CHP Sözcüsü Öztrak: Pahalılığın tek sorumlusu Erdoğan yönetimidir

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, ara verilen CHP MYK sonrası gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyor.
CHP Sözcüsü Öztrak: Pahalılığın tek sorumlusu Erdoğan yönetimidir

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, ara verilen CHP MYK sonrası gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyor.

CHP Sözcüsü'nden Devlet Bahçeli'ye sert yanıt

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin CHP ve Kılıçdaroğlu'na yönelik sözlerine yanıt verdi.

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin CHP ve Kılıçdaroğlu'na yönelik sözlerine sert bir şekilde yanıt verdi.



Faik Öztrak'ın Devlet Bahçeli'ye yüklendiği açıklamaları şöyle:

"Bir de kalkıp "Biz ne zaman kardeş olduk" demiş, biz ülkesini peşkeş çekmeyen herkesi kardeşi bildik. Sayın Bahçeli "Kardeş katili ile pazarlık yapandan, evdeki paraları sıfırlarken haysiyetini sıfırlayandan Cumhurbaşkanı olamaz" deyip sonra da kendi koltuğunun bekasın uğruna bekçilliğe soyunanlardan bize kardeş olmaz.

Kalkıp bize, milletimize zillet, illet demeyi bırakın. Siz kim oluyorsunuz. Bu şaşkınlara milletimiz sandıkta en güzel yanıtı verecektir."


Faik Öztrak'ın açıklamalarından satır başları:
Ekonomideki gelişmeler, il ve ilçelerdeki belediye başkanlıkları nedeniyle istifalar var yerlerine yapılacak atamaları konuştuk.

ENFLASYONUN YENİDEN YUKARI DOĞRU ÇIKMAYA BAŞLADIĞI GÖRDÜK
Bugün ikinci yarıyıl başladı. Enflasyon açıklandı, hayat pahalılığı halkımızı etkiliyor. Anlaşılan o ki fileler dolmayacak. Ocak ayında yaşanan artış böylece geçtiğimiz yılın son iki ayında alınan önlemler nedeniyle gerilemeye başlayan enflasyonun yeniden yukarıya doğru çıkmaya başladığını gördük. Önlemlerin takati buraya kadar yetti.

KRİZ SAKLANAMIYOR
TÜİK'in resmi rakamlarıyla dahi kriz saklanamıyor. 12 aylık mutfak enflasyonu yüzde 32'ye ulaşmış. Bu 12 aylık serinin rekoru. Vatandaşın gerçek enflasyonu açıklanan rakamların çok çok üzerinde.

Pazarda, yarım kiloluk fiyat etiketlerini gözlerimle gördüm. Gramla yapılan alışverişe tanık oldum. Pazarda alan da satan da mutlu değil. Ne çiftçilerimiz, ne pazar esnafımız ne de halkımız bu ticaretten memnun değil. 17 yıllık iktidar ne hal yasası çıkarttı, ne AVM yasası çıkarttı.

PAHALILIĞIN TEK SORUMLUSU ERDOĞAN YÖNETİMİDİR
Senelerdir bu bereketsiz ticaret sıcak para şalının altında kalıyordu. Ne zamanki bu şal kalktı etkileri ortaya çıkmaya başladı. Para bolken iktidar gereken önlemleri almadı. Bu pahalılığın tek bir sorumlusu var o da ülkeyi sıcak paraya mahkum eden, komisyonculara müdahale etmeyen Recep Tayyip Erdoğan yönetimidir.

Tarlasını ekememe noktasına gelen çiftçimiz de, evine gramla meyve sebze alan milletimiz de Saray iktidarından çözüm bekliyor. Saray ne yapacağını bilmiyor önce zorunlu yüzde 10 indirim uygulaması başladı olmadı, zabıta gönderdiler olmadı. Şimdi vatandaşa mevsiminde olmayan meyve sebzeyi tüketmeyin dediler. Bu ne demek "Ben pahalılıkla mücadele edemiyorum vatandaşım sen başının çaresine bak" demek.

Geçen seçimde oy verin pahalılığı çözelim dediler ne yaptılar hiç. Millet her türlü yetkiyi verdi onlar bir türlü gereğini yapmıyor. Yetki bizde olsun, sorumluluğumuz olmasın biz de Saray'da efulilerle keyif yapalım diyorlar.

SEÇİMDEN SONRA YAPILACAK ZAM 'SEHVEN' DİYEREK GERİ ALINDI
Tek adam rejimine geçişten sonra tek adam aklının ne kadar yetersiz olduğunu, ucube tek adam parti devletinin de milletimize zam ve zulümden başka birşey getirmeyeceğini de anlamış olduk. Türkiye son olarak sehven zamla da tanıştı.

Seçimden sonra yapacakları zammı, sehven diyerek geri aldılar. zam da öyle böyle değil yüzde 38. Yani seçimden sonra zam geliyor, zamlar geliyor.

IMF İLE ANLAŞMA
Uzunca bir süredir bu hükümetin IMF ile anlaştığını söylüyorduk. Cami avlusunda farklı, yabancı başkentlerde başka konuşmayın diyorduk. Saray'ın damadı pek de devlet adabına uymayan bir üslupla yazılı açıklama yaptı. Daha dün McKinsey'den danışmanlık almaya çalışan bu şahıs "Ne kredi ne de teknik destek anlamında IMF ile yolumuz kesilmez: Algı operasyonu yapıyorlar" dedi. Asıl operasoyonu yapan kendileri.

Ancak uluslararası toplantılarda "IMF ile anlaşma yapacağız" diye fısıldamaya başladılar. Bugünün dünyasında hiçbir şey gizli kalmıyor. Bu iddia önce raporlara yansıdı, sonra da Saray koridorlarından köşe yazılarına taştı. Şimdi sıkıştılar 10 parmaklarında 10 kara bize sürmeye çalışıyorlar. Esas tehlikeli ruh hali 'kriz yok' diye gezinmektir.

Aslında suçlarının telaşıyla bu kadar bağırıyorlar. Kalkıp ne seçim öncesinde ne de sonrasında IMF ile anlaşma yapmayacağız deselerdi bu tartışma kapanırdı. Bu anlayış vatandaşın canını yakmaya devam ediyor.

"DAMADIN AÇIKLADIĞI METİN TAM BİR CEHALET ÖRNEĞİ"
Damat tarafından açıklanan metin tam bir cehalet örneği. Bunu yazan ellere bırakın devletin hazinesini emanet etmeyi, bakkal dükkanı emanet edilmez. Borçtan borç çevirmeden ve mali disiplinden bahsediyorlar yazılarında. 1 yılda 170 milyar dolar borç çevrilecek. Bunların ifadelerine göre her gün 551 milyon para bulmamız gerek.

FAİZLER 10 YIL ÖNCESİNİN SEVİYELERİNDE
Devlet hazinesini ehil ellere vermemelerinin sonuçları vahim. Hazine borçlanma faizi yüzde 17 buçağa çıkmış. Hazine ihalelerine yapılan piyasa dışı müdahalelere rağmen. Faizler 10 yıl öncesinin seviyelerinde. Hazine yeniden dövizle borçlanmaya başladı.

"ESAS HASTALIKLI RUH HALİ BUDUR"
Taksidi geçiken ticari krediler bir yılda yüzde 74,5 artmış, protesto edilen senet tutarı yüzde 50'ye yakın artmış. Şirketler konkordato sırasındayken, işsizlik almış başını giderken bunlar kalkmış dengelenme diyorlar. İşte esas hastalıklı ruh hali budur.

"MİLLETİMİZ ONLARI BİR GÜZEL DENGELEYECEKTİR"
Elbette Saray'da bir eli yağda balda olanlar, pazarda döküntü mal almayı bekleyen vatandaşı anlayamaz. Milletimiz kendisi ile dalga geçenlere gereken yanıtı verip onları bir güzel dengeleyecektir.

Biz  Türk Telekom özelleştirilirken çok uyardık. Ne yaptılar karlar bunlara gitti, zararlar bizim bankalara kaldı. Bir benzerini Sakarya'daki Tank Palet fabrikasında yapmaya çalışıyorlar. Sonra da kalkıp bu peşkeşin adına işletme hakkının devri diyorlar. Saray Aralık ayında çıkardığı Özelleştirme kararına bir baksın.

Genel başkanımız 9 soru sordu hala yanıt yok. Bir de Saray Sözcü'süne sorduk anlaşılan bu peşkeş hiç dokunmamış. Soruya yanıt vermek yerine seviyesizce genel başkanımıza ve bize saydırmayı tercih etti.

 

Yorum Gönder