Bu Makale
938 Tekil
Görüntülendi.
Kalemi Kılıçtan Keskindi
Bu ülkede silahı olandan değil de her nedense kalemi keskin olandan hep korkulmuştur.
Muammer Aksoy’dan, Bahriye Üçok’tan, Ahmet Taner Kışlalı’dan, Abdi İpekçi’den, Çetin Emeç’ten, Uğur Mumcu’dan ve daha nicelerinden
Uğur Mumcunun kalemi kılıçtan keskindi, yazdıkları ile çeşitli tehditler almış ama o yine de yılmamıştı.
Asla kalemini satan bir gazeteci olmamıştı.25 bin kitabıyla, binlerce yazdığı köşe yazısıyla hep gerçekleri savunmuştu.
Çünkü o, gericiliğin, tutuculuğun, vurgunculuğun, sömürünün ve cinayetlerin üstüne gitti her zaman.
Çünkü o, Ülkemizde ve bölgemizdeki tüm terör olaylarının Türkiye’ye özgü bir olgu olmadığını, Uluslararası boyutta olduğunu ortaya koymuştu ve son günlerine kadar Türkiye üzerinde Amerikan ve İsrail politikalarını,CİA-MOSSAD- Barzani ilişkilerini dile getirmişti,
24 OCAK 1993 evinin önünde aracına konulan bir bomba ile Uğur MUMCU bir kış günü susturuldu.
Onu çok özlüyoruz onun cesaretini, onun kıvrak zekasını özlüyoruz.
Yaşasaydı eminim bu yaşananlar karşısında kahrolurdu, üzülürdü ama bir o kadar da  pek çok olayları aydınlatır, pek çok kumpası çökertir, oynanan oyunları bozardı.
Yazımı Uğur Mumcunun su sözleri ile bitirmek istiyorum.
“Bir Ulus ne kadar okuma- yazma, öğrenme, araştırma eğiliminde ise, o kadar sağlam, hoşgörülü ve demokrat yapıda olur.” 
Işıklar için de uyu güzel insan sevgiyle, özlemle…

                                                           
  
 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×