Bu Makale
727 Tekil
Görüntülendi.
KARANTİNA VE İÇ ÖZGÜRLÜK

KARANTİNA VE İÇ ÖZGÜRLÜK

 

Yaklaşık bir aydır evlerdeyiz.

Her zaman görüştüğümüz akrabalarımız, dostlarımız, arkadaşlarımızdan uzak kaldık.

Zorunlu olmadıkça kimseyle görüşmüyoruz.

Panik ve korku eşliğinde geçen zamanlar yaşanıyor.

Önceki alışkanlıkları gerçekleştirememenin şaşkınlığı var çoğunluğun üzerinde.

Daha önce çok az iletişim kurulan çekirdek aileyle uzun süre başbaşa kalmanın dayanılmaz hafifliği veya ağırlığı yaşanıyor.

Hiç alışkın olmadığımız bir yaşam biçimi dayattı Covid-19.

Bu süreci olumlu değerlendiren bir azınlık var elbet.

Kendi üzerine yatırım yapan, kitap okuyan, düşünen, yaratıcı fikirler üzerine yoğunlaşan, zamanı iyi yöneten ve öğrenen insanlar az değil...

Ancak çoğunluk şikayet halinde.

Kendini oyalayacak oyuncaklar arıyor...

Süre uzadıkça isyanlar başladı.

Çünkü...

Yalnız kalmaya alışık değiliz.

Bu deneyimi bilmiyoruz.

Çünkü...

Çevremize rapor vereceğimiz, neler yaptığımızı/yapamadığımızı anlatacağımız insanlara ihtiyaç duyuyoruz.

Oysa...

Bu durumu fırsata çevirebiliriz.

Aynalardan oluşan bir çemberin içinde olduğumuzu düşünelim... Kimliğimiz o aynalara yansıyanlar olsun.

Aynaya yansıyanlar vazgeçmediğimiz/vazgeçemediğimiz imajlarımızdır aslında.

Onlardan kurtulmadıkça özgürleşmek mümkün müdür?

Özgürleşmek ne demektir?

Kimliği ve ona eşlik eden tüm sınırlamaları bırakmaktır.

Eğer insanların hakkımızda ne düşündükleri önemliyse, sınırlamalarla doluyuz demektir.

Bu sınırlamalardan kurtulmak için ne yapılmalı?

Dikkatimizi dağıtan şeyler olmadan tek başına düşünceye dalmaya daha fazla zaman ayırmak olabilir mi?

Yalnız kalmakta sorun yaşayan insanlar, o aynalardan oluşan çemberin ortasında yaşayanlardır. 

Çünkü onlar kimliklerini bir arada tutmak zorundadırlar. 

O çemberin dışına çıkanlar tek başlarına derin düşünceye (tefekkür) dalarak nitelikli zaman geçirebilirler.

Ve...

Duygularını, düşüncelerini gözlemleyerek kendilerini tanıma şansı elde edebilirler. 

Bu karantina günleri belki de insanın  dış dünya esaretinden kurtulması, imajlarından arınması, gerçek iç özgürlüğüne kavuşması için büyük bir fırsat olabilir.

Ne dersiniz?

 

 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
A.Semih İşevi 2 ay önce

Duygularımız, eğer düşüncelerimizle onları kendimize saplamazsak dalgalanacak ve gelip geçecektir derim.
Olanı kabul, olacağa teslim, olmuşa şükür en çok bu zamanlarda faydalıdır.
Yeter ki bugünlerde kendimize huzurlu bir an bulup onunla zamanın içinde akıp gidelim.
Gerisi gelir, gerisi geçer.
Sağlıklı günler ve kaleminize kuvvet dilerim