KHK Cumhuriyetinde Uçurumdan önceki son rampa referandum
Cumhuriyet dediğin  at donu gibi çeşit çeşit.
Demokrasi dediğin sınıfa göre kişner zaten.
Fakat bizdekinde kişneme bozukluğu var,ad arayışları sürüyor.
Hayli bocalamadan sonra Dünya Sosyoloji Literatürüne girecek bir kıvama geldi ama adı konulamadı.
Şimdilik KHK Cumhuriyeti diyelim.
Ama yasal değil.
Yasal değil, takan da yok zaten, sadece biz bağırıyoruz.
Biraz işkillenmiş olacaklar ki yasal kılıf geçirme çalışmalarına başladılar.
Demokrasi kavramına ileri takısını taktığımız günden beri nedense büyüteçle demokrasi arar olduk.
Bu darbe bahanesi güçsüz iktidarı zorbalıkta zirve yapmaya zorladı.
Artık yönetebilmek için ellerinde KHK denilen sihirli bir sopa var, durmadan savuruyorlar, artık kimin kafasına denk gelirse diyeceğim de denk gelen kafa hep muhaliflerin.
Son yayınlananı ile üniversitelerde kalan 
kaçbir bilim insanını da tasfiye ettiler.
Hatırlarsanız ilk tasfiyelere FETÖ ve PKK bahanesi ile başlamışlardı, şimdi kapsama alanına tüm muhalifler girdi.
Devletin AKP devleti olmasına bir iki kanun hükmünde kararname kaldı.
Bir de şu anayasa değişikliğini geçirirlerse, bir iki yıla mecliste AKP meclisi olacak.
Bütçe ‘varlık fonu’ ile parti bütçesi oldu zaten.
Faşizm diyoruz ya,  durum faşizmden daha çukur bir durum.
Bu pespayelik öyle bir adlandırılmalı ki duyan tiksinmeli, kusmalı.
Bunca zaman suskun kalanlara, uyarılara kulak tıkayanlara, geleceğin nasıl olacağının resmi çiziliyor…
Önümüzde bir referandum var, sisteme kılıf uydurma referandumu…
İki ucu boklu bir değnek…
Ama hala bir elimizde plastik eldiven var ve değneğin en az boklu ucundan tutabilme ihtimali hayli güçlü bir seçenek olarak duruyor.
Bu yüzden, “Hayır” çok derin bir anlama sahip.
Çünkü ilk kez bu zihniyeti yenme ihtimali belirdi.
Yendiniz yendiniz, sonrasında yenebilme olasılığınız çoğalacak.
Ama bu kez de yenemezsek,
“umut”, “direnç”, “savaş”, mücadele” edebiyatı dışında yanınızda yörenizde kimseyi bulamayacaksınız.
Derin bir yenilgi psikolojisi ile kitleler tek güce boyun eğmeye başlayacak ve elli yıl sonra bile bu günkü halinize gelemeyeceksiniz.
Uçurumdan önceki son rampa referandum.
Ya eldivenli elimizle bu boklu değneğin bir ucunu tutup uçurumdan aşağı fırlatacağız ve zaman kazanacağız, ya da…
Muzaffer Arslan-redaktif.net
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×