Çorlu tren faciası mağduru ailelere polis müdahalesi

Çorlu tren faciası mağduru ailelere polis müdahalesi

Çorlu tren faciasında yaşamını yitirenlerin yakınları Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde ‘Adalet Nöbeti’ tutarak basın açıklaması yapmak istedi. Polis ailelerin ve milletvekillerinin AYM önünde açıklama yapmasına izin vermedi, arbede yaşandı.
Çorlu tren faciası mağduru ailelere polis müdahalesi

Çorlu tren faciasında yaşamını yitirenlerin yakınları Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde ‘Adalet Nöbeti’ tutarak basın açıklaması yapmak istedi. Polis ailelerin ve milletvekillerinin AYM önünde açıklama yapmasına izin vermedi, arbede yaşandı.

Çorlu’da 8 Temmuz 2018 tarihinde, 25 kişinin yaşamını yitirdiği ve yüzlerce kişinin yaralandığı tren faciasının ilk davası 3 Temmuz’da Çorlu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

Dört TCDD personelinin ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçlamasıyla hakim karşısına çıkacağı tarihten önce kazada hayatını kaybedenlerin yakınları Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde bir araya gelmek istedi. Soruşturma sürecinde haklarında takipsizlik kararı verilen kişilerin de yargılanmasını talep eden ailelerin AYM önündeki açıklaması engellendi.

AYM‘nim karşısındaki Ahlatlıbel Atatürk Parkı’nda toplanan aileler ‘Adalet Nöbeti’ eylemi gerçekleştirmek için yolun karşısına AYM’nin önüne geçmek istedi. Gazete Duvar'dan Serkan Alan'ın haberine göre; polisin engellemesiyle karşılaşan aileler ve milletvekillerinin AYM önüne geçmesine ve basın açıklamasına izin verilmedi.

BEN ORAYA GİDİP AÇIKLAMAMI YAPIP DÖNECEĞİM’
Kazada yaşamını yitiren 9 yaşındaki Oğuz Arda’nın annesi Mısra Öz Sel, AYM önünde açıklamaya izin verilmemesi üzerine, “Sesimi duyması gereken katillere seslenmek istiyorum. Biz evlatlarımızın annelerimizin ve babalarımızın adalet mücadelesi için burdayız. Ben orada açıklamamı yapıp geri dönerim. Ben buraya, parka gelen çocukların yanında açıklama yapmak istemiyorum. O çocuklar benim çocuğumun fotoğrafını gördüğünde aa arkadaşım diyorlar. Ben oraya gidip açıklama yapacağım” diye konuştu.

Kazada eşi Melek Tuna’yı kaybeden Ekrem Tuna, “Kaza olduğunda eşimleydim ben yaralandım. Kazadan sonra 11 kişiyi kurtardım ama eşimi kurtaramadım. Eşim trenin altında daha yatıyorken yolu yapmaya uğraşıyorlardı” dedi.

BİR KADIN SİNİR KRİZİ GEÇİRDİ
9 yaşındayken tren kazasında ölen Oğuz Arda’nın dedesine sağlık ekipleri müdahale etti

Polisin kalkanlarla izin vermediği ailelerden bir kişi AYM önüne koştu. Bu sırada diğer kişiler de AYM önüne geçti. Polisin sert müdahalesi burada da sürdü. Polisin engellemeleri sırasında sinir krizi geçiren ailelerden bir kişi bayıldı.

AİLELERDEN BİR KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Ailelerin AYM önünde yapmak istediği açıklamaya polis yeniden müdahale etti. Yolun karşısına doğru aileleri iten polislerin “süpürün” dediği duyuldu. Yaşamını yitirenlerin ailelerinden bir kişi arbede sırasında gözaltına alındı. Gözaltına alınan kişi bir süre sonra serbest bırakıldı.

‘HESABINI SORMAYACAĞIZ MI SANIYORSUNUZ?’
Polisin AYM önünde basın açıklamasını engellemesinin ardından aileler tekrar yolun karşısına geçerek burada basın açıklaması yaptı. Kazada annesi ve babasını kaybeden İsmail Kartal basın açıklamasında, “Bu kadar sessiz kalmanızın bir sebebi olmalı. Bize bunun hesabını vereceksiniz. Soruyorum adalete, hukuka… Nerede yetkililer? Annemi babamı kaybettim. Bu ölenlerin hesabını sormayacağız mı sanıyorsunuz?Bu adaletsizliği her yerde teşhir edeceğiz” diye konuştu.

Kazada hayatını kaybeden Oğuz Arda’nın annesi Mısra Öz Sel, “Bu katliamın sonunda gördük ki bu olayı sadece dört kişi yargılanacak. İki kişi mahkemeye gelmeyecek. Bizim muhattabımız kim? Biz giden canlarımıza verdiğimiz sözleri sön nefesimize kadar haykıracağız. Benim oğlum can verdiyse dört kişi değil en tepedekine kadar hepsi hesap verecek, yargılanacak. Elbet devran değişecek” diye konuştu.

“Adalet Arıyoruz” başlıklı basın açıklaması şu şekilde:
ELİM KAZA DEDİLER: Bundan yaklaşık on ay önce anamız, babamız, eşimiz, çocuklarımız, kardeşlerimiz devletin demiryollarında devletin trenin altında kalarak can verdi, yüzlercemiz yaralandı. Elim kaza dediler… On ay boyunca sesimizi çıkarmadan adliyelerde hakimlerden, savcılarından, bilirkişilerden medet umduk acımızı bir az olsun hafifletsinler diye, bir daha böyle katliamlar olmasın diye, suçlular açığa çıkarılsın diye.

BİZE YALAN SÖYLEDİLER: On ay sonunda savcı bula bula bu katliamda sorumluluğu bulunan şirketlerden birinin yönetim kurulu üyesini ve soruşturmanın yürütüldüğü şirketlerden birinin danışmanını bilirkişi diye karşımıza çıkardı. Bu bilirkişiler de 25 canın sorumlusu diye küçücük görevleri olan dört kişiyi gösterdiler ve bunu kabul etmemizi istediler, istiyorlar… Yetkilileri de ayrı soruşturuyoruz dediler. On ayın sonunda gözümüzün içine baka baka bize yalan söylediler, sürekli bizi oyaladılar…

KANDIRMALARA KARNIMIZ YOK: Ne soruşturdukları bir yetkili var, ne de gerçek suçluları ortaya çıkarma dertleri var. Bu olayda canlarını yitirmiş aileler olarak artık yeter diyoruz. Oyalamalara, kandırmalara karnımız tok. Başta Ulaştırma Bakanı, TCDD Genel Müdürü, bürokratlar ve üst yöneticiler olmak üzere bir çok kişinin sorumluluğu vardır. Gerçek sorumlular bulunana kadar, suçlulara hak ettikleri cezalar verilene kadar adliyede, sokakta, meydanlarda, sesimizi duyurabildiğimiz her yerde bu adaletsizliği teşhir edeceğiz.

BU HUKUKSUZLUĞA İZİN VERMEYECEĞİZ: Bu hukuksuzluğa izin vermeyeceğiz. Bu adaletsizliği kabul etmeyen milyonlarca insanın yanımızda bizimle birlikte olduğunu biliyoruz. Bu adaletsizliğin ve kayırmacılığın sizleri de en az bizim kadar öfkelendirdiğini biliyoruz. Bizleri acılarımız bir araya getirdi. Sizlerle acılarımızla değil dayanışma için, güvenli demiryolları için, adaletli bir ülke için, daha güzel bir Türkiye için bir hepinizin sesimize ses katmaya, bulunduğunuz her yerde ve her şekilde destek olmanızı ses vermenizi istiyoruz. Gerçek suçluların ancak bu şekilde açığa çıkarılacağını biliyoruz.

 

Yorum Gönder