Bu Makale
3859 Tekil
Görüntülendi.
TARİHİN UTANÇ DENEYLERİ -3- ÖLÜM MELEĞİ DR. JOSEPH MENGELE

TARİHİN UTANÇ DENEYLERİ -3-

ÖLÜM MELEĞİ DR. JOSEPH MENGELE

 

Çocukluğu boyunca babasının ilgisini çekmek istemiş ancak başaramamıştı.

Soğuk, uzak ve çok sert olan, sadece işiyle ilgilenen babasından şefkat görememişti.

Buna rağmen yaşadığı köyde nazik ve güler yüzlü bir çocuk olarak tanınıyordu.

Özellikle dakikliğiyle herkesten bol bol övgü alıyordu.

Mutsuz geçen çocukluktan sonra antropolog olmuştu.

En büyük amacı insan ırklarının kanlarındaki farklılığı kanıtlamaktı.

Genç yaşında Afrika'yı gezip insan kanı ve virüs örnekleri topladı.

Amacına en uygun ortamı ise II. Dünya Savaşı'nda buldu.

******

Bütün bürokrasisi ile sistematik olarak soykırım politikası uygulayan Nazi Almanyası'nın toplama kamplarında milyonlarca insan katledildi.

Yahudilerin, çingenelerin, rejim karşıtlarının, zihinsel engellilerin ve eşcinsellerin toplatıldığı kamplarda insanlar üzerinde akıl almaz deneyler yapıldı.

Bugün 35 ülkeyi kapsayan o dönemin Avrupası'nda milyonlarca insan bu kamplarda deney hayvanı gibi kesildi, biçildi, o güne dek görülmeyen vahşete maruz kaldı.

Gaz odalarında sistematik bir şekilde insanlar öldürüldü.

Bu tür kamplar, Auschwitz, Belzec, Chelmo, Jasenovac, Maıdanek, Maly Trostenets, Sobibor ve Treblinka’daydı.

*****

En acımasız deneyler Auschwitz'te yapıldı.

Kampın başındaki kişinin temiz görünen bir yüzü ve nazik bir gülümsemesi vardı.

Kusursuz dikilmiş üniforması, çok temiz ve daima ütülüydü. 

Elindeki kırbaçla insanlara kampın hangi bölümüne gideceklerini gösteriyordu.

Mahkumlar farkında bile olmadan bu yapılı askerin zararsız hareketi ile seçiliyordu… 

Hala çalışabilecek olanlar sağa, halsiz olanlar sola ayrılıyordu. 

Sola gidenlerin istikameti gaz odası veya fırınlardı... 

Yargılama veya mahkeme olmadan ölüme mahkum ediliyorlardı...

Tüm bu kararları alan, oradaki mahkumların kaderine karar veren kişi Dr. Josef Mengele idi...

Diğer adıyla Ölüm Meleği...

Mengele'nin ilgi alanında özellikle ikiz çocuklar vardı.

Bu nedenle çocuklara vermek üzere cebinde her daim şeker ve çikolata bulunduruyordu.

Çocuklar O'na "Mengele amca" diyorlardı.

Genelde roman (çingene) çocuklar üzerinde çalışıyordu.

50 Roman ikiz çocuk hedefindeydi.

Bir gün dört yaşındaki ikizlerden Guido ve İna’ya şeker verip başlarını okşadı.

Laboratuvara götürdü.

Döndüklerinde Guido ve İna yapışık ikizler olmuştu...

Onları sıkıca bağladıktan sonra Siyam ikizleri gibi sırtlarından birbirlerine dikmişti.

Üstelik uyuşturmadan...

Yaraları iltihap kapan ikizler günlerce acı çekerek ızdırap içinde sabah akşam ağlıyordu.

Ancak umursayan yoktu anneleri Stella dışında.

Stella, çaldığı morfin ile çocuklarının acılarına son vermişti...

Mengele'nin yaptıkları bunlarla sınırlı değildi.

Çocukların üstünde basınç testi, hadım etme, karşı direnç, ilaç testi gibi deneyler yaptı.

Şekerle, çikolatayla kandırdığı çocukları deney sonrası parçalayarak öldürdü.

Auschwitz'de bir koğuşta başlayan bit salgınını da gaz ile çözüp (!), bitlenen 750 kadını bitleriyle birlikte ortadan kaldıracak kadar canavarlaşmıştı.

Renkli gözlü çocukların gözlerine bir takım kimyasallar enjekte ederek deneyler yapıyordu.

Göz renklerini değiştirmeye çalışıyordu.

Vahşi deneyleri saymakla bitmiyordu.

Yeni doğum yapmış kadının göğüslerini bantlayarak, bebeğin beslenmeden kaç gün yaşayabileceğini görmek isteyecek kadar da cani ruhlu bir doktor olmuştu.

Mengele'nin insanlık dışı deneylerine maruz kalan çocuklardan biri olan İzak Ganon’un, yıllar sonra anlattıkları, kan donduran nitelikteydi...

''Mengele içeri girdi. Narkoz yapmadan karnımı yardı ve tek böbreğimi keserek eline aldı. Böbrek onun elinde başı kesilmiş bir tavuk gibi kıvranıyordu. Ben ise acıdan avazım çıktığı kadar bağırıyordum.'' 

Auschwitz'den canlı çıkan bir diğer mahkumun anlattığı da tüyler ürperten cinsten.

"Açılan bir çukur ateşe verildikten sonra 10 kamyon dolusu çocuk doğruca alevlerin içine atıldı.

Yukarı tırmanmaya çalışanları bir subay sopayla tekrar içeri itiyordu. Hoess (Auschwitz´ın kumandanı) ve Mengele ise gayet memnun seyrediyorlardı..."

Mengele'nin suçsuz binlerce insana uyguladığı psikolojik ve bedensel işkencelerin sayısı tam olarak bilinmiyor.

Çalışmalarının kapsamı hiçbir zaman bilinmeyecek.

Çünkü kamyonlar dolusu evrak Kaiser Wilhelm Enstitüsü’nde, Dr. Otmar Von Verschuer tarafından yok edilmişti.

*****

Dr. Josef Mengele'nin 17 Ocak 1945'te Rus ordusunun Almanya'ya girmesiyle Auschwitz'den kaçarak Arjantin’e yerleştiği, oradan da Brezilya'ya gittiği biliniyor.

Savaş sonrasında Mengele'nin yaptıkları ile ilgili iddialar da hayli ilginç...

Deneylerinin sonucunda ırklara özgü veba mikrobu ürettiği bu iddialardan biri.

Hatta Mengele'nin çalışmalarının "Tel Raptiye Projesi"nin parçası olarak ABD'ye getirildiği ve CIA'nın Nazi bilim adamlarını affederek, bu araştırma sonuçlarını paylaşmaları koşuluyla onlara yeni kimlikler verdiği de iddialar arasında yer alıyor.

Mengele'nin mavi gözlü ve sarı saçlı saf ırk yaratmak için Brezilya'nın Candido Godol kasabasında deneylerine devam ettiği, ölmeden önce de saf ırkı yaratmayı başardığı da başka bir iddia...

Çünkü...

Candido Godol kentinde yaşayan 80 ailenin 38'i ikiz...

İkizler tam Mengele'nin hayal ettiği gibi mavi gözlü ve sarı saçlı. Candido Godol kasabasını başka bir özelliği daha var...

Burada ikiz bebeklerin doğum oranı dünya ortalamasının tam bin katı! 

Mengele'nin 1979'da Brezilya'da boğularak öldüğü diğer iddia...

*****

Auschwitz kampında yaklaşık 2 milyon insanın ölümünden sorumlu olmak nasıl açıklanabilir?

Hangi düşünce, hangi duygu, hangi dürtü bu katliamlara sebep olabilir?

Babasının şefkatinden mahrum büyüyen bir çocuğun insanlıktan intikam alma isteği olarak açıklanabilir mi?

Dünya'ya masum olarak doğan insan nasıl böyle bir caniye dönüşebilir?

Can almak, üstelik acımasız işkencelerle hayatlara son vermek nasıl bir beyin yapısı gerektirir?

Hangi inanç sistemidir bu vahşetin sebebi?

Günümüzde de Mengele örnekleri oldukça fazla.

Dinsel, ırksal vb. nedenlerle beyinleri yıkanan, işledikleri cinayetleri haklı gören milyonlarca insan var.

Görünen o ki, insan, "ayrılık" fikrini zihninden çıkarmadığı sürece katliam yapan ve katliama uğrayan olarak varlığını sürdürecektir.

 

 

 

  
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×