NEDEN AFET BİLİNCİ, NEDEN RİSK FARKINDALIĞI?

Ülkemizi ve kentimizi derin acılara boğan, 117 canımızı kaybettiğimiz 30 Ekim 2020 Depreminden sonra bir araya gelip, yaşanan bu yıkımlar ve acılar bir daha yaşanmasın diyenler olarak yola çıktık. Afetlerin multi-disipliner bir alan olması gerçeğinden hareketle, kurucular kurulumuzda birçok meslekten insan yer aldı. Derneğimizi kurduktan sonra da Sivil Savunma-Afet Uzmanları, Afet Bilinci Eğitmenleri, Arama Kurtarma Profesyonelleri, İtfaiyeciler, Afet Yönetimi Mezunları, Afet Yönetimi Yüksek Lisans Mezunları olmak üzere; mühendisler, avukatlar, öğretmenler, sağlıkçılar, sosyal çalışmacılar, yerel yönetimciler, çevreciler ve son olarak da 30 Ekim Depreminin mağdurları aramıza katıldılar.

 

Derneğimizi kurarken, artık alışılagelmiş ezberin dışında, yeni şeyler söylemek ve farklı çalışmalar yapmak gerektiği düşüncesiyle hareket ederek, hep bilimselliği, evrenselliği, akılcılığı ve gelişimi hedefledik. Afet yönetim ve planlama sorununun, afetlerden sonra "yara sarmaktan" ibaret olmaması gerektiği, afetler öncesinde risk ve zarar azaltma çalışmalarının, bu konuda esas belirleyici unsur olduğu gerçeğini, farklı mecralarda dile getirdik.

 

AFETLERE DİRENÇLİ YAPILAR + AFETLERE DİRENÇLİ TOPLUM                  

= AFETLERE DİRENÇLİ KENTLER:

 

“Afetlere Dirençli Yapılar + Afetlere Dirençli Toplum = Afetlere Dirençli Kentler” denkleminin önemine binaen, yaşadığımız toplumun afetlere direncini artırmak için afet bilinci ve farkındalığı konusunda aktif rol üstlenerek, yıl içinde paydaş STK, yerel yönetim ve Meslek Odaları ile birlikte panel-sempozyum-forum-söyleşi vb. gibi çeşitli farkındalık çalışmaları yaptık.

 

Sadece 1 afet türüne(depreme) endeksli afet plan ve politikalarının artık günümüzde yeterli olmayacağı, bütün afet türlerini kapsayan afet yönetim ve müdahale planlarının geliştirilmesi gerektiğini önerdik. Bu önermelerimizi, başta Japonya ve Şili olmak üzere farklı afet türlerine karşı dirençlilik açısından dünyaya örnek olan ülkelerin, on yıllara varan deneyimlerinden hareket ederek yapıyoruz. Ayrıca Birleşmiş Milletler Uluslararası Afet Risklerini Azaltma Örgütünün  (UNISDR),  HYAGO ve SENDAİ konferans manifesto ilkelerini referans alarak dile getiriyoruz.

 

SADECE 1 AFET TÜRÜNE ENDEKSLİ AFET PLAN VE POLİTİKALARI,

YETERLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL

 

Bu önermelerimizde ne kadar haklı olduğumuzu, bizzat 2021 yılında yaşanan meteorolojik afetler doğrulamıştır. Hatırlanacağı üzere; 30 Ekim Depreminin yaraları henüz tam olarak sarılamamışken, 2 Şubat 2021 günü İzmir'de gün boyunca süren aşırı yağışlar sonucu sel ve su baskınlarına dönüşen bir afet yaşanmış, onlarca ev ve işyeri bu afetten dolayı hasar ve zarar görmüştür. Bu afetten bir kaç gün sonra 11 Şubat 2021 akşamı Alaçatı/Çeşme bölgesini vuran fırtına, dolu ve tayfun, önemli derecede hasara ve zarara neden olmuştur. Tüm bu afetlere karşı önceden alınması gereken risk ve zarar azaltıcı önlemlerin, yani Sakınım / Afet Risk Yönetiminin önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır.

 

Aynı yılın yaz aylarında ise ülkemizde Karadeniz Bölgesinde aşırı ve ani yağışlar, sel, su baskınları ile birlikte aşırı sıcaklar sonucu oluşan ve günlerce süren orman yangınları yaşanmıştır. Bu meteorolojik afetler hem bölgesel ve küresel düzeyde etkili olmuştur. Yaşanan bölgesel ve küresel düzeydeki bu klimatik afetler, bizlere küresel düzeyde daha büyük tehlikeler ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Adına “İklim Krizi” de denilen bu süreç, çevre tahribatının (hava-su-toprak kirliliği)  tetikleyerek,  klimatik afetler olarak karşımıza çıkardığı bu büyük tehlike, belki de dünyayı geri dönüşü olmayan bir noktaya doğru götürüyor.

 

GELECEK ÖNGÖRÜSÜ İLE MODERN AFET YÖNETİM VE RİSK ÖNCELİKLİ PLANLAMA:

 

30 Ekim İzmir Depreminin hemen sonrasında, 17 Kasım 2020 tarihinde ‘İZMİR AFET BİLİNCİ VE RİSK FARKINDALIĞI DERNEĞİ’ olarak faaliyete başlamıştık. Aradan geçen bu süreçte yaşanan çevresel ve iklimsel afetler, artık afet bilinci ile çevre ve iklim farkındalığının birbirinden ayrı düşünülemeyeceği gerçeğini göstermiştir.

 

Bu gerçeklikten hareketle,  değişime ve gelişmeye açık ve dinamik bir yönetim yapısına sahip  Derneğimizin, 1 kuruluş yılında yaptığımız tüzük kurultayı ile adını, tüzüğünü, çalışma gruplarını ve logosunu güncelledik. Artık çalışmalarımıza ‘İZMİR AFET BİLİNCİ, ÇEVRE VE İKLİM FARKINDALIĞI DERNEĞİ’ olarak devam edeceğiz.

Elbette ki akılcı, bilimsel ve evrensel ilkeler ile birlikte, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün bundan yaklaşık 100 yıl önce söylediği;  "Felaketler başa gelmeden evvel, koruyucu ve önleyici tedbirleri düşünmek lazımdır. Geldikten sonra dövünmenin yararı yoktur" veciz sözünü rehber edinerek. 

 

AKILCI, BİLİMSEL VE EVRENSEL İLKELERİ YOLUMUZU AYDINLATMAYA

 DEVAM EDİYOR:

 

 Bu söz, bu bakış açısı bizim için çok kıymetli. Çünkü Ulu Önder, bu sözü ile yüz yıl önce bugünün Modern Afet Yönetimi olarak da bilinen, aslında bugün Dünyanın afetlere en dirençli ülkelerinin başarı ile uyguladıkları "Afet Risk Yönetimini" (daha adı bile konulmadan) tarif etmiştir. İşte bizim rehberimiz; bu akılcı, bilimsel, evrensel bakış açısı ve gelecek öngörüsüdür.

"Bir gün benim sözlerim ile bilim çakışır ise, siz bilimin yolunu takip edin" (M. Kemal ATATÜRK) diyecek bir aydınlık, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yolumuzu aydınlatmaya devam edecek. Kendisini bir kez daha saygı ve şükranla anıyoruz.

 

GELİNEN SÜREÇTE AFET BİLİNCİ

ÇEVRE VE İKLİM FARKINDALIĞINDAN AYRI DÜŞÜNÜLEMEZ:

 

İşte tüm bu gerçekliğin bilinci ile biz, bilindik ezberin dışına çıkarak artık yeni şeyler söylemek ve farklı çalışmalar yapmak gerektiğini düşünüyoruz. Geçmişin deneyimlerinden öğrenerek ve gelecek öngörüsü ile Derneğimizin adını, logosunu, tüzüğünü ve çalışma planlamasını güncelliyor; kendimizi, ekibimizi, vizyon ve misyonumuzu geleceğe hazırlıyoruz.

 

Derneğimiz yeni vizyon ve misyonuna uygun olarak; afet bilinci, çevre ve iklim farkındalığı, İl ve İlçe Ölçeğinde afet yönetim-koordinasyon ve planlaması, afet risk ve kriz yönetimleri, afet mevzuatı ve etiği, afetlere karşı engelsiz yaşam, afetlerin sosyo-ekonomik arka planı vb. gibi konularda oluşturduğumuz çalışma grupları(komisyonlar) özgün çalışmalar ve projeler üretirken, diğer yanda İZ-AFED Arama Kurtarma Ekibimiz de afetlerde hayat kurtarmak için hazır olacak.

    “Afetlere Dirençli Bir İZMİR İçin, Biz de Varız ve Hazırız” diyor, afetsiz günler diliyoruz.

 

Konuyu basına ve kamuoyuna saygı ile sunulur. 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner163