Bu Makale
113 Tekil
Görüntülendi.
KOMPLODUR KOMPLO !

KOMPLODUR KOMPLO !

- Önümüzdeki 20 sene içinde teknoloji tahmin edemeyeceğimiz kadar ilerledi.

- İnsan hayatının alışkanlıkları hayalimizin çok üstünde değişti.

- Çin ve Hindistan’ın büyümesi, gelişmesi çok kutuplu bir dünyayı oluşturdu.

- Nüfusun çok artması enerji, gıda ve suda büyük problem yarattı. Dünya kaynakları bu nüfus artışına dayanamadı.

- Enerji sorunu büyük boyutlara ulaştı. Çevre kirliliği arttı. Bu nedenle Dünya genelinde yenilebilen enerji kullanılmaya başlandı. Küresel enerji bütünlüğü sağlandı ve bir merkezden yönetildi.

- Her alanda birbirine daha çok entegre olmuş ekonomiler oluştu.

- Ulus üstü düzeyde daha fazla işbirliği ile yüksek hacimli işler oluştu.

- Güçlendirilmiş küresel kurumlar daha fazla arttı. Bu kurumlar teknoloji sayesinde iklim, sağlık, tarım, emlak, iletişim ve eğitimi tek merkezden yönetmeye başladı.

- Önceden belirli olmayan sorunlar ortaya çıktı. Salgın hastalıklar, doğal afetler, çatışmalar, ekonomik ve politik krizler baş gösterdi.

- Tüm dünyayı etkileyen bir virüs ortaya çıktı, ölümler arttı.

- Afrika, Güneydoğu Asya ve Orta Amerika ülkeleri pandemiye hazırlıksız yakalandı.

- ABD bile yeterince başarılı olamadı.

- Ama Çin bu virüsle mücadelede acil önlemler alarak çok başarılı oldu.

- Bu sorunların çözümü için küresel politika ve ekonomi tüm dünyada birbirine bağlanarak tek ses haline getirildi. Böylelikle sıkıntıların üstesinden gelindi.

- Eğitimli toplumlarda bu zorlukların aşılması daha kolay oldu.

- Eğitim düzeyi düşük toplumlarda ise uyum sağlanamayınca beklenmedik şoklar yaşandı. Adaptasyon olmayan toplumlarda hükümetler kontrol mekanizmasını daha da artırdı. Kapanmalar yaşandı. Özgürlükler kısıtlandı.

- Zayıflamış ülkelerde hükümetlerin hırsızlığı arttı.

- 2025 yılına kadar dünya genelinde bu düzen sağlandı. Bu sağlanamasaydı kaos bitmeyecekti.

- 2030 yılından itibaren de tüm dünya tek merkezden yönetilmeye başlandı.

*

Yukarıdaki yazılanları okuduğunda garip karşılayan var mı şu anda bilemiyorum.

Çoğunu yaşadık.

Alıştık.

Peki...

2010 yılında bu maddeleri okusaydınız ne düşünürdünüz?

O tarihte böyle bir senaryo kimsenin aklına gelir miydi?

Sanmam.

Muhtemelen komplo teorisi denilirdi.

Bazı kullanışlı arkadaşların yine komplo diyeceğinden şüphem yok.

Onlarla işimiz yok, plandemi yalanında olduğu gibi gerçekler er geç ortaya çıkıyor.

*

2010 yılında Rockfeller Vakfı’nın sitesinde 54 maddelik bir senaryo yayınlanıyor. Yaklaşık iki yıl bu bildiri sitede kalıyor. Sonra bilinmeyen bir nedenle yayından kaldırılıyor.

İlginç olan bu senaryonun dili geçmiş zaman kipleriyle yazılması.

Olmuş bitmiş, yaşanmış gibi kaleme alınmış.

Sanki zaman yolculuğu yapılmış, gelecekten alınan bilgiler paylaşılmış...

(Vakfın sitesinde yayınlanan bildirinin linkini merak edenler için paylaşıyorum.)

https://sg.docs.wps.com/l/sIAnitZOoAfahm5UG

Yazıyı siteden kopyalayanlardan bulduktan sonra sıkça fikir alışverişinde bulunduğum Mehmet Ağaoğlu’na çevirmesi için ricada bulundum. Kendisi yıllarca ABD’de yaşamış, Wall Street’te bankacılık sektöründe çalışmış bir ekonomist.

Sağ olsun kırmadı, birlikte değerlendirmeler yaptık.

Görünüşte çok insani amaçlar için 1913 yılında kurulmuş bir vakıf.

Bu tarih önemli.

Çünkü, ABD Merkez Bankası (FED) da aynı yıl kurulmuş.

Rockfeller, FED’in ortağı olan ailelerden biri. (Bilmeyenler için hatırlatalım, FED ABD devletine ait değildir. Yani bugün dünyanın rezerv parası olan dolar, birkaç ailenin kontrolündedir. )

Çok iyiliksever Rockfeller Vakfı! Global Busines Network ile beraber (ki bu kurum da vakfın kontrolünde) teknolojiyi kontrol etmeyi ana hedef haline getirmiş.

Böylelikle uluslararası gelişmelerde ve senaryo planlamasında liderlik yapmayı amaçlıyor.

Bu 54 maddelik raporda açık açık belirtilmiş...

Amaçlarını yine maddeler halinde yazalım...

-Teknolojinin kontrolünü elde tuttuğumuz sürece insanoğlunun varlığı, hareket tarzları, hayat akışının şekillenmesini sağlarız.

-Niye teknoloji? Çünkü insanları hem negatif hem de pozitif yönde kontrol edebiliriz.

-Teknoloji ile iklim, sağlık, tarım, emlak, iletişim ve eğitim üzerinde büyük manipülasyon yapabiliriz.

-Küresel ekonomide devletlerin korumacılığı, küresel şirketlerin önünde engel. (Ulus devletlerin yıkılması gerektiğini ima ediyor)

- Son 40 senede vakıf olarak dünyada önde gelen şirketlerle, hükümetlerle senaryo planlayıcısı olarak çalıştık.

Senaryo planlaması çok kuvvetli bir koz. Çünkü gelecekte ne olacağını bilmek veya tahmin etmek çok zor. Değişkenler çok fazla.

Senaryolar hakkında çok düşünüp ve tartıştıkça ileriyi daha iyi tahmin edebiliriz. Olaylar oldukça onlara göre daha iyi yol haritası çizebiliyoruz.

Yani tamamen oyunu biz kuruyoruz.

- Bu nedenle Google, Facebook, Amazon gibi şirketlerin sahipleri ile ortak hareket etmeliyiz.

- Teknoloji ile amaç dünyayı küresel bir bütün haline getirmek. Teknolojinin kullanımı Rockfeller Vakfı için olmazsa olmaz.

- Senaryo çalışmalarımızda çok değişik insanlarla bir araya geldik ve hepsinin reaksiyonlarını inceledik (Üniversitelerle işbirliği ve think tank gruplarından söz ediliyor.) Bu konuşmalar devam edecek. Teknoloji dünyadaki her insana değişik şekillerde değecek ve insanlık kontrol edilecek.

- Senaryo planlamasında önce dünyadaki kuvvet dağılımını göz önünde tutmak lazım. Sonra bu kuvvet dağılımını birleştirip yeni birleşmiş kuvvet olarak senaryolar üretmeye devam edeceğiz.

*

Rockfeller Vakfı ve benzer vakıflar eliyle tek merkezden yönetilen bir dünya hedefleniyor görüldüğü üzere...

2010 yılında yazdıkları senaryonun önemli bir bölümünü yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz.

Star Link uyduları tam olarak devreye girdiğinde özgürlüklerimizin tamamen kısıtlanacağı aşikar.

Bu kötü niyetli küresel çete insanlığı hedef almış.

Ajanda 2030 maddelerini lütfen araştırın.

İki seçenek var önümüzde.

Ya bu küresel çeteye karşı tüm insanlık olarak birleşiriz ya da “KOMPLODUR, KOMPLO” ezberiyle tam köleliğe ve ölüme geçiş yaparız.

  
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner163