Zararın neresinden dönersek kârdır. HAYIR’da hayır vardır.
Faşist diktatörlüğün anayasa hali geçtiğimiz hafta meclisten geçti…
Bundan sonrasına elbette halk karar verecek.
Referandum sürecinde yaşanacaklar ise şöyle olacak.
Bu süreçte, her türlü “Evet” propagandası serbest olup, yandaş gazete ve televizyonlar başkanlığın önemi üzerine methiyeler dizecek.
Diktatör ve yağdanlık takımları toplu açılış ayağına her gün bir yerde miting yapıp devlet imkanlarını dibine kadar kullanacaklar. Bu kısma dikkat buyrunuz, diktatöre göre vatandaşlıktan çıkarılması gerekenler referandum öncesi çıkarılacak.
Vatandaşlığa alınacaklar muhtemelen “Evet” oyu verebilecek Suriye’lilerden oluşacak. (Lütfen buradan bir Suriye’li mülteci düşmanlığı çıkmasın, amaç bu değil)
İnşaatlardan ve mezarlıklardan seçmen yaratma, kedi-trafo faktörü, sandık kaçırma ve envai çeşit üç kağıtçılığın en fazlası bu referandumda yapılacak.
Şimdiye kadar gördüğümüz dümenlerden çok daha fazlasını göreceğiz dostlar.
“Hayır” cephesinde ise yasaklar, baskılar, gözaltılar tüm şiddetiyle halkın üzerine daha da çöreklenecek…
Miting yasak, pankart yasak, yandaş provakasyonları mesai yapacak.
Oyuna gelmeyelim.
Yazmayı düşündüğüm şeyi Aykut Erdoğdu daha önce yazmış, aklın yolu birdir.
Söylemek istemem ama bu süreçte siyasi suikastlar veya yeni terör saldırıları olabilir.
Bu karışıklığın diktatöre ne gibi faydası olabilir diye düşünebilirsiniz, cevap vereyim.
Doğumlar sancısız olmaz.
Bu sancılardan şeriat devleti doğacak.
Kaos yaratılıp istikrarın adresi “Evet” gösterilecek.
Şimdiye kadar her seçimden önce “bu son şans” şeklinde konuşmalar yapılırdı ya.
Hepsini unutun, gerçek anlamda son şans referandumu budur.
Bu referandum, karşı devrimin, devrime karşı öldürücü vuruşudur.
Şeriatın laikliğe karşı, gericiliğin aydınlığa karşı öldürücü vuruşudur.
Bu referandum 12 Eylül referandumundan çok farklı bir referandumdur.
Farkı, diktatörün ölüm kalım referandumu olmasındandır ve tam gaz yüklenecek olması da bu yüzdendir.
Ya halklar kazanacak, ya da Erdoğan ailesi memlekette padişahlığını ilan edecek.
Fakat…
Umutsuzluğa kapılmayalım dostlar çünkü diktatörün bu ölüm kalım referandumunu kaybetme ihtimali yüksek.
Hatırlayınız 12 Eylül referandumunda cemaat ve batı, diktatörü desteklediydi.
HDP anlamsız bir boykot kararı alıp diktatörün işini kolaylaştırdıydı.
O zamanki şartlarla şimdiki şartlar arasında dağlar kadar fark var.
O zaman diktatörden beklentisi yüksek olan kesimler vardı.
Aradan geçen zaman diliminde, saray rejimi toplumun çok büyük bir kesiminin nefretini kazandı.
CHP  “hayır” diyor.
MHP’nin tabanı 
“hayır” diyor.
Sosyalistler, komünistler 
“hayır” diyor.
Aleviler, Kürtler 
“hayır” diyor.
Saadet Partisi bile “hayır” diyor.
Meclisten geçen anayasa değişikliği paketinin bu yüzden diktatörün suratında patlayacağını düşünüyorum.
Ve son olarak…
Öyle bir kilometre taşına geldik ki dostlar, kimsenin kimseye çatmaya hakkının olmadığı bir süreç bu.
Başımızdaki belayı atlatalım birbirimize yine çatarız.
Öbür türlü kimsenin kimseye konuşamadığı, kimsenin kimseye yazamadığı, diktatörlü ve de idamlı bir memleket hepimizi bekliyor.
Bugüne kadar AKP’ye oy verenler de dahil, yetmez ama evetçiler de dahil, HAYIR oyu kullanacağını açıklayan ve de kullanan kim varsa başımın üstünde yeri vardır.
Zararın neresinden dönersek kârdır. HAYIR’da hayır vardır.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×