Bu Makale
1191 Tekil
Görüntülendi.
Referandum sen nelere kadirsin: ‘’Aynı değiliz ki eşit olalım’’ dan ‘’kadın erkekten üstündür’’e...
Anayasa değişikliği referandumu gündemimizi öyle bir sardı ki, günlük işlerimizi yapmak adeta lüks oldu. 
Oysa 8 Mart Dünya Kadınlar Günü geldi dayandı. 
Kadınlar zaten her 8 Mart’ta koşarlar, çalışırlar, etkinlikler yaparlar.
Onları saymıyorum.
Ama onlar dışında da herkeste bir telaş, herkes pür telaş: kimi ‘’dünyayı bir günlüğüne kadınlara verme’’kten söz ediyor, kimi ‘’analar baş tacı’’yla, cenneti ayaklarımızın altına sermekle, iki bize iki şarkıcı bir şiir eğlencesi sunmakla işi bitirmeye çalışıyor. 
Ama işin bir yerinde yine Anayasa, Anayasa referandumu var. 
Biliyoruz, tarafsız olacağına yemin etmiş olan Cumhurbaşkanımız, referandumda tarafsız değil. 
Biliyoruz, kendi ifadesiyle, ‘’kendisi için istiyorsa namert’’, ama ‘’evet’’ için o meydan, bu kapı, şu ödül töreni demiyor, her yerde, benim gibi ‘’hayır’’ diyen vatandaşlara söylemediğini bırakmıyor.
Ne hainliğimiz kaldı, ne düşmanlığımız, ne 15 Temmuz’a kalkışanlarla yandaşlığımız...
Geçtim tarafsızlığından, Allah için adaleti olsa bari, diyorum, başka da bir şey demiyorum. 
İstanbul’da 8 Mart nedeniyle düzenlenen bir ‘’Kadın ve Demokrasi’’ toplantısına da üşenmemiş gitmiş.
Bakın ne demiş:
‘’kadın insandır, erkekle eşit değildir, çünkü üstündür.’’ 
Gururumu okşamadı bu bile.
Çünkü ben üstünlükten değil eşitlikten söz ediyorum.
Eşit olmak istiyorum. 
Bir de aklıma düşmez mi yaşadıklarım? 
Beşiktaş’taki Başbakanlık Toplantı Salonu’nda, 2010’da yapılan yedi açılım toplantısından birindeydik. 
80’den fazla kadın örgütü temsilcisiydik; memleketin her yerinden, her kılıktan, farklı anlayışlardan kadın temsilciler bir aradaydık.  
O zaman Başbakan olan Cumhurbaşkanı, önce 1 saat konuştu, sonra 3 saat bizleri dinledi, sonra 1 saat hepimizi azarladı, cahilliğimizen, okumadığımızdan, bilmediğimizden, kötü niyetliliğimizden söz etti. 
Hepsini ‘’ya sabır’’ ile geçtik.
Fakat, iki önemli şey söyledi ki toplantı bu iki şeyle kendiliğinden bitti.  
Birincisi: Ak Parti olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Kadın-Erkek Eşitliği Komisyonu değil Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu kurmuşlar.
Çünkü eşitlik falan olmazmış, olamazmış.
Ancak fırsatlarda eşitlik olabilirmiş.
‘’Biz bunu çok bilerek yaptık, öyle değil mi .... hanım?’’ diye tasdik bile ettirdi zamanın önde gelen kadın vekillerinden bir ikisine...
Anladık ki, beyefendinin bilgi haznesi dünyanın geldiği yere henüz gelmemiş.
Uluslararası belgelere girmiş olan toplumda, sonuçta, yaşamda eşit olmak henüz Başbakanımızın bilgi dağarcığına girmemiş. 
Olabilir, diyeceğim...
Bir Başbakan’a, bizim başbakanımıza yakışmaz diye düşünsem de, ne yapalım, bu Başbakan da böyle, biz neler gördük neler, deyip geçeyim istiyorum. 
Ona da izin yok, çünkü devamı geliyor.
İkincisi de bu devam cümleleri zaten. 
Beyefendi, şöyle devam ediyor: ‘’Kadınla erkek eşit olamaz. Siz kadınsınız ben erkeğim. Biz aynı değiliz ki eşit olalım.’’
Soğuk duş etkisi yapan bu cümlelerden sonra, salon boşalmaya başlıyor; toplantıyı bırakıp çıkan çıkana. 
Çünkü bu cümleler eşit olmayı aynı olmak sanan bir anlayışı yansıtıyor.
Eşitlik değil, fırsat eşitliği demenin nedeni eşitliği aynı olmak sanmakmış meğer!
Şimdi, nereden nereye? 
Bir daha söylüyorum: Nereden, nereye?
Tarafsız kalacağım diye yemin etmiş bir Cumhurbaşkanının sahaya inmeye hakkı var mı?
Geçtim.
Bu soruyu aştık artık.
Hukuku dinlemeyen, fiili durum var, hukuku duruma uydurun diye yola çıkan Cumhurbaşkanı, bu soruyu mu ciddiye alacak, dinleyecek?
İnanın her türlü kötü sözü kullanarak, ‘’hayır’’ diyeceğim diyen vatandaşları aşağılamasını da geçtim.
Bu huyu oldu artık, hep aşağılıyor, kötülüyor, bölüyor, ektiği düşmanlık tohumları ağaç oldu 15 yılda, onları bile kesmiyor.
Bitmez tükenmez bir mağduriyet hikayesi anlatıyor.
Sanki bizim tuzumuz kuru.
Ben anlatsam hikayemi, beş basar.
Önemi yok, bunu da geçiyorum. 
Ama bir noktada durmak istiyorum: Bu nedir ya?
Bir gün öyle, bir gün böyle...
Bize vaad edilen istikrar bu mudur?
Lafın istikrarı, tutarlılığı da olmayacak mı, aranmayacak mı?
Referandumda kadın oylarının önemini hepimiz biliyoruz.
Kadınlara bir parmak bal çalayım, biraz gönül alayım, böylece oylarını da alırız.
Bu yaklaşımının neresine inanayım. 
Yok beyefendi yok, siz ne derseniz deyin, göreceksiniz olmayacak. 
Bu defa, kadınlar, insan olmakta eşitlenmek için ‘’hayır!’’ diyor. 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Emine Pullu Gümüş 3 ay önce

Biz kimsenin üstünlüğünü değil; eşit yaşam, eşit haklar istiyoruz. Başkanım, ellerine sağlık, yüreğine emeğine sağlık. Duygularımıza tercüman olmuşsun. Sevgiler...

Misafir Avatar
F.Dilek Gözütok 4 ay önce

Nazik'ciğim ,
Eline aklına sağlık.
Görüşlerine ve dileklerine bütün kalbimle katılıyorum. Sevgiyle