Kadınlar OHAL’i parçaladı: İstiklal fethedildi! “Biz hayatı istiyoruz, faşizme ‘hayır’”

“Tek başına olmaz, hayır. Kadınlar birlikte güçlü” diyerek 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde sokağa çıkan binlerce kadın, 15. Feminist Gece Yürüyüşü için İstiklal Caddesi’nde bir araya geldi. 8 Mart’a doğru giderken üç ayrı eylem gerçekleştiren ve kadınlar olarak referandum sandığını 8 Mart meydanlarına kuracaklarını ilan eden kadınlar İstanbul’dan Tek Adam’a yanıtını verdi: Hayır!

Her yıl Feminist Gece Yürüyüşlerine şiddete, tacize, tecavüze, erkek egemenliğine, eşitsizliğe hayır demek için çıkan kadınların bu yılki hayırlarının bir anlamı daha vardı, 8 Mart’tan 16 Nisan’a sözlerini söylemek. Evlerden, işyerlerinden, atölyelerden, liselerden, amfilerden topladıkları “hayır”larını bir kez de İstanbul’un göbeğinde haykıran kadınlar bu güne kadar birlikte mücadele ederek iktidara attırdıkları geri adımları hatırlattı.

Kürtaj yasası ve tecavüzcüleri aklayan yasa tasarısını Meclis’ten geçirmeyen kadınlar referandumda da sandıktan Tek Adam rejimini geçirmeyeceklerini ilan etti

15. Feminist Gece Yürüyüşü’nde bir araya gelen binlerce kadın, “Geceleri de sokakları da meydanları da terk etmiyoruz. Hayatımıza her müdahaleye ‘Hayır’, feminist mücadelemizin geri dönüşü yok” dedi. İstiklal’den dünyaya, Uluslararası Kadın Grevi selamlandı.
Bu yıl 8 Mart kadınların dünyanın her yerinde yan yana geldiği, savaşa, erkek egemenliğine ve şiddetine, heteroseksizme ve her türlü ayrımcılığa itiraz ettiği ve ‘hayır’ dediği bir 8 Mart oluyor.

Bu yıl 15’incisi düzenlenen 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü için kadınlar, saat 19.30’da İstiklal Caddesi’ndeki Fransız Kültür Merkezi önünde buluştu. Binlerce kadın ve trans, “Yaşasın feminist mücadelemiz” sloganları ve her dilde şarkılarla dans ederek Tünel Meydan’a yürüdü. Yürüyüşe HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ile TJA aktivisti Ceylan Bağrıyanık da katıldı.

Yaşasın 8 Mart, bijî 8’ê adarê
Yürüyüş boyunca kadınlar sık sık, “Yaşasın 8 Mart”, “Bijî 8’ê adarê”, “Eşitlik olmadan adalet olmaz”, “Hayatlarımıza sahip çıkıyoruz ”, “Ev işini bırak dünya dursun”, “Yoldan çıktık geliyoruz”, “Dolapta zıkkımın kökü, sokakta isyan var”, “Ne erkeklere, ne devlete çocuk borcumuz yok”, “Bedenimiz, hayatımız, kararımız bizim! Aileniz sizin olsun!”, “Aile değil kadınız! Feminist isyandayız!”, “Boşanmayı değil cinayeti engelle”, “Bir kere çıktık sokağa, bir daha dönmeyiz geriye. Kadınlar isyanda” sloganları attı.

“Kutuplaşan dünyada en büyük dayanağımız kadın dayanışmasıdır” diyen kadınlar, erkek şiddeti sonucu katledilen kadınlar ile hayatta kalmak için şiddet gördükleri erkeklere öz savunma yapan kadınları da andı.
Hiçbir yere gitmiyor, direniyoruz
Tünel’e varıldığında ise 8 Mart manifestosu ve basın metni okundu. Türkçe ve Kürtçe okunan basın açıklamasında, OHAL koşullarına karşılık kadınların direnişine dikkat çekilerek, şunlar kaydedildi:
“Bu sene 15. kez, Feminist Gece Yürüyüşü’nde kadınlar ve translar olarak işte yine yan yana sokakta, meydanda, İstiklal Caddesi’nde, hayatın orta yerindeyiz. İçimize korku salan, biz kadınları sokaklardan, meydanlardan, gecelerden, üniversitelerden, kamudan, iş yerlerimizden ve siyasetten tasfiye etmeye çalışan devletin ve bedenlerimize her gün kasteden erkeklerin karşısında hep birlikte dikilmekteyiz. OHAL’in yıkıcı koşullarında bile en iyi bildiğimiz şeyi yapmaktan geri durmuyor, hiç bir yere gitmiyor, direniyoruz, çünkü hayatlarımızın da mücadelemizin de geri dönüşü yok.”
Kadın dayanışması ile birbirimizi güçlendiriyoruz
Erkek egemenliğinin evde sokakta kadınlara ve translara saldırıyı meşrulaştırdığını hatırlatan kadınlar, devletin cezasızlık politikasına dikkat çekerek şunları söyledi:
“Muhafazakarlığın ve erkek egemenliğinin her türlüsünü en iyi biz tanıyor, kadınlara nasıl saldırdığını en iyi biz biliyoruz. Şort giyen kadına atılan tekme, parktaki hamile kadına saldırı, gece evine dönen kadına tecavüz haberlerini duydukça korkup evlere dönmemizi istiyorlar. Bu haberleri duyuyoruz çünkü biliyoruz ki hali hazırda var olan erkek egemenliğini gün geçtikçe daha meşrulaştırıyorlar. Erkekler cezasız kaldıkları gibi ödüllendiriliyor, hukuk onlar için çalışmaya devam ediyor. Halbuki biz korkmak, geri çekilmek şöyle dursun; kadın dayanışması ile birbirimizi güçlendiriyor, sokaklardan geri çekilmiyoruz. AKP iktidarı, heteroseksist, Türk ve Sünni aileyi hepimize dayatırken bu politikaların hedef haline getirdiği translar evlerinde, sokakta, erkekler tarafından öldürülüyor, katiller bizzat devletçe korunuyor ve teşvik ediliyor.”
Borcumuz yok, bizler erkeklerden alacaklıyız
AKP’nin milliyetçi güvenlik politikaları ile yaşam alanlarının daraltıldığını ve bombaların hayatlarına düştüğünü söyleyen kadınlar, AKP’nin heteronormatif aile dayatmasına da karşı çıkarak, şöyle devam etti: Her geçen gün erkek şiddetinin aramızdan aldığı kadınların ve transların sayısı artarken, erkek adalet kadın katillerini her türlü erkeklik indirimlerinden faydalandırıp onlara ödül gibi cezalar veriyor, hayatlarına sahip çıkan kadınlara ise ağır cezalar yağdırıyor. AKP arkasına aldığı milliyetçi güvenlik politikaları ile yaşam alanlarımızı giderek daraltıyor. Hayatlarımıza bombalar düşüyor.
Aile kuralım diye yapmadıkları teşvik kalmaz iken, biz kadınları aile içine tıkıp yalnızlaştırmak, güçsüzleştirmek istiyorlar. İstiyorlar ki çocuk doğuralım, çocuk bakalım, esnek çalışalım, kiralık işçi yasaları, anneannelere evde çocuk bakım ödenekleri ile ömür boyu niteliksiz güvencesiz işlerde çalışmaya mahkum olalım. Evlilik teşviki de boşanma komisyonu da aynı kapıya çıkıyor: aile. Yıllardır söylüyoruz, yine söyleyelim: Ne devlete, ne erkeklere çocuk borcumuz var. Aksine, bizler erkeklerden alacaklıyız. Evlilik teşviklerine de karnımız tok. Bu kadar teşvike rağmen boşanmaların artması ne söylüyor biliyor musunuz?”
Haklarımızı biz kazandık, bizler koruyacağız
AKP’nin OHAL’i fırsata döndürdüğünü, hem sokakları zapt ettiğini hem de gece yarısı çıkarılan yasalarla cinsel istismarın ve cinsel saldırının önünün açıldığını vurgulayan kadınlar, şunları söyledi:
“Kadınlar artık sokağa çıktılar, kadınlar hayatlarına sahip çıkıyorlar ve bunun geri dönüşü yok! Terörle mücadele bahanesi ve OHAL fırsatçılığı ile muhalif kadın kurumlarını kapatırken, bir yandan da kendilerine yakın kadın kurumlarını kuruyorlar ki ‘Bakın biz de kadın örgütleri ile beraber çalışıyoruz’ desinler. Kadın belediye başkanları ve yerel yöneticiler ile onların çabalarının ürünü olan kadın danışma ve dayanışma merkezleri kayyumlarla işgal ediliyor. Gelen kayyumların ilk işi ise kadın merkezlerini kapatmak hatta ‘kadın otobüs şoförü olmaz’ demek oluyor. Mecliste sesimiz olan, eşit temsili hayata geçirmeye çalışan, feminist mücadelede yol arkadaşımız olan kadın millet vekilleri tutuklanıyor, susturulmaya çalışılıyor.
Bizleri meclisten, toplumsal hayattan itekleyerek çıkarmaya çalışıyorlar. Bizler ise mecliste değilsek sokaklarda, belediyede değilsek meydanlardayız ve her koşulda, her yerde kadın dayanışması ile başka türlü bir dünyanın mümkün olduğunu haykıracağız. Gece yarıları bizlerden habersiz meclisten geçirdikleri yasalarla, çocuğun istismarcı ile evliliğinin önün açmaya, kadınların medeni kanun ve uluslararası sözleşmeler ile hak ettiği kazanımları birer birer gasp etmeye çalışıyorlar. Haklarımızı biz kazandık, elbette bizler koruyacağız. Sessizce bekleyip, kaderimize boyun eğeceğimizi sananlara gülüp geçiyoruz. Daha iyisi şen kahkahalarımızı gönderiyoruz.”
Kadınlar, 15. Feminist Gece Yürüyüşü’nün basın açıklamasının devamında şunları kaydetti:
Kadın dayanışması sınırları aşıyor
“Bu 8 Mart’ta her zamankinden çok daha güçlüyüz. Çünkü dünyanın farklı yerlerinde kadınlar benzer muhafazakar, ırkçı, militarist, cinsiyetçi, homofobik ve transfobik devlet politikalarına karşı grevdeler, sokaktalar, isyandalar. Bu yıl 8 Mart kadınların dünyanın her yerinde yan yana geldiği, savaşa, erkek egemenliğine ve şiddetine, heteroseksizme ve her türlü ayrımcılığa itiraz ettiği ve ‘hayır’ dediği bir 8 Mart oluyor. Kadın dayanışması sınırları aşıyor! Çetin zamanların bizi ittiği yalnızlık ve korkudan, yine birbirimizden güç ve cesaret alarak sıyrılıyoruz. Gece yürüyüşümüz, işte bu birlikteliğin ve kararlılığın hem ifadesi hem de yeniden ilanıdır.
Bizler bugün burada binbir çeşit kadın, binbir çeşit mücadele yöntemlerimizle bir aradayız. Farklılıklarımızla güçleniyor, hayatlarımıza yöneltilen tehditlere karşı yan yana, el ele mücadele ediyoruz. Ne giyineceğimize, kimle sevişeceğimize, hazzımıza, ne zaman sokağa çıkacağımıza, hamile kaldığımızda kürtaj olmamıza, ne zaman ne kadar hangi tonda konuşacağımıza, kahkahamıza karışma hakkına sahip olduğunu sananların neslini tüketene kadar devam edeceğiz. Hayatı yeniden ve bizler kuracağız.
Erkek devlete hayır, yaşasın feminist mücadele
Buradan erkeklere ve erkek devlete bir kez daha ilan ediyoruz. Yüzde yüz eşitlikten azına hayır! Sınırları aile ile çizilmiş bir hayata hayır! Eşit emeğe, eşitsiz ücrete ve güvencesiz çalışmaya hayır! Hak ve özgürlüklerimizin kırpılıp un ufak edilmesine hayır! Erkek adalete ve erkek devlete hayır! Ailenin reisine de devletin reisine de hayır!
Geceleri de sokakları da meydanları da terk etmiyoruz. Feminist mücadelemizin geri dönüşü yok. Gelecek sene de bu alanda feminist mücadelenin sesini yükseltmek için buluşacağız. Yaşasın feminist mücadelemiz. Yaşasın 8 Mart!”
Tüm gece 8 Mart kutlaması
Basın açıklamasından sonra trampetler, sloganlar ve danslar eşliğinde 8 Mart’ı kutlayan kadınlar, Taksim’in sokaklarına dağılarak gece boyunca kutlamaya devam edecek.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×