Kadınlar güvencesizliğe itiliyor
31 Ekim’de Isparta’da servis minibüsünün şarampole yuvarlanması sonucu Konya Akşehir’den çalışmak için gelen 15 mevsimlik tarım işçisi kadın, bir çocuk işçi ve sürücü olmak üzere 17 kişi yaşamını yitirmişti.

Isparta Yalvaç’taki işçi katliamının ardından İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kadın Meclisi, Konya Akşehir’de mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşullarına ilişkin gözlemlerde bulundu.

Petrol-İş Sendikası’nın da desteği ile 27 ve 29 Kasım tarihleri arasında yapılan ziyaret sonucu, tarım işçilerinin çalışma koşullarına ilişkin gözlemler ve çıkarılan sonuçlar raporlaştırıldı.

İSİG Kadın Meclisi’nin Akşehir gözlemleri şöyle:

1- Bölgede kadınlar temel olarak geçici tarım işçisi olarak çalışıyor. Bunun dışında bölgedeki dondurulmuş meyve üretimi yapan soğuk hava depolarında ve sanayinin çok gelişmemiş olmasından kaynaklı sınırla sayıda bulunan fabrikalarda (gıda, tekstil-deri) sigortasız olarak çalışıyorlar... 

2- Bölgede yoğun olarak erkeklerin ya düzensiz işlerde çalıştığını ya da çalışmamayı tercih ettiklerini görüyoruz ki bu nedenle hanehalkı geçimi tamamen kadınların üzerinde kalıyor. Akşehir’de fabrikalarda ve tarım dışı diğer iş olanaklarında asgari ücretli bir iş bulmanın zor olması ve bulunsa dahi asgari ücretin nüfusu geniş olan hanehalkının geçimine yetmemesi kadınları güvencesiz ve kayıtdışı olan mevsimlik geçici tarım işçiliğine itiyor...

3- Tarımdaki iş süreci Mart ayı itibarı ile başlıyor. İlk olarak hasat çapası ile başlanıyor ve ardından kiraz, vişne, çilek, erik ve elma olarak devam ediyor. Ayrıca fertil (günebakan bitkisinin kadın ve erkek tohumunun birbirinden ayrılma işlemi) işi yapılıyor. Bu işler Aralık ayına kadar sürüyor. Tarlalarda kadınlar çapa, meyve toplama işleri yaparken erkekler kasa taşıma işini yapıyor. Görüştüğümüz kadınlar en zor işin fertil ve kiraz toplama işi olduğunu belirttiler. Fertil işinde sürekli arı sokma, meyve toplama işinde ise düşme yaygın yaşanıyor. Birçok kadın kendisinin ağaçtan düştüğünü ya da diğer arkadaşlarının ağaçtan düşerek belinin kırıldığını dile getirdiler. Ayrıca kiraz döneminde ise vücutlarında sürekli morluklar olduğunu belirttiler...

4- Tarım işçiliğinden kaynaklanan ağır iş koşulları nedeniyle yaygın olarak kas-iskelet sistemi hastalıkları, bel fıtığı, romatizma ve soğukta çalışmaktan kaynaklanan alt ve üst solunum yoluna bağlı rahatsızlıkların sıkça yaşandığını söylediler. Çalışma süreleri günlük 16 saate kadar varıyor. Bölgedeki kadınlar çok küçük yaştan itibaren çalışmaya başlamışlar. Akşehir’de tarımda çocuk işçiliğinin yaygın olduğunu gördük. Çocuk işçiliğin nedeni ise okul harçlığını çıkarmaktan ziyade ev geçindirme amaçlı... 

5- Bölgedeki dayıbaşılık sistemi sadece bireysel gelişen bir olgu değil. Feodal bir yapıya sahip olarak ailede simgeleniyor. Tarım dışında bölgedeki fabrikalar da dayıbaşı sistemi ile çalışıyor. Soğuk hava deposu ve diğer fabrikalarda 12 saatlik vardiyalar yaygın. Yine sigortasız olarak kadınlar bant başında çalışırken erkekler kasa taşıma yapıyor. Soğuk hava depolarında gece çalışırken aşırı soğuğa maruz kalıyorlar ve iş kıyafetleri verilmiyor... 

6- Akşehir’in kuzey kısmı daha yoksul ve çalışmak için Akşehir'e geliyorlar. Bunun dışında bölgede gezici olarak gelip 2-3 ay çalışan Kürt ve Suriyeli işçilerde mevcut..

Sonuç 

Tarımda her yerde olduğu gibi Akşehir’de de cinsiyetçi iş bölümünün olduğunu görüyoruz. Üretim de yeniden üretim de kadının sırtına binmiş durumda. Bölgedeki görüştüğümüz birkaç işveren “o arabaya kendi rızaları ile biniyorlar, jandarmayı kendi isteği ile kandırıyorlar” derken, bir dayıbaşı ise “ben de dayıbaşılık yapıyorum ama benim arabam yok” diye savunuyor. Ailelerde ise kaza, kader ve tevekkül anlayışı yok yaygın bir durumda. Tabi bir de ölenler kadın işçiler olduğu için birçok şey çoktan unutulmuş. Ancak yaşananlar kazadan kurtulan kadınların hafızalarına kazınılmış durumda…

Kadın işçileri tarım işçiliğine iten nedenlerin temelinde erkeklerin çalışmaması ve kadınların fabrikalarda asgari ücreti dahi alamaması yatıyor. Kadın ve erkek işçiler arasında ücret eşitsizliği var. Kadınlar sigortasız ve güvencesiz çalışmaya itiliyor ve evin geçimi kadın üzerinden sağlanıyor...

* Mevsimlik gezici ve geçici tarım işçilerinin, İş Kanunu kapsamına alınmalı

*Bağımsız, kadın örgütlerinden ve sendikalardan, mevsimlik işçi derneklerinden insanların bir araya gelerek, bir denetim ve raporlama mekanizması kurulmalı

*Mevsimlik gezici ve geçici tarım işçiliğinin bir kadın işçiliği olarak tanımlanmalı

* Kadınların bakım sorumluluğunun hafifletilmesi için küçük çocuklar için çalışılan tarlaların yakınlarında bakım merkezlerinin, okul çağındaki çocuklar içinde telafi eğitim merkezlerinin açılmalı

* İşçilerin barınma, yemek, temizlik gibi ihtiyaçları için gerekli alanların işverenler ve belediyelerin ortaklığında kurulması ve hizmetlerin ücretsiz sağlanmalı

* Dayıbaşılık/elçilik gibi aracılık faaliyetlerinin ortadan kalkması için işçi ile işvereni biraraya getirebilecek, kolay ulaşılabilir ve şeffaf işleyen bir sistemin kurulmalı

* Taşınma sorunun halledilmesi mevsimlik işçiliğin yaygın olduğu zaman diliminde, bedava, sağlıklı taşınma hizmeti verilmeli

*Herkes için eşit ve insanca yaşanabilir bir asgari ücret…

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×