Yüksekdağ: Barış ve demokrasi için sorumluluk üstlenmeye hazırız
HDP Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, “Barış ve demokrasi için sorumluluk üstlenmeye hazırız” dedi. Yaşanan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, kadınlar olarak İmralı'ya gitmeye ve Türkiye'de demokratik bir barışın önünü açmaya hazır olduklarını belirterek, "İmralı kapılarını kadınlara açın" dedi.

Eğer kadınlar evlere kapatılmasaydı bugün tanklar kışlalardan çıkmayacaktı. Savaş uçakları uçamayacak, Meclis bombalanmayacaktı.

Darbeleri yaratan koşullarla yüzleşmeliyiz. Kadının özgürlük alanlarının dar edildiği koşullarda elbette darbe hukuku konuşur.

Bizler bu darbe rejimine karşı kadınların sözünün ön plana çıkması gerektiğiniz düşünüyoruz.

Sokakları linç gruplarına serbest bırakanlar bugün kadının sokaktaki iradesini de görmek zorundadır.

Artık kadınlar olarak daha fazla sokaklarda olacağız. Darbeye karşı özgürlüğümüz için sokaklarda olacağız.

Bütün darbeler kadınları vurur, askeri rejimler kadınların kazanılmış haklarını hedef alır.

"Darbeye karşı mücadele" adı altında sokağa çıkan linç grupları, sokaklarda gördükleri kadınları hedef haline getirdi.

Askeri darbeye yol açan Saray darbesinin etkilerini yok etmek için bağımsız-demokratik bir hat ortaya çıkarmayı düşünüyoruz.

Türkiye’de darbe dinamiğinin bu kadar fütursuzca ortaya konmasının gerekçelerinden en önemlisi çözüm masasına dönülmemesidir.

Sayın Öcalan’a uygulanan tecrit kaldırılmalıdır. Bu tecridin sürmesi Türkiye’nin demokratikleşmesine karşı bir provokasyondur.

Biz kadınlar, İmralı’ya gidip barışın önünü açacak bir sorumluluk üstlenmeye hazırız.İmralı’ya gidişin kapısı kadınlara açılmalı

Biz kadınlara sokağı dar etmeye çalışanlara; darbe yapan, savaş çıkaran erkek-egemen iktidara karşı sokaklar bizimdir.

Bu zamana kadar sokakları hiçbir darbeciye teslim etmedik, bundan sonra da teslim etmeyeceğiz. Sokaklarda demokrasiyi büyütelim.

Bizleri korkuyla teslim almaya çalışanlara karşı, cesareti kuşanalım. Kadınların cesareti bütün kötülüklerin panzehiridir.

Bugün gerçekleştirdiğimiz Kadın Meclisi toplantımızda kadınlar askeri ve sivil darbelere karşı demokratik bir tercihin olduğunu ortaya koydu. Askeri alan ve Saray’dan gelen darbelere karşı kadınlar olarak demokratik irademizi ortaya koyuyoruz. Darbeye karşı özgürlüğümüzü savunuyoruz. Darbe rejimine karşı özgürlükleri savunmanın en temel ölçüsü sokaklarda mücadele etmektir.

Darbe girişimi karşısında Saray rejiminin ortaya koyduğu çözüm darbeden farksızdır. Geçmiş zamanda tüm özgürlük alanları yasaklandı. Şimdi ise bir OHAL rejimine teslim olmamızı bekliyorlar. Kazanılmış tüm demokratik hakların gasp edilmesi ile karşı karşıya kaldık. Bizler darbecilerin yaşam alanlarımızı çalmasına izin vermeyeceğiz ama darbe karşıtlığı adı altındaki OHAL uygulamalarıyla özgürlüklerimizin kısıtlanmasına da izin vermeyeceğiz. Eğer kadınlar evlerin kapatılmasaydı bugün tanklar kışlalardan çıkmayacaktı. Savaş uçakları Ankara ve İstanbul’da uçmayacak Meclis bombalanmayacaktı. Önemli olan darbeyi yaratan koşullarla yüzleşmektir. Kadının eve hapsedildiği, bütün özgürlük alanlarının dar edildiği koşullarda elbette ki darbe hukuku konuşacaktır. Bizler bu darbe rejimine karşı kadınların sözünün ön plana çıkması gerektiğiniz düşünüyoruz. Hiçbir darbe zemininden icazet almak zorunda değiliz. Sokakları linç gruplarına serbest bırakanlar, bugün kadının sokaktaki iradesini de görmek zorundadır. Gerçek demokrasinin inşa edilmesi için kadınlar olarak en aktif görevi üstleniyoruz. Artık kadınlar olarak darbeye karşı özgürlüğümüz için daha fazla sokaklarda olacağız.

Bütün darbeler kadınları vurdu, askeri rejimler kadınların kazanılmış haklarını hedef aldı. Darbeye karşı mücadele ediyoruz adı altında sokağa çıkan linç grupları sokaklarda gördükleri kadınları saldırı hedefi haline getirdi.

Darbeye yol açan başka bir Saray darbesinin etkilerini ortadan kaldırmak için bağımsız demokratik bir hat ortaya çıkarmayı düşünüyoruz. Darbeye karşı yürütülen adalet mücadelesinin başında biz kadınlar olacağız.

"Demokrasinin önünü açacak iki anahtar İmralı ve kadın iradesidir"
Türkiye’de darbe dinamiğinin bu kadar fütursuzca ortaya koymasının gerekçelerinden en önemlisi çözüm masasına dönülmemesidir. Bu ısrar sürdürüldükçe, bu darbe dinamiği geriletilemeyecektir. Çağrımız nettir: Türkiye’nin demokratikleştirilmesi sürecine hızla dönülmelidir. Sayın Öcalan’a uygulanan tecrit kaldırılmalıdır. Bu savaş zemini üzerinde darbe kendisini yaratmıştır. Bu tecritin sürmesi Türkiye’nin demokratikleşmesine karşı ortaya konulan bir provokasyondur. Bugün Sayın Öcalan’ın ailesi ve avukatları dahi İmralı’ya gidemiyor. Bizlere darbeyi, çözüm adına OHAL’i dayatanlar; kadınların iradesinin ve çözüm gücünün önünü açın. Bizler HDP Kadın Meclisi olarak İmralı’ya gitmeye ve barışın önünü açacak bir sorumluluk üstlenmeye hazırız. İmralı’ya gidişin kapısı kadınlara açılmalıdır. Demokrasinin önünü açacak iki anahtar vardır birisi İmralı diğeri kadın iradesidir.

"Sokakları darbecilere teslim etmeyeceğiz"
Kadınlara çağrımızdır. Bizlere sokağı dar etmeye çalışanlara karşı, darbe yapan, savaş çıkaran erkek egemen iktidara karşı sokaklar bizimdir. Bu zamana kadar sokakları hiçbir darbeciye teslim etmedik bundan sonra da teslim etmeyeceğiz. Bizleri korkuyla teslim almaya çalışanlara karşı, kim olursak olalım bizden korkanlara karşı cesareti kuşanalım. Kadınların cesareti bütün kötülüklerin panzehiridir. Sokaklarda demokrasiyi büyütelim

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×