CHP Genel Başkan Yardımcısı Kaya; Saray iktidarının Sağlık Bakanlığının ve Bilim Kurulunun işlerine müdahale etmesini doğru bulmuyorum.

EGENİNGAZETESİ- ECE İÇMEZ RÖPORTAJI

 Tüm Dünya ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’nin de gündemi  Coronavirus (COVID-19) , sizce ülkemizde alınan Coronavirus tedbirleri yeterli mi?

Sağlık Bakanlığı Covid-19 salgınına karşı mücadeleye iyi başladı; Bilim Kurulu ile uyumlu bir çalışma yürüttü. Ancak Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu’nun inisiyatifi dışında alınan kararlar, yapılan işler çalışmalara büyük darbe vurdu.

Yurtdışından gelenlerin sadece ateşlerinin ölçülerek evlerine gönderilmesi, umreden gelen 21 bin kişinin 15 bine yakınının karantinaya alınmadan memleketlerine gitmelerine izin verilmesi, virüsün hızla tüm yurda yayılmasına sebep oldu. İçişleri Bakanlığının son dakika sokağa çıkma yasağı ilan etmesi de halkı marketlere döktü; maalesef sosyal mesafe sınırı aşıldı.

İki aya yakın bir süredir maske ihtiyacının karşılanamaması, 5 tane maskenin dağıtımının yapılamaması, halkın maske bulmak için eczanelerde sosyal mesafe sınırını aşması trajik bir hal almaya başladı.

Son dönemde AKP yetkililerinin ve Sağlık Bakanlığının, halkı rehavete sevk edecek açıklamalar yapılmalarını da oldukça riskli ve erken buluyorum.

Sizce devlet destekli sokağa çıkma yasağı gelmeli mi? Normalde sokağa çıkma yasağı kaç gün olmalı?

Covid-19’un yayılmasını denetim altına almak için belirli bir süre sokağa çıkma yasağı gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Benim gün sayısı vermem doğru olmaz, buna Bilim Kurlunun karar vermesi gerekir.

Saray iktidarının Sağlık Bakanlığının ve Bilim Kurulunun işlerine müdahale etmesini doğru bulmuyorum. Açıklamaların Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu tarafından yapılması gerekir. AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan; Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Bilim Kurulundan rol çalıyor. Onların yapması gereken açıklamaları yapma çabası içinde. Böylesine can yakıcı bir zamanda kirli siyaset yapmaktan da geri durmuyor.

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin ekmek yardımın yasaklanması ama Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nin aynı yardımı yapmasına izin verilmesi parti ayrımcılığı gibi duruyor bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

AKP, bir sene geçmesine rağmen, CHP’nin başta Ankara, İstanbul, Antalya, Adana, Mersin gibi Büyükşehir Belediye Başkanlıklarını kazanmasını içine sindiremedi. Saray iktidarı halkın iradesini kabullenemiyor. CHP’li belediyelerin halkla kucaklaşmasına tahammülleri yok. Belediyelerin kapılarını sonuna kadar halka açması, her türlü hizmeti en kalitelisinden vermesi; yıllardır yandaşa hizmet eden AKP’nin sorgulanmasına sebep oluyor. Bu nedenle CHP’li belediyelerin hizmetlerinin önüne her fırsatta taş koyuyorlar. Toplanan bağışlara banklarda bloke koyup, ekmek dağıtmalarını yasaklayıp, aşevlerini kapatıyorlar. Ancak halkımız yapılan hizmeti de, kösteği de görüyor.

Belediyelerin bağış toplama yasağı hakkında düşünceleriniz nedir?

Belediyeler kanunla verilen bir hakkı kullanarak bağış topluyor. Yasa dışı bir durum söz konusu değil. AKP’li belediyelerin yaptığı bir işi, CHP’li belediyeler yaptığında keyfi yasaklar getiriliyor. AKP, kanunla verilen bir hakkın kullanılmasını yasaklayarak suç işliyor.

Ekonomik açıdan baktığımızda Türkiye sizce ne durumda?

Türkiye Covid-19 salgınından önce de ekonomik krizdeydi. Üretimin olmadığı bir ekonominin uzun vadede ayakta kalmasına imkan yok. Üretim olmazsa istihdam da olmaz, ihracat da olmaz. Sadece domates, salatalık satarak ülkenin kalkınması söz konusu değil. Bizim de katma değeri yüksek ürünler üretip pazarlamamız gerek. Bilimde, teknolojide, sanatta, eğitimde dünya ülkelerine öncülük edecek seviyeye erişmemiz gerek. Aksi halde ekonomik olarak dışa bağımlı bir ülke olursun; ekonomik bağımlılık devamında siyasi bağımlılığı getirir.

Eğitim açısından Türkiye sizce ne durumda?

Ben CHP Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısıyım. Eğitimle çok yakından ilgileniyorum. Eğitimde geldiğimiz nokta AKP iktidarının 2002 yılında iktidara geldiği noktanın çok gerisinde kalmıştır. “Yeni okullar açtık, öğretmen sayısı şu kadar arttırdık.” dediklerini duyar gibiyim. O söyledikleri rutin işler. Hangi parti iktidar olursa olsun belirli bir plan çerçevesinde bunları yapmak zorundadır.

AKP iktidara geldiği günden itibaren Cumhuriyetin eğitim devrimleriyle mücadeleye girişti. Laik, demokratik, bilimsel eğitimi adım adım yok etme politikası uyguladı. Cumhuriyetin sağlam temellere oturttuğu eğitim politikasını yıkamadı ama büyük zarar verdi. Türkiye’nin zamanını çaldı, çocuklarımızın aydınlık geleceğine sekte vurdu…

Üniversitelerimiz bilim yuvası olmaktan çok uzak. Bilimsel eğitim yok, araştırma yok, özgür düşünce yok. Rektörler AKP’nin il başkanları gibi çalışıyor.

Dünyadaki üniversiteler Covid-19’aşısını bulmak için çalışırken, bizim üniversite rektörlerimiz tıp fakültelerinde personele ucuz taze meyve sebze satmak için manav kuruyor. Gerçekten kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir durum bu!

Şu dönemde Toplantılarınıza katılabiliyor musunuz?

Son dönemde toplantılarımızı telekonferans yöntemiyle yapıyoruz. 

Ak partili olmayan kesime, CHP’li hiç kandırılmayan isimlere ‘’Bizden olmayan FETÖ’cüdür’’ diyen Ak partili siyasetçilerin ya da trol adı verilen kişilerin söylemleri ne zaman ve nasıl biter?

AKP varlığını biraz da algı üzerine kurmuş bir parti. Politikasını günlük, saatlik değiştirebilecek bir parti. İdeolojisi yok. İktidarı kaybettiği gün, dağılıp gidecek bir parti. Siyaseti de bu anlayışına uygun yapıyor.

CHP politikasını ülkenin ve halkın çıkarları üzerine kuruyor. Çünkü CHP Milli Kurtuluş Savaşını verenlerin ruhunu temsil ediyor. Savaş meydanlarında Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş, Cumhuriyeti kuran parti… Herkesi CHP’nin bir parçası olarak görüyor; kimseyi ötekileştirmeden 83 milyonu kucaklıyoruz.

Yıldırım Bey eğitimci kimliğiniz ile birçok konuda özellikle çocuk hakları veya eğitim yanlışları ile ilgili alınan kararlarda tepkinizi hemen ortaya koyuyorsunuz. Son olarak Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün "Eğitimde Ramazan Günlükleri" adı altında öğrencilerden hadis ve dua okudukları videolar ile ramazan faaliyetlerine ilişkin resimler talep etmesi ve yayınlamasını Meclis gündemine taşıdınız ve soru önergesi verdiniz bununla ilgili bir gelişme var mı?

Hayır yok. TBMM’ye verdiğimiz soru önergelerinin çok azına yanıt geliyor. Gelen yanıtların büyük bir bölümü de Anayasaya, kanunlara atıfta bulunan formalite gereği gönderilmiş yanıtlar oluyor. Biz sorunları kamuoyunun gündemine taşımak adına soru önergelerimizi vermeye devam edeceğiz.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin başlatmış olduğu ‘Bizİzmir’ kampanyası hakkındaki düşünceleriniz neler?

İzmir Büyükşehir Belediyemiz aylardır 5 maskeyi dağıtamayanlara, “maskematik” ile bu işin nasıl yapılacağını gösterdi. İzmir Belediye Başkanımız Tunç Soyer’i ve tüm belediye emekçilerimizi vermiş oldukları hizmetlerden; yaratıcı, özverili, halkçı politikalarından dolayı kutluyorum. Vatandaşımızın hayatını kolaylaştıran, halka dokunan, derdine derman olan belediyelerimiz bizleri gururlandırıyor. Yolları açık olsun diyorum…

Ayrıca kısıtlı imkanlarına rağmen büyük işler başaran belediyelerimiz de var. Ardahan, Kırşehir, Fındıklı belediyelerimiz de halkla birlikte maske üretip, halka ücretsiz dağıtıyorlar. Hatta Ardahan Belediyemiz ürettiği maskeleri Doğu illerimize ücretsiz gönderiyor.

Cumhuriyet Halk Partisini destekleyenler sosyal medya da nasıl daha etkin olabilir? Maaşlı değil gönül işi olarak?

CHP’nin politikaları sosyal medyada doğal takipçiler tarafından destekleniyor. Bizim troll orduları kurup farklı düşüncelere saldırmamız; küfür, hakaret, susturma, sindirme politikaları uygulamamız söz konusu olamaz. Aksine bilinçli, kendilerini ifade eden, düşüncelerini açıklayan, soru soran, sorgulayan, insan haklarından yana destekçilerimiz var… Her gün sayımızın arttığını biliyorum.

Bu sefer tersten soracağım. Vatandaştan istekleriniz neler?

Vatandaşlarımızdan isteğimiz,  CHP’ye inanmaları, halka hizmet etmemiz için demokratik yollardan bize iktidarın yolunu açmalarıdır. İstanbul’da, Ankara’da, Antalya’da, Mersin’de, Adana’da yerel yönetimlerde iktidarın yolunu açtıkları gibi… Genel seçimlerde de CHP’ye iktidarın yolunu açmalarını istiyoruz.

Röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için tekrar çok teşekkür ederim. Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Bugün 1 Mayıs,  tüm işçi ve emekçilerin 1 Mayıs Emek Dayanışma ve Mücadele Günü'nü kutluyorum.

Ben teşekkür ederim. Size ve tüm okuyucularımıza saygı ve sevgilerini sunuyor, sağlıklı günler diliyorum.

 

YILDIRIM KAYA ÖZGEÇMİŞ

• 7 Kasım 1958 yılında Kırşehir Merkez, Kartalkaya Köyü’nde doğdu.

• İlkokulu Kırşehir Kartalkaya köyünde, Ortaokul ve Liseyi Kırşehir’de okudu. 

• 1979 yılında Eğitim Enstitüsü Sınıf Öğretmenliğini bitirdi.

• 1979 yılında Konya Cihanbeyli Gölyazı’da öğretmenlik mesleğine başladı.

• Öğretmenliğe başladığı ilk gün 13 Kasım 1979’da TÖB-DER’e de üye oldu.

• 16 günlük öğretmen iken, 2 günlük öğretmen boykotuna katıldı.

• 24 Aralık 1979 yılında yapılan “Kahramanmaraş Katliamı protesto” boykotuna katıldı.

• 1980 Haziran ayında Sivas/Divriği’ye sürgün edildi.

• 12 Eylül darbesinden sonra, Sivas Divriği Bahtiyar köyünde tutuklanarak, Kırşehir Cezaevine getirildi.

• Cezaevinden çıktıktan sonra, bir süre pazarcılık yaptı.  Çok sevdiği öğretmenlik mesleğine 3 yıl sonra dönebildi.

• Öğretmenliğe döndükten sonra sürgün yılları yeniden başladı. Sırasıyla, Artvin/Hopa, Şanlıurfa/Bozova’ya sürgün edildi.

• 1985-1993 yılları arasında, memleketi Kırşehir/Çiçekdağı ve Kırşehir merkezde görev yaptı.

• 1990 yılında Eğit-Sen’in kurucuları arasında yer aldı.

• 1990-1994 yılları arasında Eğit-Sen Kırşehir Şube Başkanlığı yaptı.

• 1994 yılında Rize’ye sürgün edildi.

• 23 Ocak 1995 yılında Eğitim İş ve Eğit Sen’in birleşmesiyle kurulan Eğitim Sen’in kurucusu ve ilk Genel Başkanlığını yaptı. 

• 1996 yılında öğretmenlikten istifa ederek ÖDP kurucuları arasında yer aldı.

• 1996-2002 yılları arasında ÖDP Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı.

• “Birgün Gazetesi” kurucuları arasında yer aldı.

• Türkiye Barış Meclisi Kurucuları arasında yer alarak, barış çalışmaları yürüttü.

• Çeşitli yöre dernekleri kurucu başkanlığını yaptı.

• 2004 yılında Demokratik Güç Birliği'nin de desteklediği, SHP Kırşehir Belediye Başkan adayı oldu.

• 2013 yılında Ankara’da öğretmenlikten emekli oldu.

• 2015 yılında CHP Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Seyhan Erdoğdu’nun yardımcılığı görevini üstlendi.

• 2015 yılında CHP Parti Okulu Eğitmeni ve daha sonra da Parti İçi Eğitim Birimi (PİEB) üyesi oldu.

• 18 Ocak 2016’da CHP’nin 35. Olağan Kurultayı’nda CHP Parti Meclisine seçildi.

• 2016 yılından itibaren, Örgütlenme Birimi ve Emek Büroları’nda üstlendiği çalışmaları devam ettirdi.

• 20 Temmuz 2016 darbesinden sonra CHP OHAL Komisyonu’nda görev aldı.

• 3-4 Şubat 2018 tarihinde yapılan, CHP 36. Olağan Kurultayı’nda yeniden CHP Parti Meclisi üyeliğine seçildi.

• 24 Haziran 2018 Genel Seçimlerinde 27. Dönem Ankara Milletvekili seçildi.

• CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı ve Spor Kurulu Başkanlığı görevi devam etmektedir.

• TBMM; “Milli Eğitim, Kültür, Gençlik Ve Spor Komisyonu” CHP Grup Sözcülüğünü yürütmektedir.

• Evli ve iki çocuk babasıdır.

  

EGENİNGAZETESİ- ECE İÇMEZ

 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×