Fatma Sibel Gürcihan (YÜKSEK) yazdı : Mehmetçiklerimizi o cehenneme süren AKP'ye güvenilebilir mi?
"SURİYE'DE NE İŞİMİZ VAR?" ÜZERİNE BİR CEVAP DENEMESİ:
Keşke Suriye'de hiç bir işimiz olmasaydı.
Keşke emperyalistler Suriye'yi parçalama planı yapmasaydı ve keşke AKP hükümetleri bu zillete iştahla katılmasaydı.
Komşumuz egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruyabilseydi.
Biz, komşumuzun bu en meşru hakkına saygı duyup emperyalistlerin yedeğinde değil, Suriye'nin yanında dursaydık..
İşte o zaman Suriye'de hiç bir işimiz olamazdı.
Hatta, haysiyet sahibi bir komşu olsaydık, Suriye devletinin terörist grupları kapana kıstırıp imha etmesine kuzeyden destek bile verirdik.
Emperyalistlerin planı tutmadı, Beşar Esad çetin ceviz çıktı ve ülkesini teslim etmedi.
Esad ülkesini teslim etmedi ama planları bozulanlar geride yanmış, yıkılmış, darmadağın, ağır yaralı bir Suriye bıraktılar.
Sadece bunu bırakmadılar:
Emperyalistlerin her emrini en bayağı biçimde yerine getiren komşu ülke yönetimlerini ve onbinlerce kelle kesen caniyi de geride bıraktılar.
Bu şartlar altında, Türkiye'nin toprak bütünlüğü doğal olarak güvende olamazdı.
Nitekim, Suriye devletinin otoritesi zayıflayınca, fırsatı kaçırmak istemeyen PKK uzantısı terör grupları sınırımıza paralel, Akdeniz'e uzanan bir koridor inşa etmeye giriştiler.
Bu anlamda, Fırat Kalkanı operasyonu doğruydu.
En tepedeki şahıs her ne kadar hâlâ "Biz Esed'i devirmeye gidiyoruz" dese de (Ertesi gün "demedim" dedi) bu operasyonun Suriye'yi ve liderliğini hedef alan bir özelliği yoktur.
Hatta, sınır bölgesinin terörist gruplardan temizlenmesi konusunda Suriye ordusu ile işbirliği bile yapılabilir.
Keşke Suriye ordusu kuzey sınırına bir an önce hakim olsaydı ve biz Mehmetçik'lerimiz süratle Amik Ovası'na çekebilseydik.
Maalesef olmadı, orası bir bataklığa dönüştü ve artık "Ne işimiz var Suriye'de?" diye soracak konumda değiliz.
Peki değiliz ama Mehmetçiklerimizi o cehenneme süren AKP'ye güvenilebilir mi?
Perinçek ve Bahçeli tayfasının savunduğu gibi AKP'ye "milli lider" payesi verilip etrafında kenetlenilebilir mi?
Maalesef hayır..
Türkiye ve Suriye'nin bu noktaya gelmesinde tek bir şahsın hırsı, kini, tarih ve coğrafya bilgisi noksanlığı, milli hassasiyet yoksunluğu ve emperyalistlerle yıllardır yaptığı işbirliği en birinci faktördür..
Bu çocuklar, daha düne kadar kendilerini yakarak öldüren kelle kesicileri desteklemiş bir AKP'ye teslim edilebilir mi?
Edilemez.
İşte böyle cehennem ikilemi ile karşı karşıyayız...
Artık "Ne işimiz var Suriye'de?" diye soramayız..
Çocuklarımız oradalar.
Hem onları sağ salim o bataktan çekmek, hem de ülkemizin toprak bütünlüğünü kurtarmak vazifesiyle karşı karşıyayız.
Ordumuzu bu batağa iten, bunu yaparken bile ne idüğü belirsiz bir "darbe" bahanesiyle askerimize hâlâ darbe üstüne darbe indiren siyasi iradeye güvenemeyiz.
Ancak askerlerimize, onların başındaki komutanlara (Genelkurmay karargahındakilere değil, sahadakilere) güvenmek, onları desteklemek, moral vermek, yanlarında olmak zorundayız.
"Suriye'de ne işimiz var?" sorusu, artık faydasız bir sorudur..
Ülkemizi ve evlatlarımızı bu cehennemden sağ salim çıkarmaya bakmalıyız.
Toplum olarak dayanışma içinde olmaya, milli safları sıkılaştırmaya ve Büyük lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yolundan sapmamaya mecburuz.
Bunun alternatifi yok olmaktır.
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×