El Bab: Derin iflasın tezahürü..
Dolu dizgin girilen Suriye politikasında iflas edenler çark ediyor.
Buna dair “kanla yoğrulmuş bir taşeronluk masalı” anlatmama izin verin.

- AKP, Suriye bataklığından çıkış için Rusya'ya sığınarak çark ediyor. 
-Ancak AKP'nin "kurmay" üst akılları da eş zamanlı olarak Suriye politikasında “çark etme” ve “kurban verme” dönemine girdiler..
- AKP'nin bu çarkına esas kurmaylar (yani kendisini var edenler) izin vermiyorlar belli ki...
- El Bab'a varana kadar IŞİD'le “devir-teslim” yaparak ilerleyen TSK ve ÖSO'nun son bir kaç gündür IŞİD'le başı dertte..
IŞİD'in köyleri teslim ederek önünden çekildiği TSK'ya neden aniden karşılık vermeye başladığı konusu kritik..
IŞİD, kendisini var eden esas aktörün, yani ABD'nin taşeronu olduğu gerçeğiyle karşı karşıyayız.

ABD, Erdoğan'ın Rusya'ya yakınlaşma jestine karşılık olarak “IŞİD'ini” harekete geçirerek, bildik ABD stratejisini uyguluyor.
Bu da Erdoğan’ı hizaya sokma stratejisidir: Rusya’ya yanaşma kartına karşı IŞİD kartı.
Erdoğan’ın çıkmazı da burasıdır: Bir ABD projesinin ürünü olarak var olan AKP ve Erdoğan’ın dört elle sarıldıkları BOP taşeronluğu, IŞİD ve kardeşlerini aleni besleme-büyütmeye dayalı politikadan ibaretti..
AKP, taşeronluğunu üstlendiği BOP için IŞİD ve türevlerini baş tacı ederken, bu katil sürüsünün sonsuza kadar kendisine biat edeceklerini ve onları canının istediği gibi yönetmeye devam edeceğini zannetti.
Bu da AKP’nin en büyük yanılgısıdır. 
Bunu şöyle tarif edelim: Kendisi bir patronun taşeronu iken, aynı patronun çocuğunu sonsuza kadar yöneteceğini zannetmesi ve bu özgüvenle hareket etmesi, hayatının en büyük yanılgısıdır.. 
IŞİD ABD’nin çocuğudur.
ABD çocuğuna taşeronlar var etti ve AKP de bu taşeronlardan biridir..
Patron ABD ise ve IŞİD de patronun çocuğu ise, bu patronun taşeronu (AKP), patronun gözüne girmek için O’nun çocuğunu (yani IŞİD’i) beslemekten başka ne yapabilir?
AKP de uzun bir süre bunu yaptı.
IŞİD’e “iyi baktı”, besledi, büyüttü…

Ama şimdi çark etmeye kalkışan bir RTE’si var.
Nedeni ise, taşeronluğunu üstlendiği proje iflas ettikçe, faturanın kendisine kesileceğini iyice kavramasıdır..
Çünkü patronları, bu iflastan kendisini sorumlu tutuyorlar.. 
Ama kendisine kesilecek faturanın dayanılmaz ağırlığını iyi bilen RTE, çareyi patronunun düşmanına sığınmakta buldu ve “kurtar beni PUTİ!.” dedi.

Şimdi patron kendi taşeronuna hiza vermenin düğmesine basmış durumda: El Bab’da olan da budur..
Her zaman IŞİD’e söz geçireceğini zannedenleri bu kez IŞİD vurdu. 
El Bab’da TSK’ya saldırılar ve 15’in üzerinde Türk askerinin öldürülmesi “ses getirmedi”, yani taşeronun havuz medyası gündemine dahi almadı..
O zaman iki askeri diri diri yaktırarak hiza vermeye devam etti büyük patron; aynı anda Kürtlere de Suriye’de hiza vermeyi sürdürerek… (bkz. ABD’nin; “Kürtleri destekliyorum, ama sınırlı destekliyorum” tarzı) 
Bir rivayete göre, iki Türk askerini infaz eden IŞİD’li düzgün Türkçe konuşuyormuş...
Bu demektir ki, ABD’nin kendi taşeronuna doğrudan bir mesajı var: “Ben seni var ettim ve sen benim taşeronumsun. Bana ihanet edersen, kendi evinde bile güvende olamazsın!..”

Bu taşeron ise, sadece boğazına kadar battığı bu kanlı taşeronluğunun hezimetinden sıyrılma peşinde, ama evine taşıdığı kanı-kaosu hesap etmeden..
Evet, bataklıkta debelenirken çıkış olarak Putin’e sığındık da, evde beslediğimiz akrepler ne olacak?
Patronun bizi terfi etmesi için “iyi” dadılık yaptığımız ve Suriye’ye ihraç ederek kanla semirttiğimiz bu akrepleri, hep güttüğümüz gibi yine güdeceğimizi zannettik.
Ama onlar taşeronun değil, gerçek sahiplerinin akrepleridir..
Şimdi ne olacak?
AKP’nin Suriye’ye ölüm kusan politikasının geri dönüşü söz konusu:
Sihir sahibine dönüyor!..

Hamide Yiğit
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×