Bu Makale
278 Tekil
Görüntülendi.
ÜLKE DEĞİL, ÇAYDANLIK ŞAKASI!
(Bu yazı 2 Mayıs tarihinde, ertesi gün kapatılan REDaktif sitesi için yazılmıştı. O günden bugüne artan acınası kötülüğe karşı elimizde sadece “açlık” kaldı.Nuriye, Semih ve Kemal Baba’ya selam olsun…)
Aslında aldığımız terbiye bize -çok kısaca özetle- uğradığımız haksızlıklara, adaletsizliğe, saldırılara “sanat ve edebiyatla” karşılık vermemiz gerektiğini öğretmişti.
Kimimiz kalemiyle, kimimiz fırçasıyla,sözü uzatmayacağım her ne ise; gerçeği görmek-göstermek için çabaladık durduk.
Üstelik bir “Tımarhane Cumhuriyeti’nde” ; aklımıza mukayyet olmaya çalışıp kavga ederek, türlü çeşitli bedeller ödeyerek…
Fakat arkadaşlar; bu 15 yılın sonunda, buson referandumda yapılan bu sahtekarlık, bu bariz hırsızlık, ardından gelen bu Cumhuriyet tarihindeki en büyük yüzsüzlük, pişkinlik ve seviyesizlik bırakın sanatla-edebiyatla tepki göstermeyi; en azından beni şu efsane çaydanlık şakasındaki iki teyze gibi hissettiriyor yemin ederim.
Hani içi boş çaydanlıkla odaya gelen “canım zevzek şakacı” arkadaşa “o ney lan!” diye tepki veren birinci teyze, dolu sandığı boş çaydanlığın üzerine devrilmesinin ardından korku ve panikle “o neeydi gız” diye bağıran esas teyze vardı ya; onlar gibiyim seçim (!) akşamından beri!
E nasıl olmayayım, her şey Binali Amca’nın balkon konuşmasında başladı.
Hadi tüm gayrımeşruluğunuza rağmen yüzün tuttu balkona çıkmaya; tahmin etmiştik zaten.
Peki “milli iradeye” teşekkür ettikten sonra sanki Oscar kazanmış gibi eşine ve ailene seni görevinden almalarına teşekkür etmen neydi biraderim?
İlk “o ney lan?!” tepkimi o anda verdim gerçekten; yukarıda Allah var!
Sonrasında iyi-kötü, bir şekilde “karizma” yaptığı iddia edilen kişiyi gördük Huber Köşkü’nde.
Hani şaka yollu Reis demişliğimiz vardır kendisine.
Ama baktık sahtekarlık öyle bir boyuta varmış ki şakasına bile Reis denemeyecek hale gelmiş, “bu sonucu küçümsemeye kalkanlar var” diye ayar veriyor herkese.
İşte bendeki ikinci tepki de o an geldi:
“O neeydi gız?!”
Sonrası belli; atı alıp Üsküdar’ı  geçmeler, “eşeği Niğde’ye sürün” demeler, Evetçi’si bile “memleketin en şaibeli seçimi” diye şaşıp kalırken  AGİT’e “bu referandum ülkenin en demokratik seçimi” diye ayar vermeler, “alışılırlar” diye açıklamalar yapmalar, neler neler…
Neresinden tutsan olmaz; sanat ne, edebiyat ne?!
Son nefeste verilecek  iki tepki: “O ney lan?!” ve
“O neeydi gız?!..”
Ve tabii bir de yeterince sert tepki verememesi nedeniyle insanları çileden çıkaran, milletvekillerinin can hıraş çalışması sonucu  ite kaka “bu sonucu tanımıyoruz” deme “cesaretinde” bulunan Kılıçdaroğlu var.
Hani şimdi ona laf edeceğim etmeye ama bir dekendi incilerini sıralayan bir Baykal var.
Önce ona bir “o neeydi gız?!” diyeyim, itiraz varsa sonra alayım lütfen:
Baykal Bey referandum sonuçlarını kabul etmiyor.
Fakat her ne hikmetse 2019 seçimlerine güçlü bir aday gösterilmesi için planlar yapıyor.
Diyor ki yüzde 49 için Abdullah Gül aday olabilir
Bizim CHP’li arkadaşlar “o öyle demek istemiyor, toplumun her kesimini kucaklarız” demek istiyor diye vaveylayı koparıyor.
Peki, ben de soruyorum o zaman:
Arkadaş, geçtim ben eski Noter Baş Katibi Fetoşçu Abdullah Bey’in adaylık muhabbetini.
Bu seçimde “HAYIR kazandı, sonucu tanımıyoruz” diyorsan ne diye 2019’a hazırlanıyorsun?
2019’a hazırlanıyorsan seçime niye itiraz ediyorsun?
Hem itiraz edip hem nasıl oluyorsa seçime hazırlanıyorsan bu kadar hırsızlığa karşı neyine güveniyorsun?
Sonucu kabul edip mi seçime hazırlanıyorsun, etmeyip mi?
Hayır’ın kazandığını düşünüyorsan niye bu orana hala yüzde 49 diyorsun?
Yüzde 49’u kabul ettiysen çıktığı iddia edilen yüzde 51 Evet’e niye itiraz ediyorsun?
Diyorsun ki  mesela “yüzde 40’a karşı yüzde 60 oy alacak güçlü bir aday çıkarırsak olur”.
Yahu arkadaş nasıl olur:
Bir kere sen bu hırsızlık koşullarında Anıtkabir’den Mustafa Kemal’i getirsen kazanamazsın kardeşim, bunu bilmiyor musun?
Yüzde 40’a yüzde 60 gibi bir fark atılırsa bir şey yapamazlarmış.
Peki ya yaparlarsa ne olacak  kardeşim?
Hadi yaptılar veya yapmadılar da kazandılar.
Kazanamadılar da kazandıklarını gene gayrı meşru ilan ettiler?
O zaman ne diyeceksin biraderim?
“Zaten Hayır çıkmıştı” mı diyeceksin, ne diyeceksin, sen bizi deli mi edeceksin?!
Bu arada Recep Tayyip’in bu 15 yılda yaptığı tek mantıklı açıklama “bu oylar CHP’nin oyları değil” açıklaması oldu.
Çünkü hepimiz biliyoruz ki bu Hayır oranı içinde CHP var, HDP var, BHH var, Saadet var, DSP var, AKP’liyim ama rejimin değişmesini istemiyorum diyen Reisçilervar, (atmıyorum, şahidim)  “seçim sonucunu ‘tanımıyoruz’ demek Batı’nın dili” diyen Perinçek bile var.
Binbir parçaya bölünmüş sol partiler ve oy kullan-ma-ma-ya yemin etmiş olmasına rağmen “bu seçim başka seçim” diye ilk ve son kez sandığa giden ve bir dahaki seçime haklı olarak hareket çekecek “anarşik” arkadaşlar var.
Bu durumda siz kazanacağını umduğunuz hangi ortak adaydan söz ediyorsunuz anlamakta güçlük çekiyorum.  
Bu arada bunca iyi niyetime, bunca samimiyetime rağmen bu yazdıklarımı bile CHP düşmanlığı olarak yorumlamayı tercih edecek kişiler var olduğunu biliyorum.
Onlara evlerinde oturup CHP yönetimiyle empati yapmak  yerine, bizzat  CHP’nin il ve ilçe teşkilatlarına düzenli olarak gitmelerini ve neler olduğunu görmelerini tavsiye ediyorum.
Son tepki olarak; “O neeydi gız?!”  son tabloda “o ney lan?!” dememeleri için!
Sen ne yapacaksın diyenlere cevabım da bu olsun: Sokakta olacağım!
https://www.youtube.com/watch?v=qumZaS4kagY

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×