Bu Makale
502 Tekil
Görüntülendi.
“İzmir’de Balkan Dernekleri” yazı dizisi (3)

 “İzmirde Balkan Dernekleri” yazı dizisi (3)

Bir önceki yazımda son cümle şöyle idi; Rumelindeki anavatanımızı kaybettik…”  Prof.Dr. İlber Ortaylı cümlesine şöyle devam ediyordu; Rumelinden gelenler Cumhuriyeti kurdular”. Ben Prof.Dr. İlber Ortaylı’nın söylediklerini katılıyorum.

 Balkan kökenli bir insan olarak bundan gurur duyuyorum.

İzmirde Balkan Dernekleri, İzmirde yaşayan Balkan kökenli insanların, gelenek-görenek ve kültürlerinin yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasını en önemli amaç olarak görmektedirler. Derneklerin kuruluş amacında hepimiz hemfikiriz değil mi?

Balkan Derneklerinin şimdiye kadar bu amaca ulaşmak için yaptıklarını şöyle sıralayabiliriz;  öncelikle geldikleri ülkelerin dilerini öğretmek (Makedonca, Boşnakça, Bulgarca ve Arnavutça). Türkiye ve balkan ülkeleri arasında kültürel köprüleri güçlendirmek için seyahatler yapmak, folklor ekipleri kurmak, balkan festivalleri organize etmek, konferanslar ve paneller yapmak, kitaplar yayınlamak ve bu gibi aktiviteleri yapmak. Diyeceksiniz ki sen nereden biliyorsun?  Biliyorum çünkü 2000 yılından beri bu dernekler ile birlikte sayısız aktivite yaptım ve yapmaya devam ediyorum. Örneğin; sayısız konferans ve söyleşiyi Alsancak, Karşıyaka, Buca, Bornova, Selçuk, Söke gibi ilçelerde ve İstanbul Ankara ve Bursa gibi illerde de yaptım. 2012 yılından beri farklı derneklerde Arnavutça dil dersleri verdim. Dil derslerine Karşıyakadan başlayarak Buca, Bornova, Manisa, Turgutlu ve Salihli’de de devam ettim. Tüm aktiviteleri Balkan kökenli dernekler ile işbirliği yaparak başardım.  Aynı zamanda Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü bünyesinde balkan dilleri ile ilgili bir fakülte kurulması içinde çalışmalar yaptım.

Peki Dernekler siyaset yapmalı mı?

Hayır. Çünkü, kuruluş amaçlarının dışına çıkmış olurlar. Fakat siyaset ile birlikte “yan yana” yürümeleri gerekir eğer bunu yapmazlar ise tabela dernek olmaktan ileri gidemezler.

Siyasi partiler oy isterler ve bu oyları derneklerde ve STKlarda toplu halde bulurlar bundan dolayı bu platformlar siyasi partilerin odak noktası olurlar. 

Dernekler siyasi partiler ile işbirliği yapmalıdır aynı zamanda Siyasi partiler de dernekler ile işbirliği yapmalıdır.

İzmirde ne kadar Balkan derneği varsa o kadarda hemşehrilik derneği vardır. Bu gerçeği kabul etmemiz gerekiyor, yani görmezden gelemeyiz çünkü görmezden gelirsek ırkçılık ve ayrımcılık yapmış oluruz. Her türlü ırkçılık ve ayrımcılık yanlıştır ve kabul edilmez.

Fakat Türkiyede bir gerçek daha vardır, Rumelinden gelen insanların yaklaşık 20 milyon oyu vardır. İstatistiklere göre oyların 4 milyonu sadece bir siyasi partiye gidiyor diğer 16 milyonu ise başka bir siyasi partiye gidiyor. Doğal olarak siyasiler bu oylara yani hazineye sahip olmak için çalışmalar yaparlar.

Balkan kökenli insanlar bu hazinenin neresindedir?

İzmirdeki Rumeli hazinesi nasıl? İzmirde yaklaşık 2 milyon civarında Balkan kökenli insan yaşamaktadır. Bunlar farklı ilçelerde farklı orandadır. Örneğin; Karşıyaka ilçesinde 350 bin nüfuslu bir ilçe olup, 170-200 bin arası Balkan kökenli insan yaşamaktadır. Diğer ilçeler ile ilgili detaylı bilgileri daha sonra ki yazılarımda aktaracağım.

Ben Karşıyaka ilçesi nüfus kayıtlarında yer alıyorum aynı zamanda Karşıyaka Cumhuriyet Partisinin Belediye Meclis üyeliği görevini yapmaktayım. Bir Balkan kökenli olarak bu göreve partim beni layık gördüğü için gururluyum ve mutluyum. Bu görevi hak etmek için 20 yıl Balkan derneklerinde aktif rol aldım ve yedi yayınlanmış kitabım var. Çalışmalarım boyunca desteklerini hiç esirgemeyen “Çameria Arnavutları Derneği” yönetimine ve tüm üyelerinede teşekkürü bir borç bilirim.

Balkan kökenli insanları siyasette temsili; nüfus oranına göre yetersiz ya da çok düşüktür.

Bu konu ile ilgili bir sonraki yazımda buluşmak üzere,

Sağlıcakla kalın.

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×