Bu Makale
1385 Tekil
Görüntülendi.
SIRP YALANLARININ KAYNAĞI OLAN KOSOVA SAVAŞI (1389) GERÇEĞİ

SIRP YALANLARININ KAYNAĞI OLAN KOSOVA SAVAŞI (1389) GERÇEĞİ

 

KOSOVA SAVAŞINI BAŞLATAN SULTAN MURAT DEĞİL, SIRP KNEZİ LAZAR İDİ!

 

Kosova Devleti başkenti Priştine yakınlarındaki Mazgit köyünde, 28 Haziran 1389'da çok mistik şartlar altında burada hayatını kaybeden Sultan I. Murat'ın (17 Mart 1362-28 Haziran 1389) ünlü türbesi vardır.

Sultan 1. Murat 29 Haziran 1326'da Anadolu'da Söğüt kasabasında doğdu ve 28 Haziran 1389'da Vuk Brankoviç'in tarafından yönetilen bir bölge olan Kosova ovasında öldü. Sultan Orhan'ın (1326-1362) ikinci oğludur. Ağabeyi Süleyman paşa genç yaşta öldü, bu yüzden küçük kardeş 1. Murat tahtın varisi oldu.



1. Murat, Bizans prensesi Hirofira'nın (daha çok Nilüfer Hatun Müslüman adıyla bilinir) oğludur. 1. Murat, 1359 gibi kendisi için erken bir tarihte yaşlı babası Orhan'ın yerine hükmetmeye başladı ve 1362'de babasının ölümünden sonra resmi olarak iktidara geldi. Osmanlı hükümdarları arasında Avrupa topraklarının ilk büyük fatihiydi.

Osmanlı fetihlerinin ana yönünü açıkça gösterdi ve Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucuları arasında sultan unvanıyla anıldı. Osmanlı başkentini Bursa'dan daha sonra nakledileceği Edirne'yi fethetti. 1362'de Yeniçeri piyade askeri kurumunu İmparatorluk Divanı kararı ile kurdu.


Hıristiyanlara karşı çok hoşgörülü bir hükümdardı. İnanç özgürlüğünü savundu ve farklı inançtan olanların geleneklerine, kilise mahkemelerine müdahale etmedi. Hristiyanlar Padişah'a mallarının onda birini vergi olarak ödediler.


Türk tarihçiler, Kosova Savaşı hakkında Sırp tarihçilerden tamamen farklı bir görüşe sahipler. Türk tarihçiler, Kosova savaşını Osmanlı ordusunun büyük bir zaferi olarak görüyorlar. Bu savaşın başlatanın da Osmanlı tarafı değil, Knez Lazar olduğuna inanıyorlar. Bursa Uludağ Üniversitesi'nde Osmanlı tarihi uzmanı ve tarih profesörü olan Profesör Yusuf Oğuzoğlu, Lazar'ın Kosova'nın altın ve gümüş madenlerini işgal ederek, madenleri Sakson tüccarlarına vererek ve Dubrovnik tüccarları aracılığıyla önemli miktarda gümüşü Venediklilere satarak Osmanlı askeri tepkisini kışkırttığına inanıyor. Prof. Oğuzoğlu'na göre göre, Prens Lazar'ın 1371'de dağılan Sırp devletini yeniden kurup Sırp imparatoru olma hırsı vardı.


Eşi Prenses Militsa'nın kökeni Sırp hanedanlığı Nemanjiçlerden geldiği için, onların devamı olduğunu göstermek için kiliseler ve manastırlar inşa etmek için büyük miktarda paralar harcadı (Bu paralar Kosova'daki maden satışından olan gelirler idi) ve bu bakımdan büyük bir yönetici olarak Nemanjiçlerin pek te gerisinde kalmadı. Böylelikle, kendisine tam destek sağlayan Sırp patriğini ve patrikhaneyi de kendi tarafına çekti. 4 kızını çevresindeki güçlü soylular ve yöneticilerle evlendirerek, bu soyluların ve hükümdarların ittifakını ve desteğini sağladı.


Osmanlı İmparatorluğu ile yaklaşan askeri çatışmada geniş bir Hristiyan koalisyonu sağlamak için Bulgar hükümdarıyla, Bizans yöneticileriyle ve komşu büyük krallar, Macar, Çek ve diğer Katolik liderlerle kamuya açık ve gizli ittifaklar kurdu ve ısrarla savaşa hazırlandı.


Türk tarihçiler de Kosova Savaşı'nın başlatan Sultan 1. Murat değil, Osmanlı Türk devletine meydan okuyanın Prens Lazar olduğunu ortaya koymaktadırlar.

Sultan 1. Murat, muhbirleri aracılığıyla olayların gelişimini dikkatle takip etti. Önce Bulgar hükümdarını ve Lazar'ın damadını tehdit etti ve ondan Lazar ile ittifakı bozmasını istedi. 15. yüzyılda yaşamış olan Osmanlı tarihçisi Oruç Bey tarihçi Bitlisi ile aynı fikirde olup savaşı başlatma suçunu Prens Lazar'a yüklediler.



Edirneli Tarihçi Oruç Bey Lazar'ın Sultan Murat'a elçi gönderdiğini yazıyor.

15. yüzyıldan bir derviş, şair ve tarihçi olan Aşıkpaşazade de aynı konu ile ilgili olarak şöyle yazıyor: "Lazar, bana bir elçi gönderdi ve "gel Kosova'da buluşacağız" dedi. Ve ekledi: "Ama oğullarınızı da yanınızda getirin. Benim de bir oğlum var dedi, onu da yanımda getirmeye karar verdim. Bu durumda Kosova'da buluşacağız. Ya savaş yaparız ya da barış olur. Tanrı neye hükmetmisse onu şükranla karşılayacağız."


Lazar'ın sultana hediyeler gönderdiği ve ona "kardeşim Han" diye hitap ettiği ve şunları da elçisi vasıtası ile sözlerine ilave ettiğini tarihçiler yazıyor; "İyi hazırlık yap öyle gel. Ben de iyi hazırlanıp geleceğim. Seni büyük ve silahlanmış bir ordu ile karşılayacağım."


Osmanlı arşivlerinin ünlü araştırmacısı Aleksandar Olsenicki'ye göre bu anlatım, Osmanlı tarihinin en eski yazarı İmam Emir Orhan'ın oğlu Cahşi Fakih'in anlatımından sonra Aşıkpaşazada tarafından sunulmuştur. Bitlisi de benzer şekilde yazıyor.


Prens Lazar'ın oğlu ve varisi despot Stefan Lazarević'in biyografisini yazan Konstantin Filozof bize şunları anlatıyor: "(Sultan) Orhan da öldüğünde Orhan'ın Murat (1. Murat) adlı en küçük oğlu ayağa kalktı ve batının birçok bölümünü fethetti."


Sırp tarafının gözlerinin önünde oluşturduğu Hıristiyan koalisyonunun tehlikesini gören 1. Murat, dört güçlü Arnavut aşiretiyle ittifak yaptı ve Sırp genişlemesine karşı somut adımlar atmaya başladı. Dejanoviç gibi Sırp vasallarını da savaşa götürdü.


Sırp kralı Dragutin Nemanjiç'in anne tarafından torunu olduğu için Sırp topraklarının tümünü miras alma hakkına sahip olduğuna inanan ve eski Sırp devletinin önemli kısımlarını yöneten Bosna kralı Styepan 1. Tvrtko Kotromaniç, gönderdiği Bosna ordusu ile Knez Kazar'a yardım etti (Kosova Savaşında Bosna Ordusu kendi savaştığı kanatta gelip gelmiş, Sırp ve müttefiklerinin bulunduğu kanadın savaşı kaybetmesi üzerine geri çekilerek Bosna'ya dönmüştür).


Sultan I. Murat, Bursa'daki Yeşil Cami'ye gömülürken, bugün türbesinin bulunduğu Kosova'da, kalp gibi iç organlarının gömülü olduğu yerde, mistik ve yeterince bilinmeyen koşullarda hayatını ilk kaybeden sultan olmuştur.


Bu savaşta elde edilen Osmanlı zaferi, Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'daki statüsünü kesin olarak güçlendirmiş ve özellikle Osmanlı yönetiminin ilk yüzyıllarında yerel nüfusa kötü hiçbir şey getirmemiştir.


Aksine yerel yöneticiler, kendi hükümdarlıkları dönemlerinden daha az vergi yüküne sahiptiler, iyi maddi koşullarda yaşadılar, yeni Osmanlı Türk Devleti onların bölgelerinde şehirler, yollar inşa etti ve yönettikleri yerel insanların ekonomik, eğitim ve kültürel durumunu iyileştirdi.

(Yazan: Tarihçi Esad Rahiç)

Kosova Savaşı

Osmanlı ordusunun merkezinde Sultan 1. Murat ve yeniçerileri, sağ tarafta Şehzade Bayezid, sol tarafta Anadolu Şehzade Yakup vardı.

Sırplar ise merkezde Lazar, sağ tarafta damadı Vuk Brankoviç ve sol tarfta Bosna Kralı 1. Tvrtko’nun askerleri yer alacak şekilde yerleşmişlerdi.

Savaşın gidişatı hakkında kaynaklarda karışık bilgiler vardır. Ancak genel olarak Osmanlı ordusunun savaş meydanında savunmada olduğu, süvari gücüne sahip Sırp ittifak ordusunun saldırıya geçtiğini ortaya koyar. Özellikle tarihçi Enveri, ağır süvari hücumundan ve bunların okçular vasıtasıyla dağıtıldığından söz eder. Savaş üç safhada cereyan etmiştir. Bunlar:

1° Sırplar’ın ilk saldırının ardından dağılması,

2° Sırp Despotu Vuk Brankoviç’in ve Bosna Kralı Tvrtko’nun çekilmesi

3° Sultan 1. Murat’ın ve Knez Lazar’ın ölümü.

Sırp kaynakları, savaş sırasında Vuk Brankoviç’in ihanet ederek Lazar’ı yalnız bıraktığını yazar. Bir İspanyol (Katalan) kaynağı ise Brankoviç’in Lazar’ın ölümünden sonra krallığının başına geçmek için süratle savaş meydanından ayrıldığını belirtmektedir. Bu sebeple Brankoviç’in ihanetiyle Osmanlı galibiyetinin ortaya çıktığı iddiası doğru değildir. Doğru olan Brankoviç, hem Lazar’ın ölümü hem de ordunun bozulması sebebiyle geriye çekilmek durumunda kalmıştır.

Brankoviç ve geri çekilen Bosna Kralı Tvrtko'nun komutanı Vlatko Vukçiç'in, Sultan 1. Murat’ın şehit düştüğünden haberleri yoktu. Kosova Savaşı ile ilgili olarak Bosna Kralı 1. Tvrtko, Fransız Kralına bir mektup yazmış ve Lazar'ın öldüğünden söz etmiştir.

  
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×