Beko: Bisikletliye ölüm değil yaşam hakkı sunulmalıdır

Değerli basın mensupları, öncelikle hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

 

Bugün sizin aracılığınızla önemli bir konuya dikkat çekmek istiyorum; bisiklet kazaları ve ölümleri.

 

Yılın son günlerindeyiz ve sarayın yanlış politikaları sonucunda ülkemizde cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik krizlerinden biri yaşanıyor.

 

Bu yoğun gündemin içinde sizlerin aracılığınızla bisikletli ölümlerine ve kazalarına dikkat çekmek istiyorum.  

 

Türkiye genelinde bisiklet kullanımına olan ilgi pandemi ile birlikte artmıştır.

 



Bisiklet hem bir zorunluluk olmuş hem de doğaya ve yaşam çevresine saygı gereği artarak, sağlıklı bir yaşam için tercih edilir olmuştur.

 

Fakat eşzamanlı olarak kamu kurumları başta olmak üzere bisiklet kullanımını güvenli ve vazgeçilmez bir ulaşım tercihine dönüştürecek gerekli adımların tatmin edici ölçüde atılmadığı da görülmüştür.

 

Çünkü bildiğiniz üzere motorsuz bir ulaşım aracı olan bisiklet hafiftir, bundan dolayı, motorlu araç ile çarpışmalarda daha fazla zarar görür ve savunmasızdır.

 

Bu durumun en ağır sonucu ise bisiklet kullanımıyla can kayıplarına ve ciddi yaralanmalara yol açan kazaların hızla artışında ortaya çıkmaktadır.

 

Ülkemizde son iki yılda meydana gelen 16 bin 715 bisiklet kazasında;

290 bisikletli yurttaşımız hayatını kaybetmiştir, yüzlercesi de yaralanmıştır.

 

Bu nedenle önce bisikletlilerin yol ve sürüş güvenliklerini sağlamak gerekir.

Bu kazalar büyük oranda bisikletlilere arkadan çarpılması sonucunda gerçekleşmiştir.

 

Bugün burada dikkat çekmek istediğimiz önemli bir nokta şudur;

 

Bisikletlilerin ölmesi ile sonuçlanan bu kazalarda; bu ölümlere sebep olan sürücüler, trafik kazası denilerek cezasız bırakılmaktadırlar.

Bu durumun sonucunda da bisikletli ölümleri de artmaya devam etmektedir.

 

Bu ölümler genellikle, bisikletliler yolun sağından ya da emniyet şeridinden giderken araçların arkadan çarpmasıyla meydana gelmektedir. Bu da motorlu taşıt sürücülerinin trafik kurallarına uymamalarından, dikkatsiz ve duyarsız olmalarından ne yazık ki kaynaklanmaktadır.

 

Değerli basın mensupları,

Sizler de Zeynep Aslan’ı ve Umut Gündüz’ü hatırlayacaksınız.

 

İzmir Karşıyaka belediyesi gençlik spor kulübü bisiklet takımı sporcusu Zeynep aslan, Menemen’de antrenman yaparken trafik kazasında hayatını kaybetmişti.

 

Umut Gündüz ise alkollü bir sürücünün aracıyla çarpması sonucu hayatını kaybetti.

 

Umut Gündüz’ün ailesi bugün burada bizimle beraber. Umut’un babası Menderes Gündüz ve annesi Asuman Gündüz.

 

Kendileri ile Şanlıurfa’dan başlattıkları "umut için adalet, herkes için adalet turu” kapsamında Eylül 2021 tarihinde İzmir’de beraberdik.

 

Bugün de buradayız çünkü 27 Aralık’ta yani haftaya pazartesi günü Umut’un karar duruşması yapılacak.

 

İzmir’de Zeynep’in ve Umut’un aileleri ile bir araya gelmiş, bu mücadelede yanlarında olduğumuzu belirtmiştik.

 

Ayrıca bu önemli konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisinde dile getireceğimizi de vurgulamıştık.

İşte bugün Zeynepler; Umutlar ölmesin diye karşınızdayız.

 

TBMM’de bisiklet kullanıcılarının sesi olmak için… umut için… adalet için buradayız…

 

Sizlerden de bu konuda desteklerinizi bekliyoruz.

 

Değerli basın mensupları,

Bisiklet kullanımı eğlenceli, çevre dostu, hızlı ve pahalı olmayan bir aktivitedir.

 

• Çevreye zarar vermez,

• Sağlığa zararlı egzoz gazı salınımı yapmaz,

• Başta bağışıklık sistemi olmak üzere sağlığa olumlu katkıda bulunur,

• Küçük park yerleri ile yetinir,

• Şehir içi trafik sıkışıklığının çözümüne katkı sağlar,

• Motorlu araçların onda biri maliyetli yollar ile yetinir.

 

Dünyada birçok ülkede, özellikle de Avrupa’da bisiklet kullanımı oldukça yaygındır ve bu alana ayrılan bütçe ve fon her geçen gün arttırılmaktadır.

Avrupa’nın en yüksek bisiklet kullanımına sahip ülkeleri Hollanda, Danimarka, Almanya ve Belçika’dır.

 

Hollanda kişi başına günlük ortalama 3 km bisiklet yolculuk mesafesi ile Avrupa ülkeleri içerisinde birinci sıradadır. Ayrıca ölümlü bisiklet kazası ile en düşük kaza oranlarından birine sahiptir. Danimarka, İsveç, Belçika ve Almanya da benzer verilere sahiptir.  

 

Türkiye ise bisiklet kullanımı istatistiklerinde, OECD ülkeleri arasında da, Avrupa ülkeleri arasında da son sıralarda ne yazık ki yer almaktadır.

 

Ülkemizde bisiklet sürme çocuk yaşlarda öğrenilirken, yaş ilerledikçe bisiklet kullanımından vazgeçilmektedir.

 

Bisiklet bir ulaşım aracı olarak görülmemektedir ve bu nedenle de trafikte tehlike oluşmaktadır.

 

 

Son dönemde oldukça artan kaza sayısının, toplumun her kesimi tarafından fark edilmesi çok önemlidir. Bisikletli yaşamın gelişmesi ve bu kazaların olmaması için tedbir, denetim ve eğitimlerin artırılması ise şarttır.

 

Bu kapsamda,

Bisiklet, kentteki ulaşım ağının bir parçası haline getirmelidir.

 

Hız sınırları kontrol altına alınmalı, trafik güvenliği önlemleri arttırılmalıdır.

 

Bisikletin bir taşıt olduğu tüm sürücüler tarafından kabul edilmelidir.

 

Bisiklet sürücüleri için güvenli şeritler ayrılmalıdır.

 

Evrensel kuralları içeren eğitim müfredatı yaygınlaştırılmalı. Bu müfredat 81 ilde, tüm ilçelerde, köylerde eğitim-öğretimin bir parçası haline getirilmelidir.

 

İlköğretim, ortaöğretim ve üniversitelerde bisikletin kullanımı ve bisikletli sürüş zorunlu ders olarak veya geçiş aşamasında seçmeli ders olarak okutulmalıdır.

 

Ehliyet kurslarında "trafikte bisikletin yeri" anlatılmalı, bisikletin taşıt olarak sürücüler tarafından kabul görmesi sağlanmalıdır.

 

Çevre, şehircilik ve iklim değişikliği bakanlığı bu alanda çalışmalarının kapsamını arttırmalı, yerel yönetimleri de parti ayrımı gözetmeksizin sürece dahil etmelidir.

 

Bisiklet pandemi koşullarında insanlar arasında mesafeyi sağlayabilecek ve hava kirliliğini azaltmaya katkıda bulunabilecek en iyi ulaşım aracıdır.

 

Bu nedenle bir kez daha vurgulamak istiyorum ki,

 

Bisiklet kullanım kültürünü oluşturacak ve sürdürülebilirliğini sağlayacak politika ve uygulamalara gereksinim vardır.

 

Bu kapsamda da;

Bisiklet kullananların yollarda güvenli olması ve bu kazaların yaşanmaması için acil çözümler üretilmelidir.

 

Bisikletliye ölüm değil yaşam hakkı sunulmalıdır.

 

Değerli basın mensupları, son olarak,

 

Her yıl kasım ayının 3. Pazarı dünya trafik mağdurlarını anma günü.

 

Yollarda hayatını kaybeden, yaralanan ve sakat kalan milyonlarca insanımızı sevgi ve saygı ile anıyorum.

 

Bence daha fazla trafik mağdurunu anmak değil, güvenli yollarda hep birlikte yaşayacağımız bir Türkiye yaratmak Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevidir.

  
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner163