‘Hayır Diyen Kadınlar’: “Hayatımızı bir adamın ağzından çıkan söze emanet etmeyeceğiz”
Hayır Diyen Kadınlar, başkanlık referandumuna karşı yürütecekleri kampanyanın duyurusunu yaptı.
Kadınlar, hayatlarını tek adamın iki dudağı arasına yerleştirilmesine karşı "hayır" diyeceklerini vurguladı.
Kadınlar 'hayır' diyor

Taksim Hill Otel'de düzenlenen basın toplantısına HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, SKM Genel Sözcüsü Fadime Çelebi, Kadın Cinayetleri Platformu Sözcüsü Gülsüm Kav, CHP Parti Meclisi Üyesi Canan Kaftancıoğlu, HDP Kadın Meclisi ve TJA üyelerinin yanı sıra çok sayıda kadın örgütü temsilcisi katıldı.

Basın toplantısı İstanbul Kadın Orkestrası'nın "İnadına isyan inadına özgürlük" şarkısını seslendirmesiyle başladı.

'HAYATLARIMIZI DAR EDEN TÜM UYGULAMALAR KARŞI 'HAYIR' DİYORUZ'
Dinletinin ardından toplantının açılış konuşmasını yapan Hayır Diyen Kadınlar Koordinasyon Üyesi Rojda Yıldız, tüm kadınları selamladı.
Söylenecek çok fazla sözleri olduğunu dile getiren Yıldız, kadınların itirazlarını dile getirdikleri bir kürsü kurmak istediklerini kaydetti. Yıldız, kadınların eve kapatılmasın ve sesinin kısılmasına karşı direndiklerini kaydetti.
Yıldız şöyle devam etti:
"Önümüzdeki aylarda yapılması planlanan, bütün hayatımızı bir adamın iki dudağı arasına yerleştirilmesine 'hayır' diyoruz. İnsanların öldürülmesine karşı 'hayır' diyoruz, arkadaşlarımızın gözaltına alınmasına, tutuklanmasına, hayatlarımızı dar eden tüm uygulamalara karşı 'hayır' diyoruz. 'Hayır' diyoruz, 'hayır' diyoruz."

Konuşmanın ardından Hayır Diyen Kadınlar Koordinasyonu kürsüye çıktı.
Zılgıt ve alkışlar arasında "Hayır" sloganları atıldı.

Burçak Görel, Hayır Diyen Kadınlar deklarasyonunu okudu.
Ardından kadınlar söz alarak düşüncelerini dile getirdi.

Çiğdem Aydın, kadınların çok güçlü şekilde "hayır" diyeceğinin altını çizdi.
Mücadelelerle kazanılan 30 yıllık hakları asla geri vermeyeceklerini vurgulayan Aydın, "Son derece inanmış bir sosyal demokratım ve inanıyorum ki sosyal devletimiz, laiklik olmadığı sürece bizim için çıkış yok" dedi.
Tüm kadınlara birlikte mücadele yürütme çağrısı yaptı.

'KADINLAR SAYESİNDE ÖZGÜRLÜK BU TOPRAKLARIN MİHENGİ OLACAK'
HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Önümüze istemediğimiz halde bir referandum getirdiler. Bu referandumu bir mücadele sürecine dönüştürebiliriz" dedi. Kapı kapı, sokak sokak her kadına ulaşarak çalışma yürütülmesi gerektiğini söyleyen Koçyiğit şunları ifade etti: "Bu ülkeye özgürlük, demokrasi, barış, kadınların sesiyle,kadınların direnişiyle, kadınların mücadelesiyle gelecek. Direniş, bu topraklarda kadınlar sayesinde özgürlüğün mihengi olacak."

'BİZ KADINLAR YAŞAMI ÖZGÜRLEŞTİRİYORUZ'
HDP MYK Üyesi Beyza Üstün, kadınların her zaman ve her koşulda yan yana geldiğini ve birlikte mücadele yürüttüğünü söyledi. Üstün, "Biz bu referandum için yan yana gelmedik, biz kadınlar olarak yaşamı özgürleştiriyoruz. Referandumda o reisleri, tekçileri, o patriarkaları sandığa gömeceğiz" ifadesini kullandı. Mücadele eden kadınlara söz verdiklerini kaydeden Üstün şöyle konuştu: "Erkekler tarafından bedeni yerlerde sürüklenen kadın arkadaşlarımıza sözümüz var, biz yaşamı özgürleştireceğiz. Direnen, barış diyen, mücadele eden, yaşamları ve özlük hakları yok edilen arkadaşlarımıza sözümüz var. Biz her yerde yaşamı özgürleştireceğiz, meydanlar bizim. Onların OHAL'i bize vız gelir tırıs gider."

'SARAY'IN GAZETECİSİ OLMAYACAĞIZ'
ETHA editörü Arzu Demir de yaptığı konuşmada AKP/Saray iktidarının kadınları biat ettirmeye ve boyun eğdirmeye çalıştığını vurguladı. Demir, "Sosyalist bir gazeteceyim. Saray'ın gazetecisi olmayacağız, 'hayır'dan birlik doğar" şeklinde konuştu. Demir, Berat Albayrak'ın maillerine ilişkin haberler nedeniyle 24 gün boyunca gözaltında olan ve yaşadığı hukuksuzluğu protesto etmek için açlık grevi yapan ETHA sorumlu Müdürü Derya Okatan'ın eylemini hatırlattı. Demir, OHAL kararnamesiyle kapatılan Özgür Radyo'nun eşyalarının da gasp edildiğini söyledi, "Bu yüzden hayır diyoruz, hayır demek için çok sebebimiz var" şeklinde konuştu.

Özgür Genç Kadınlar (ÖGK) üyesi Gizem Kılıç da yaptığı konuşmada Suruç'ta katledilen kadın arkadaşlarının isimlerini saydı, "Büşra olarak Polen olarak Hatice Ezgi olarak Dicle olarak burada bulunduğumuzu söylemek istiyorum" dedi. Saflaşmanın çok net olduğunun altını çizen Kılıç, "Bugün oynadığımız rolün tarihi bir misyonu olduğunu bilmemiz gerek" dedi. Kadınların yürüttüğü mücadeleleri hatırlatan Kılıç, sokaklarda "hayır" çığlığını yükselteceklerini vurguladı.

Yazar Oya Baydar da "Korkunun ecele faydası yoktur" dedi. Farklı amaçlarla da olsa "hayır" diyen tüm kadınlara birlikte mücadele etme çağrısı yaptı.

'BİZ ÇOK GÜÇLÜYÜZ'
OHAL KHK'siyle işten atıldığı için direnişe başlayan Betül Celep de toplantıda söz aldı. OHAL'i de kararnamelerini de tanımadıklarını kaydeden Celep, şöyle devam etti: "Biz çok güçlüyüz. Fabrikalarda direnen kadınların, sendika için kendi hakları için aileleriyle, devletle, işverenle mücadele eden tüm kadınların 'hayır'ını buradan duyuruyorum."

'ALEVİ KADINLAR HAYIR MÜCADELESİNİ YÜRÜTECEK'
Alevi Bektaşi Federasyonu Örgütlenme Sekreteri Sevim Yalıncakoğlu da yaptığı konuşmada "Alevi kadınları olarak elbette 'hayır' diyeceğiz, sebebimiz çok. Ekin Wan'larla birlikte olup 'hayır' diyeceğiz. Sokakta erkekler tarafından öldürülen Güldünyalar için de 'hayır' diyeceğiz. Biz zalimin zulmünde yok olmuş tüm kadınlar için 'hayır' diyeceğiz. Biz Alevi kadınlar, Zeynep Ananın yolundan gittiği için 'hayır' diyecek hem de hayır mücadelesini yürütecek" ifadelerini kullandı.

'YILLARDIR SAVAŞA KARŞI 'HAYIR' MÜCADELESİ YÜRÜTTÜK'
Barış Anneleri Meclisi Üyesi Güler Buğday ise yıllardır savaşa karşı mücadele yürüttüklerinin altını çizdi. Buğday, "Annelerin gözyaşları dursun istedik. Haksız savaş dursun istedik, kadın zulmün dursun istedik. Kadın katliamlarına karşı 'hayır' dedik ve 'hayır' diyeceğiz" şeklinde konuştu.

Toplantıda söz alan balerin Zeynep Tanbay da "Çok umutluyum. Bu salondaki kadınların Türkiye'deki tüm kadınları temsil ettiğine inanıyorum. Kadınlar mutlaka eşitlikten yanadır, barışta ve umuttan yanadır. sadece bu nedenlerden dolayı kadınlar 'hayır' diyecek" diye belirtti.

CHP Parti Meclisi Üyesi Canan Kaftancıoğlu da basın toplantısına gelen kadınları işaret etti. "Gün bir araya gelme günüydü" diyen Kaftancıoğlu, kadınların mücadelesinin referandumda "hayır" oyunun güçlü çıkacağının kanıtı olduğunu kaydetti.

Toplantının sonunda İranlı feministlerin yolladığı mesajlar okundu, kadınların yürütüğü mücadele videosu yayınladı.


Alkış, zılgıt ve "hayır" çığlıklarının yükseltiği basın toplantısı horon ve halaylarla tamamlandı.


Basın toplantısında okunan deklarasyonun tam metni ise şöyle:

“HAYIR’ın sesini, gücünü kadın dayanışmasından alan kadınlar olarak yükseltiyoruz. Bizler “Hayır diyen Kadınlar” diye yola çıkıp, çoğalarak Hayırlarımızla (!) hep birlikte hayatlarımıza, geleceğimize, kazanımlarımıza sahip çıkmak istiyoruz.

Peki biz kimiz? Ne istiyoruz? Neden ısrarla, inatla HAYIR! diyoruz? Bizler farklı inançlardan, farklı etnik kimliklerden, dinlerden, farklı cinsel yönelimlerden, farklı dillerden, farklı parti, sendikalar, kadın örgütlerinden, farklı şehirlerden belki de bugünün en büyük aciliyetlerinden olan iki hecelik bir kelimenin etrafında birleşmiş yüzlerce kadınız. Daha iyi bir yaşam için birbirine umut bağlayan kadınlarız. Tarih akıp gitti ancak bir kadınların kız kardeşlerimizden devraldığımız umut, direniş ve mücadele geleneğimiz hiç değişmedi. Değişmeyecek.

Bugünse Kadınlar olarak özgürlüğümüzün, özne olmamızın yolunu tıkayacak, kazanımlarımızı yok sayacak ” OHAL’de” de ” Anayasaya’ da”, “Referanduma’ da” hayır demek için politik bir özne olarak çıktık yola. Dişimizle, tırnağımızla, bin bir emek ve mücadeleyle elde ettiğimiz kazanımlara el konmasın, hayatlarımız bir adamın iki dudağı arasında olmasın tek adam rejimine HAYIR diyelim diye çıktık yola.

Biz kadınlar bugün referandumda başkanlığa HAYIR! diyoruz. Çünkü biliyoruz, görüyoruz, yaşıyoruz. Geldiğimiz noktada kazanımlarımıza, emeğimize, tarihimize anayasayı şöyle değiştirmek, başkanlıkla demokrasiyi budamak ve o halle haklarımıza el konulması girişimiyle karşı karşıya olduğumuzun farkınlayız. Bu farkındalıkla HAYIR diyoruz.

Başkanlık sisteminin ne anlama geldiğini biliyoruz. Yasamanın, yürütmenin yargının tek adamın elinde toplanmasının siyasetin erkek yapısını nasıl besleyeceğini ve hayatlarımızı nasıl tehdit edeceğiniz biliyoruz. Bizler biliyoruz’ ki OHAL’de, Anayasada ve hayata geçirmeyi planladıkları tüm politikalarında toplumun erkek egemen yapısını, cinsiyetçi önceliklerini baştan aşağı dönüştürmeyi hedefliyorlar. Bunun için, bizim irademizi ipotek altına alacak, bizi siyasetin nesneleri haline getirecek cinsiyetçi politikalara karşı “Hayır” diyoruz.

Bugün “Hayır” sözünü yükseltmenin bilinci ve zorunluluğuyla çıktık yola. Çünkü bizi kapıda bekleyen tehlikenin farkındayız. Biz kadınlar bu tehlikenin ayak seslerini uzun zamandır duyuyoruz. OHAL denilerek kapattıkları kadın derneklerimizden, saldırdıkları kadın medyalarımızdan, eş başkan ve kadın milletvekillerinin tutuklanmasından, kadın temelli yerel yönetim alanlarına saldırılmasından, KHK’larla ihraç edilen, emekleri hiçe sayılan kadınlardan okuyoruz bugün bize başkanlık anlatan zihniyetin alt metnini. Son süreçte kat be kat artan taciz, tecavüz, kadına yönelik şiddet vakalarından, yine aynı şekilde artan kadın cinayetlerinden, trans cinayetlerinden, artan homofobi ve transfobiden biliyoruz bu sürecin biz kadınlar için ne anlama geldiğini.

Ancak bugün Hayır Diyen Kadınların bildiği ve güvendiği bir şey daha var. Biz kadınlar bir araya geldiğimizde önümüzde hiçbir güç duramaz. Biz kadınlar mücadele tarihimiz boyunca ağır saldırılar gördük, bugünde ağır saldırılar yaşıyoruz. Pes etmedik, vazgeçmedik.

Kürtaj yasası dediler; HAYIR dedik. Sokaklara aktık, bedenimiz bizimdir dedik. Ağır tahrik indirimleri dediler. HAYIR dedik, erkek şiddetini görünür kılıp tahrik indirimlerini gerilettik. Tecavüz yasası dediler; HAYIR dedik, binlerce kadın meydanları doldurduk, o yasa o meclisten geçmeyecek dedik ve o yasayı meclisten geçirtmedik. OHAL dediler; HAYIR dedik. Ohalde de, her halde de direniriz dedik, kadın dayanışmasıyla ördük mücadelemizi. Ve bugün tüm deneyimlerimizi önümüze koyduğumuzda kadınların birleşerek, dayanışmayla söylediği “HAYIR” lara olan güvenimizle bir kez daha olanca gücümüzle HAYIR diyoruz!

Bombaların her gün hayatlarımıza düştüğü, savaşta ısrar edenlerin kararlarıyla gencecik insanların yaşamdan koparıldığı bu günlerde, Barış İçin Israr Eden, kadınlar olarak Ohale , Anayasaya , Tek adam rejimine karşı Hayırlarımızı birlikte çoğaltarak Barış içinde yaşayacak halkların ve bir toplumun yolunu hep birlikte öreceğimize duyduğumuz inançla HAYIR diyoruz.

Evde, mahallede okulda işyerinde, mecliste, devlette sözün, kararın eşit paylaşıldığı eşitlikçi, katılımcı bir hayatı ve siyaseti örmeye çalıştığımız için HAYIR diyoruz.

Bizler ücretli/ücretsiz çalışan, ev emekçisi, yoksul, işsiz, çocuklu/çocuksuz, genç/yaşlı, engelli, inançlı/inançsız başörtülü/başörtüsüz kadınlar olarak hepimizin konuşabildiği, birbirimizin sesini duyabildiğimiz ve birbirimizi anlayabildiğimiz bir ülkenin geleceğinde karar sahibi olabilmek için HAYIR diyoruz.

Ve yineliyoruz; bugünü dönüştürmeye, yarını değiştirmeye, şimdilik bir HAYIR’LA başlayacağız. İstediğimiz yarınlara her bir kadının ağzından çıkacak bir HAYIR’ la bir adım atacak, hayatımızı bir adamın ağzından çıkan söze emanet eden rejime HAYIR demekten vazgeçmeyeceğiz.

Biz kadınlar, başkanlığa, tek adam rejimine, özgürlüğümüz için, eşitlik için, barış için, geleceğimiz için, tüm kazanımlarımız ve kazanacaklarımız için HAYIR diyoruz.”








Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×