Bu Makale
494 Tekil
Görüntülendi.
PAZARDAN, PAZARA ,

PAZARDAN,  PAZARA ,

Sevgili Okuyucularım,

Çok Değerli Üstadımız, Mahfi EĞİLMEZ tarafından yazılmış bulunan “INFERIS” adlı kitabını kısa aralıklar ile ve hiç sıkılmadan iki defa okudum. İkinci okuyuşumda benim için önemli olduğunu düşündüğüm, anlamlı ve güzel sözler ile bir öyküden de alınması gereken bir ders niteliğinde olduğunu düşündüğüm bölümün sizler tarafından bilinmesinin yararlı olacağına inandığımdan aktarılmasına aracılık etmek istedim.

Kitabın adını, Latince “INFERIS” olup, anlamı da (CEHENNEM) olarak koymuş değerli üstadımız.

Kitapta önemli olarak bulduğum sözler:

1-) Bir kere yalan söylemeye başlarsanız sonuna kadar yalan söylemek zorunda kalırsınız.

2-) Güneş, ay ve gerçekler uzun süre saklanamaz

3-) Bir şeyi saklamanın en iyi yolu onu herkesin görebileceği bir yere koymaktır.

4-) Kitaplığı süs gibi kullananlar kitapları genellikle boy sırasına göre dizer, oysa kitapları okuyanlar onları konularına göre ayırıp, öyle yerleştirirler.

5-) Vicdanı insanın beynini rahat bırakmaz insan bir suç işlemişse bunu sonsuza kadar inkar etmeyi sürdüremez, sonunda vicdanının sesine teslim olur. (Dostoyevski)

6-) Kimse kendini suçlamak zorunda değildir

KRAL MİDAS’IN ÖYKÜSÜ

Bu mitolojik öyküye göre Kral Midas, Pan’ın flüt çalışını Apollon’un lir çalışından daha çok beğenince, buna kızan Apollon kralın kulaklarını eşek kulağına dönüştürür. Kral Midas uzun kulaklarını gizlemek için sivri bir külah giyer. Ne var ki saçlarını tıraş eden berber onun kulaklarını görür. Kimseye söyleyemediği bu sır onun beynini kemirir durur. Sonunda içinde büyüyen bu sırrı bir kuyuya bağırır: “Midas’ın kulakları eşek kulakları” Bunları bağırınca rahatladığını hisseder berber.

İşte bu öyküden ben,  sır niteliğinde öğrendiklerimizi tıpkı öyküdeki berber gibi, sırrı zihnimizde taşımaktan kurtulmanın yolunun, bir şekilde dışarıya aktarılması gerektiğine inanmaktayım.. Çünkü, bu sırrı zihnimizde devamlı bir şekilde taşırsak, zihnimiz yorulur ve bu durumdan rahatsız olmaya başlarız. Yani kendi kendimizi yer ve bitiririz, olan da bize olduğu gibi sevdiklerimize, yakın çevremizdekilere olur.

Burada benim çok sıkça çevremdekilere anlattığım bir olay vardır. Salomon’ un işleri bozulunca arkadaşı ve aynı zamanda komşusu olan Moşe’den borç para almış, ama borcun ödeme zamanı geldiği halde bir türlü ödeyemediği için de çok mahcup durumdaymış.

Geceleri rüyalarına bu borç girmeye başlamış ve bir türlü de uykuya geçemiyormuş. Bir gece yine sıkıntılı bir şekilde uyanmış, pencereyi açmış alt katta oturan komşusuna,   Moşe Moşe diye bağırmaya başlamış, Moşe’de uyanmış ve pencereyi açmış, buyur Salomon, hayırdır gecenin bu vakti ne oldu ki diye sormuş Moşe, Salomon da benim sana borcum var ya demiş, Moşe’de evet var demiş, bu vakit mi ödeyeceksin deyince, Salomon da “bundan sonra sana borcumu ödemeyeceğim demiş ve pencereyi kapatmış. Salomon’un eşi ne oldu demiş, Salomon’da bugüne kadar ben uyuyamıyordum, bundan sonra Moşe uyumasın demiş. Tabi ki bu olay sır niteliğinde olmasa bile bir rahatlama türüdür, ama etik midir değilmidir takdiri sizlerin.

Tabi ki sizlerin yorumları nasıl olur bilemem.

 Sağlıcakla kalın, dost kalın. 07.11.2021 Pazar 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner163