kararıyla birlikte, Türkiye’nin en büyük kamu iştirakleri her türlü denetimden uzak bir biçimde tek bir idare altında birleştirildi.
15 Temmuz darbe girişiminin sıcağındaki politik gündem altında medyada gerektiği kadar yer bulamayan “Türkiye Varlık Fonu Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” adı altında çok önemli bir ‘torba yasa tasarısı’ Meclis’ten geçirilmişti.
Türkiye tarihinin şimdiye kadarki en geniş imtiyazlara sahip olan bu ‘şirketler topluluğu’ ile tüm vergilerden muaf, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ve Kamu İhale Kanunu’na tabi olmayan, her türlü dış denetimden uzak ve doğrudan siyasi iktidarın kontrolü altında bir yapı oluşturuldu.

Türkiye'nin dev şirketleri Fon'a devrildi


Ekonomist Uğur Gürses, Hazine uhdesinde bulunan bir kısım kamu sermayeli şirketler ile özelleştirme programında bulunan bazı şirketlere ait hisselerin Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye Varlık Fonu'na devredilmesiyle ilgili olarak "Anlamsız, hukuk dışı bir uygulama" dedi.
Söz konusu kararla Varlık Fonu'na devredilen kuruluşların çiftlik gibi kullanılacağını savunan Gürses, "Bu kuruluşlar Meclis'in bütçe denetiminin dışına çıkarılmış oldu" dedi. 
Bakanlar Kurulu'nca; Türkiye Cumhuriyet Ziraat Bankası AŞ, Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ, Türkiye Petrolleri AO, Posta ve Telgraf Teşkilatı AŞ, Borsa İstanbul AŞ, Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme AŞ'nin sermayelerinde bulunan Hazineye ait hisselerin tamamı, Türk Telekomünikasyon AŞ'nin yüzde 6,68 oranındaki Hazine'ye ait hissesi ile Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Türkiye Varlık Fonuna aktarılması kararlaştırıldı. Başbakanlık'tan yapılan yapılan açıklamada, Türkiye Varlık Fonu’nun söz konusu şirketleri, Bakanlar Kurulu tarafından onaylanacak ‘Stratejik Yatırım Planı’ çerçevesinde yöneteceği kaydedildi.
Bakanlar Kurulu kararını T24'e değerlendiren Uğur Gürses'in açıklamaları şöyle:
"Eskiden Hazine'nin mal varlığında olan kurumlar özelleştirme idaresi kanalıyla satılıyordu. Geliri yine hazineye geliyordu. Şimdi KHK ile hazinenin mal varlığındaki kuruluşlar, varlık fonuna devredilebiliyor. OHAL koşullarında KHK çıkarma yetkileri var, ancak bunun OHAL ile ilgisi yok. Hukuk üstü bir uygulama. Bu kuruluşlar Meclis'in bütçe denetiminin dışına çıkarılmış oluyor. Anlamsız, yani, dediğim gibi hukuk dışı bir uygulama"
"Meclis'in kanun yapma yetkisiyle yapılmadı"
"Karar o kuruluşların çiftlik gibi kullanılması anlamına geliyor. Patronaj Hazineden Varlık Fonu'na geçirilmiş oldu. Dolayısıyla hukuk dışı bir yolla geçiriliyor. Meclis’in kanun yapma yetkisiyle yapılmış bir uygulama değil"
t24
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×