Yüksekdağ: Diyaloğun adresi Saray değil Meclis’tir
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Hayat TV’de “Ne yapmalı nasıl yapmalı” programında gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.

Yüksekdağ’ın değerlendirmelerinden satırbaşları şöyle:

“Ya demokratik bir çözüm gelişecekti ya da otoriterlik”

“Bu kutuplaştırmanın esasını demokrasi ve otoriter siyaset arasındaki kutuplaşma olarak görüyorum. Ya demokratik bir çözüm gelişecekti ya da otoriterlik geliştirilecekti.
“Kürt sorununu siyasetle değil de savaşla çözmeye çalışan egemen akıl darbe zeminini yaratmıştır, darbe tehlikesinin ortadan kalkması için de acil demokrasi sorunu çözülmelidir. İster cemaat, ister Ergenekon ister AKP, tek dertleri var, devletin zor mekanizmasını ele geçirmek.

“Diyalog geliştirme çağrısı yaptık”

“HDP olarak, Erdoğan’a, darbe tehdidine karşı dialog geliştirme çağrısı yaptık. Ancak sadece CHP, AKP ve MHP ile görüşüldü. Mesele Saray’a gidip gitmemek değildir. Diyaloğun adresi Meclis’tir.
“Siyaset kurumu darbe koşullarını yaratan Saray’a gitmiştir. Meclis’i baypas ettiler, şimdi liderlerini Saray’da toplayarak gönüllerini almaya çalışıyor.
“CHP’nin Taksim’de düzenlediği mitinge, AKP katıldığı için katılmadık. Ancak CHP’nin mitingini olumlu buluyoruz. Herkesin sokakta özgürlük alanlarını savunması çok önemlidir.

“Enişteler, kayınçolar yönetiyor”

“Devlet mekanizmasını enişteler, kayınçolar yönetiyor. Tek devlet diye diye devlet mekanizmasını çökerttiler. Askeri darbeye karşı sokağa çıkan darbe içerisinde başka bir darbe yapabilecek gruplar olduğunu gördük.
“Herkese demokratik bir güvence sağlanmazsa bu kesimler başka bir darbe gücü olarak gelişecekler. Bu sokağa çıkan kesimlerin bir iç savaşın gücü olmayacağının hiçbir garantisi yoktur. Ancak sokağa çıkanların tamamını IŞİD’ci olarak tanımlamak yanlıştır.

“Sokağa çıkma konusunda geç kaldığımız doğru”

“Darbeye karşı sokağa çıkma konusunda geç kaldığımız fikri doğrudur. AKP’li olmayan kesimler darbeye karşı tepkisini sokağa çıkmayarak göstermek zorunda kalmıştır. Oysaki sokağa çıkarak göstermek istiyordu.
“Ancak sokağa çıkan kesimlerin, başka kesimlerin sokağa çıkmasını bloke ettiğini görmemiz gerek. Bizim bunlara rağmen sokağa çıkmanın yollarını geliştirmemiz gerekiyordu.

“İşkenceye kime ne için olursa olsun karşıyız”

“Askerlere, generallere yapılan işkence ile hesaplaşmazsanız işkenceyi olağanlaştırmaya çalışıyorsunuz demektir. Evet işkence oldu ama önleyeceğiz.
“İşkenceye kime ne için olursa olsun karşıyız. İnsan haklarını gözetmeyen darbe karşıtlığının samimiyeti yoktur.

“Büyük bir nefret ortamı oluşturuluyor”

“Halkı sokağa çağırıyorsunuz ama halkın yönetimde bulunmasını istemiyorsunuz. Darbe zemininin ortadan kaldırılması için yetkilerin halka dağıtılması gerekiyor.
“Devlet mekanizması sanki az tekeldeymiş gibi daha çok tekleştirelim diyorlar. Ama olması gereken daha fazla halka yaymaktır.
“Sen kendi içinde bir istikrar sağlayamazsan senin yapın her türlü provokasyona açıktır. Siyasi iktidar bunu sağlayamadığı için topu Amerika’ya, dış güçlere atıyor.
“Bu darbeyi Türkiye siyasetinde yaratılan kaos açığa çıkarmıştır. Darbe içerisinde olsun olmasın binlerce insan gözaltına alındı, görevden alındı. Büyük bir nefret ortamı oluşturuluyor.

“Darbeye karşı çözüm halkın siyasetin merkezinde olması”

“Eğer HDP iktidarda olsaydı darbeye karşı darbe kurumları ile karar almazdı. Her şeyden önce MGK’yı, YÖK’ü lağveder demokratik halk iradesini açığa çıkarırdı.
“Bu koşullar yaratılırsa darbe zemini zaten var olamaz. Darbeye karşı en etkili çözüm halkın siyasetin merkezinde olmasıdır. Ama AKP diyor ki ‘halk sokakta olsun, sadece beni korusun.

“Bizim işimiz bundan sonra başlıyor”

“İstanbul’da yaptığımız miting yapacağımız mitingler dizisinin bir parçasıydı. Siyasetin dışına itilmeye çalışılan bütün halklarımızı mitinglerde omuz omuza vermeye davet ediyoruz.
“Demokrasi için birlik amacından, hedefinden hiçbir zaman vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Darbeden önce güçlü bir blok oluşturabilseydik darbe girişimine karşı demokrasiyi daha güçlü savunabilirdik.
“Bizim işimiz bundan sonra başlıyor. Bu topraklarda bütün ezilen halklara barış gelmediği sürece darbe ve kaos bitmez. Kürt illerinde OHAL en sert halleri ile devam ediyor. Bu ülkenin doğusunda güneş doğmuyorsa batıda gün olmaz. Dolmabahçe mutabakatı rafa kaldırılmasaydı böyle bir kaos ile karşı karşıya kalmayacaktık.”

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×