Bu Makale
674 Tekil
Görüntülendi.
ŞEYTANIN GÖR DEDİĞİ
Şeytan ayrıntılarda gizlidir derler ya, bende hep bu ayrıntılara takılırım,
Korkarım, hep korktuğumda başıma gelir,
Sayın cumhurbaşkanının körfez ülkelerini ziyareti
Tamda tulumbada su bitmişken,
Referandum sırasında ekonominin canlandırılması,
Üç aylığına sanal bir cennet yaratılması,
Kısmi bir bolluk bereket havası,
Yandaş medyada dokuz sütuna manşet vıcık vıcıklığı,
Şişirilmiş bir balon ekonomisi,
Uçan balon misali, yani üç ay sonra fısssssss
Yani başkanlıktan sonrası tufan,
Tulumbaya su basmak gerekir, ama nasıl olacak?
Kredi derecelendirme kuruluşları (Moody’s- Fitch)
Türkiye’nin kredi notunu yatırım yapılamaz ülke konumuna getirmişlerdir.
Sıcak parayla gelen ve finansal varlıklara yatırım yapan yatırımcılar reel yatırımcı değil,
“Ki bu ekonomik modelin ülke ekonomisine katkısının olmayacağı, bu yatırımcıların reel yatırıma yönlendirilmesi ile ekonominin derinlik kazanacağı iktisatçılar tarafından defalarca dile getirilmesine rağmen.”
Nitekim başkanlık sistemi söylemi dillendirildiği anda hukuksal ve siyasal anlamda risk oluştu,
"TCMB nin zorunlu karşılık oranlarındaki ayarlamalara gitmesi ve faiz yükseltmesi de dahil tüm müdahalelerine rağmen % 35 yakın devalüasyon (ulusal paranın dolar karşısında değer kaybı) gerçekleşmiştir. 2800 TL den 3800 ye kadar yükseliş sürmüştür. Şu anda ise 3600 ile 3800 bandında seyretmektedir."
Yatırımcılar finansal varlıklara bağlı olan yatırımlarını satıp eyvallah dedi,
Doların ani yükselişindeki temel nedenlerden biri budur,
Diğeri cari açık, finans sektörü ve kurumların döviz pozisyonu,
Neden yatırım yapılamaz ülke oldu?
Uluslararası bu kuruluşlar (Moody’s, Fitch,) sadece ülke ekonomisini değil, aynı zamanda siyasi ve hukuk sistemini de çok iyi analiz ederler, aylar önce sayın babacan da aynısını söylemiştir hukuk yoksa yatırımcı gelmez ve tehlikeyi gördüğü anda heybesini alır gider.
Olan budur, tulumbaya su akıtmayı bırakın tulumbadaki su yani rezervlerimiz bile riskli durumdadır,
İhracatın ithalatı karşılama oranı gittikçe küçülmektedir,
İthalatla ihracat arasındaki makas açılmaktadır, bir de buna kısa vadeli döviz borçlarını ekleyin risk çok büyüktür.
Gelelim varlık fonuna (haraç mezat fonu) varlık fonu diye çıkarılan kararnamede tamamen bununla ilişkilidir, yani tulumbaya su basmayla ilişkili, düşünülmeden tartışılmadan ortaya atılmış bir gece yarısı operasyonudur.
Detayları incelendiğinde fona devredilen varlıklar Türkiye’nin en büyük kurumlarıdır, işte bu varlıklar karşılık gösterilerek yüksek faiz garantisi ile sıcak paraya cazibe yaratılmak istenmektedir.
SSDF daki 3 milyar TL kısa vadede şokları karşılamak ve seçim ekonomisine aktarılmak üzere 3 aylığına borç alınmıştır.
Hazine arazileri de bu arada fona devredilmiş ve satışa hazırlanmaktadır,
Sıra bu fona devredilen varlıkların pazarlanmasına gelmiştir.
Şimdi körfez ülkelerine neden gidildiği bu ayrıntılarda saklı değil mi?
Bir diğer tulumbaya su akıtma projesi ise George Soros’un Türkiye’ye önerisi (sonraki yazıya bırakalım sıkıldınız sanırım)
Siz yine de şeytana uymayın, Şeytanınızı defedin... Saygılarımla...
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×